"Kur’an mevcudatın ahvalinden ancak Halıkları için bahseder. Mevcudatın zatlarına ait değildir. Bu itibarla, Kur’an’ca en mühim, kainatın Halıka nazır olan ahvalidir." Ne demek?
Değerli Kardeşimiz;
"Kur’ân mevcudatın ahvalinden ancak Hâlıkları için bahseder. Mevcudatın zâtlarına ait değildir. Bu itibarla, Kur’ân’ca en mühim, kâinatın Hâlıka nâzır olan ahvalidir. Fen ise, Hâlıkı işe katmıyor, kâinatın ahvalinden bizâtihâ bahsediyor." (Mesnevi-i Nuriye, On Dördüncü Reşha)
Bu vecize, Kur’an-ı Kerim’in kâinattan ve mevcudattan bahsederken takındığı eşsiz üslubu ve temel amacını açıklar. Kur'an bir fen veya astronomi kitabı değildir; onun varlıklara bakışı tamamen "Yaratıcıyı tanıma" odaklıdır.
İzahı şu temel iki esasa dayanır:
Mevcudatın Kendi Adına Değil, Yaratıcısı Adına Anlatılması: Kur'an Güneş'ten, Ay'dan, bulutlardan veya arılardan bahsederken onların kimyasal yapılarını, elementlerini veya fiziki ölçülerini kendi zatları için (mana-yı ismi ile) anlatmaz. Onlardan, arkalarındaki sonsuz ilmi, kudreti ve şefkati göstermek için, Hâlıkları hesabına (mana-yı harfi ile) bahseder. Kur'an için Güneş, sadece kendi kendine dönen gaz kütlesi değil; Yaratıcı'nın insana hizmet ettirdiği harika bir lambası ve sobasıdır.
Kâinatın Hâlık’a Nâzır (Yaratıcıya Bakan) Yönü: Kur'an nazarında kâinattaki en önemli, en kıymetli yön; varlıkların Yaratıcıya işaret eden, onun isim ve sıfatlarını yansıtan yönleridir. Bir mektubun kâğıt kalitesinden ziyade üzerindeki yazının manası nasıl önemliyse, Kur'an da kâinat kitabının maddesinden ziyade, o maddede tecelli eden manalara ve ilahi sanatlara dikkatimizi çeker. Akılları maddede boğulmaktan kurtarır.
Özetle; Kur’an kâinattan kâinat için değil, kâinatın dilinden Yaratıcı'yı okutmak için bahseder. Kur'an'ın gözünde her varlık, Hâlık’ını tanıtan ve ona bakan birer penceridir.
İlave bilgi için tıklayınız:
- Kur'ân-ı Kerim Nedir, Tarifi Nasıl Yapılmıştır? (Video: Prof. Dr. Ş. EREN)
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü