Block title
Block content

Mikyas-ı azameti ve mizan-ı kemâli mecmu-u âsârıdır.. Cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan aklı, Allah’ın azametini ve kemâlini idrak etme gücüne sahip değil. Bunun en açık delili, bilim adamlarının şu kâinat kitabından bir kelimenin, yahut bir cümlenin derinliklerine inmek için bir ömür boyu çalışmaları ve çoğu zaman yol bitmeden ömürlerinin tükenmesidir.

Allah, semaların ve arzın Rabbidir. Sema, denilince bulunduğumuz şehrin semasında parlayan yıldızları, arz denilince de yaşadığımız mahalleyi, daha doğrusu içinde çalıştığımız mekânı anlıyoruz. Sema ve arzın, bunlardan ibaret olmadığını ilmen bilsek bile, bu kâinattan bizim dar aynamıza akseden kısım, ancak bu kadar oluyor. Onu da yine tam olarak bilmekten, tefekkür etmekten çok uzağız.

Güneş ışığı, güneşle dünya arasındaki, yaklaşık yüz elli milyon kilometrelik bir mesafeyi sekiz dakikada geçebiliyor. Buna göre, ışığın bir saatte, bir günde, bir ayda ne kadar kilometre yol alacağını düşünsek, bunu ifade edecek rakam bulamayız. Bir de ışığı halâ dünyamıza ulaşmamış yıldızlar olduğunu düşündüğümüzde, bizim sema âlemi hakkındaki bilgimizin ne kadar sınırlı olduğunu daha iyi anlarız.

Kaldı ki, görebildiğimiz yıldızları da anlamış değiliz. Onları büyükçe bir lamba kadar görüyoruz. Her birinin yanına yaklaşmamız ve içinde dolaşmamız mümkün olsa, sadece gördüğümüz yıldızlardan birini yahut birkaçını gezmeye, ömrümüzün yetemeyeceğini hemen anlarız. Böyle akıl almaz derecede büyük olan sema âleminin tümünü gezip, görüp tefekkür edebildiğimiz takdirde Allah’ın “Semaların Rabbi” olma kemâlini bir derece anlamamız belki mümkün olacaktır.

Yeryüzünden bizim muhatap olduğumuz kısmın da son derece küçük bir saha olduğunu yukarıda ifade etmiştik. Bu saha içinde cereyan eden olayları da bütünüyle bilmekten uzağız.

Her insanda yüz trilyon kadar hücre bulunduğu söyleniyor. Sadece kendi bedenimizdeki bu faaliyetlerin tümünü birden görebilsek başımız döner. Çevremizdeki bütün insanları ve hayvanları, bu mânâda seyredebilsek, Allah’ın insan türündeki azim tasarrufunu ve bu tasarruftaki kemâli bir derece anlayabiliriz. Daha doğrusu bu kemâli anlamaktan çok uzak olduğumuzu idrak edebiliriz.

Dünyanın tüm ormanlarını, ovalarını, denizlerini, şehirlerini, köylerini ve bunlarda yaşayan bir milyondan fazla hayvan türünü, her türdeki sayısız fertlerden her birinin bütün organlarını, hücrelerini birden görecek ve düşünecek bir kabiliyete sahip olacağız ki, yeryüzünde ve içindeki varlıklarda tecelli eden İlâhî hikmetleri bir derece anlayalım.

Demek oluyor ki, yeryüzünden, yıldızlara, melekler âlemine, cinler taifesine, levh-i mahfuza, kürsiye, arşa, cennet ve cehenneme kadar bütün İlâhî eserler birden görülecek, seyredilecek ve yine hepsi bir anda tefekkür edilecektir ki Allah’ın bütün bu eserleri (mecmu-u âsârı) ölçü alınarak azametinin ve kemâlinin sonsuzluğuna bir derece bakılabilsin.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Üçüncü Makale, Birinci Maksad | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3083 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...