Block title
Block content

Üçüncü Makale, Birinci Maksad

İçerikler

  1. "Cemi´ zerrat-ı kâinat, birer birer zât ve sıfât ve sair vücuh ile gayr-ı mahdude olan imkânat mabeyninde mütereddid iken,.." cümlesindeki zat ve sıfat ne demektir?

  2. "Eb’âd-ı vâsia-i âlemin sahifesinde Nakkaş-ı Ezelînin yazdığı silsile-i hâdisatın satırlarına hikmet nazarıyla bak ve fikr-i hakikatle sarıl. Tâ ki mele-i âlâdan gelen selâsil-i resâil, seni âlâ-yı illiyyîn-i yakîne çıkarsın." izah?

  3. "Kalbinde nokta-i istimdat, nokta-i istinatla vicdan-ı beşer Sânii unutmamaktadır. Eğer çendan dimağ tâtil-i eşgâl etse de vicdan edemez. İki vazife-i mühimmeyle meşguldür..." İzah eder misiniz?

  4. "Arş-ı kemâlât olan mârifet-i Sâniin miraçlarının usulü dörttür;.." diye başlayan yerin izahını yapar mısınız?

  5. "Vicdan nezzardır; kalb penceresidir." cümlesini izah eder misiniz?

  6. "Esbab-ı tabiiyenin üss-ül esası hükmünde olan cüz'-i lâ-yetecezzadaki kuvve-i cazibe ve kuvve-i dafianın içtimalarının hortumu üzerindeki muhaliyetin damgasını kaldırabilsen..." cümlesini izah eder misiniz?

  7. "Fakat kanun kaidelikten tabiîliğe ve zihnîlikten haricîliğe ve itibardan hakikate ve âletiyetten müessiriyete gelmemek şartıyla..." Ne demektir?

  8. "İşte o âyât, şu bürhan-ı inayete mezahirdir. İcmali budur, tut. Tafsili ise, eğer meşiet-i İlâhiye taallûk ederse, âyât-ı âfâkiye ve enfüsiyeyi tefsir tarikinde,.." cümlesini açıklar mısınız?

  9. "Nazarını âleme gezdir. Hangi yerinde noksaniyeti görebilirsin? Kellâ, gören görmez-meğer kör ola veya ..." Buradaki "gören görmez." tabirini nasıl anlamalıyız?

  10. İnkılâb-ı hakikat olmaz. Nev’i mütevassıtın silsilesi devam etmez. Tahavvül-ü esnaf, inkılâb-ı hakaikin gayrısıdır. Cümlesini açar mısınız?

  11. "Herbir nev'in bir âdemi ve bir büyük pederi olduğundan, silsilelerdeki tenasülden neş'et eden vehm-i bâtıl o âdemlerde, o evvel pederlerinde tevehhüm olunmaz..." cümlesini açıklar mısınız?

  12. Felsefe-i tabiiyenin meydana gelmesi hangi sebebten, hangi ihtiyaçtan kaynaklandı? Ne zaman meydana geldi?

  13. A’raz cevher olamaz. Demek, bütün envâın fasılları ve umum a’razın havâss-ı mümeyyizeleri, adem-i sırftan muhtera’dırlar. Cümlesini açıklar mısınız?

  14. Madde dedikleri şey ise; suret-i mütegayyire, hem de hareket-i zâile-i hâdiseden tecerrüd etmez. Demek hudûsu muhakkaktır. Cümlesini açar mısınız?

  15. "Evet tabiat, hilkat-i kâinatta cari olan kavanin-i itibariyesinin mecmu' ve muhassalasından ibarettir. İşte kuva dedikleri şey, her biri şu şeriatın birer hükmüdür. Ve kavanin dedikleri şey, her biri şu şeriatın birer mes'elesidir." İzah eder misiniz?

  16. "Lâzım-ı eammın vücuduyla, melzum-u ehassın vücudunu intaca çalışan akîm bir kıyasın neticesidir..." cümlesini açıklar mısınız?

  17. "Müstemirre olan şu şeriat-ı fıtriye-i İlâhiye, evhamda tecessüm etsin, neden taaccüp olunsun?" İzah eder misiniz; “evhamda tecessüm etmek” ne demek?

  18. "Sâniden tegafül ve intizamın ilcâından tevellüt eden yalnız ıztırarla veleh-resan-ı ukul olan kudretin âsârını şu matbaa-misal olan tabiatın san'atından görmek, tabiatı mistar iken mastar tahayyül etmek..." cümlesini açıklar mısınız?

  19. "Ey birader, şu vehim itikad tarikiyle olmazsa da vesvese cihetiyle bazen mü’minlere musallat oluyor." Örnekle izah eder misiniz?

  20. "İnsanın zihni ve lisanı ve sem’i, cüz’î ve teâkubî oldukları gibi, fikri ve himmeti dahi cüz’îdir." cümlesini izah eder misiniz?

  21. Mikyas-ı azameti ve mizan-ı kemâli mecmu-u âsârıdır.. Cümlesini açıklar mısınız?

  22. "Delil-i ihtirâî i’tâ-i vücuddur. İ’tâ-i vücud ise, idam-ı mevcudun refikidir. Halbuki, adem-i sırftan vücudu ve vücud-u mahzdan adem-i sırfı aklımız tasavvur edemiyor." izah?

  23. "Muhtereattan kat-ı nazar, masnuatın en zahir ve münevver ve ziya dedikleri olan nur-u ayn-ı âlemin kavanîn-i acibesi; ve onun semeresi..." devamıyla izah eder misiniz?

  24. "Âsâr-ı Sâniin zaruriyatı, mahfiyat-ı san’atına burhandır. İkisi beraber bu meseleyi ispat eder." İzah eder misiniz?

  25. "Zaruriyattan nazariyat istintac olunur." cümlesini izah eder misiniz?

  26. "Şunlar, ehl-i vahdetü’ş-şuhuddurlar. Fakat vahdetü’l-vücud ile mecazen tâbir edilebilir. Fakat hakikaten vahdetü’l-vücud, bazı hukema-i kadîmenin meslek-i bâtılasıdır." izah eder misiniz?

  27. "Evet ihsan servetin, icad vücudun, îcab vücubun, tahsin hüsnün fer'idir ve delilidir." cümlesini izah eder misiniz?

Yükleniyor...