İkinci Makam, Beşinci Kelime
İçerikler
-
Hamdin Allah’a mahsus olmasını, ezelden ebede kadar her kimden her kime karşı gelen ve gelecek olan medih ve senaların Allah’a ait olmasını nasıl anlamalıyız?
-
Sebeb-i medih olan "nimet ve ihsan ve kemal ve cemale" misaller verir misiniz?
-
"Mevcudattan daimî bir surette dergâh-ı İlahiyeye giden bir ubudiyettir, bir tesbihtir, bir secdedir, bir duadır..." Buraya işaret eden ayetlerden misal verir misiniz?
-
"Dergâh-ı İlahiyeye giden" ubudiyet, tesbih, secde ve dua tabirlerini izah eder misiniz?
-
"Ecram-ı ulviye... Mevcudat-ı süfliye..." Semavat için ulvi tabiri zemin için ise süfli tabirleri kullanılmasını nasıl anlamalıyız?
-
"Biz bir Kadir-i Zülcelalin mu’cizat-ı kudretiyiz; bir Hâlık-ı Hakîm ve bir Sani-i Kadir’in vahdetine şehadet ederiz." Bu ifadeyi ulvi ve süfli âlemlerden birer misal vererek açabilir miyiz?
-
"Muntazam suretleriyle ve mevzun şekilleriyle..." Muntazam suretler ve mevzun şekiller tabirlerini birer misal ile açabilir miyiz?
-
"Vahdaniyetin birer dellalı, birer şahidiyiz." Mahlukatın vahdaniyetin dellalı olmaları ne manaya gelmektedir?
-
Meyve ve çiçeklerin "gayet derecede alimane, hakîmane, kerimane, latifane, cemilane yapılmış" olması nasıl tefekkür edilebilir?
-
Zemin bahçesindeki mevcudatın Rahman-ı Zülcemal ve Rahim-i Zülkemale delalet ettiklerini nasıl anlayabiliriz? Rahman için Zülcemal, Rahim için Zülkemal denmesinin hikmeti ne olabilir?
-
"Nihayet derecede yüksek bir sada ile şehadet eder, ilan eder." Bütün mahlukatın yüksek bir sada ile Allah’ın her şeye kadir olduğunu ilan etmelerini nasıl anlamalıyız?
-
"Hiçbir şey ona ağır gelmez. Hiçbir şey daire-i kudretinden hariç olamaz." İzah eder misiniz?
-
"Kudretine nisbeten zerreler, yıldızlar birdir... En büyük, en küçük kadar kudretine nisbeten rahattır. Küçük, büyük kadar sanatlıdır..." İzah eder misiniz?
-
"Külli, cüz’i kadar kolaydır. Cüz, küll kadar kıymetlidir." Cümlesini cüz, cüz’i, küll, külli tabirleri arasındaki farkı da ifade ederek izah eder misiniz?
-
"Bütün mazideki acaib-i kudreti olan vukuat şehadet eder ki, o Kadir-i Mutlak, bütün istikbaldeki acaib-i imkânata muktedirdir." Acip vukuat ve imkânatı açarak izah eder misiniz?
-
"Kâinat sarayının binasındaki makasıd-ı Rabbaniyenin medarı olan zişuur" kimlerdir?
-
"Şu kâinatın Sani-i Hakîmi, mümkün müdür ki, şu zişuur meyvelerin meyveleri olan hamd ve ibadeti, şükür ve muhabbeti başkalara verip hikmet-i bahiresini hiçe indirsin." İzah eder misiniz?
-
Kâinat ağacının "gayesi, faydası olan meyvelerine bakmayıp ehemmiyet vermemek" ne demektir? İnsanlar nasıl bu kâinat ağacının gayesi ve faydası oluyor?
-
O insanların "hırsız ellere" verilmesi, "boş yerlere" dağılması ve "zayi" olması ne demektir?
-
Hamdler, ibadetler, şükürler, muhabbetler; nasıl o insan meyvelerinin meyveleri oluyor? Bunların başkalara verilmesi ne demektir? Misallerle açabilir misiniz?
-
İnsanın "Zişuurun serfirazı" olmasını ve "Sani-i Zülcelal, o gayetülgaye olan şükür ve ibadeti, başkalara gitmesine müsaade etsin?" kısmını izah eder misiniz?
-
"Hem hiç mümkün müdür ki, hadsiz enva-ı nimetiyle kendini zişuurlara sevdirsin ve hadsiz mu’cizat-ı sanatıyla kendini onlara tanıttırsın." İzah eder misiniz?
-
"Bir elmayı halk eden kim ise, bütün dünyaya gelen elmaları icat eden yine o olabilir." Bütün elmaların yüzünde aynı sikkenin olması ne demektir? Neden böyle olmalı?
-
"Mahmud-u bi’l-Itlak" tabirini açıklar mısınız?
-
"En küçük cüz’î bir zihayat" kimler olabilir; misal verebilir miyiz? Onların "en cüz’î bir nimeti" ne demektir?
-
"Öyle ise, hakikat-i kâinat, daima hak lisanıyla der: لَهُ الْحَمْدُ مِنْ كُلِّ اَحَدٍ مِنَ اْلاَزَلِ اِلَى اْلاَبَدِ" Hakikat-i kâinat ne demektir, Arabî ibarenin mealini verir misiniz?