Mesnevi-i Nuriye'deki "On Dördüncü Reşha" neden "Reşhalar" bölümüne değil de kitabın sonuna alınmış olabilir?
Değerli Kardeşimiz;
Üstad Hazretleri, Risale isimlerini ve numaralarını bir hikmete göre dizmiştir. Hatta bazen İmam-ı Ali (r.a)'ın Celcelutiyesinden aldığı dersle bazı numaraları ve Risaleleri tayin ettiği de kendi ifadelerinde mevcuttur. Bu konuda Üstad'ımız çok yerlerde yaptığı izahlardan sadece birisini burada takdim edelim:
"İşte Risale-i Nur’un Sözleri otuz üç ve bir cihette otuz iki ve Mektubat namındaki risalelerin dahi bir cihette otuz iki ve bir cihette otuz üç olup bu münâcâtla mutabık olması ve yalnız risale şeklinde iki adet zeyilleri bulunması ve o zeyillerin birisi Yirmi Yedinci Söz'ün ehemmiyetli zeyli ve diğeri Otuz Birinci Söz'ün kıymettar zeyli olması ve o iki zeyl risalesinin müstakil mertebe ve numaraları bulunmaması ve بَعْدَهَا kelimesi dahi aynı yerde, aynı mânâda tevafuk etmesi bana iki kere iki dört eder derecesinde kanaat veriyor ki, Hazret-i İmam-ı Ali (r.a.) tebeî bir mânâ ile ve işârî bir mefhumla Risale-i Nur’a, hattâ zeyillerine bakmak için öyle yapmış. Daha çok karineler ve birer Söze işaret eden münasebetler var." (Şualar, Sekizinci Şua)
Bazı bölümleri kitabın önüne alır veya sonuna ekler.
Hakikat Çekirdekleri birer çekirdek,
Lemeât çekirdekler çiçekleri,
Mesnevi-i Nuriye fidanlık,
Risale-i Nur, bahçe hükmündedir.
Aynen öyle de On Dördüncü Reşha'nın da Mesnevi'nin diğer Risaleleri arasında benzer bir münasebet vardır.
Mesnevi-i Nuriye'de tevhid ile alakalı ilk üç Risalenin başlıklarını incelediğimizde şöyle bir tabloya ulaşabiliriz:
Lem'alar; güneşin ışığından nurlar,
Reşhalar; birer bahr-ı marifet,
Katre; tevhid denizinden damlalardır.
Bu üç Risale; tevhidin üç küllî burhanından ikisini tefsir eder. Hâlık-ı Âlem'i bize tarif ve ilan eden delil ve bürhanlardan; kâinat ve Hz.Muhammed (a.s.m) ispat ve tefsir edilmiştir.
Katre'de kâinat elli beş lisanla tarif edilirken, Reşhalar'da Efendimizin (a.s.m) nurundan ve şahsı manevisinden deliller vardır. Lâsiyyemalar da Reşhalar'ın zeyli gibi kabul edilebilir. Lem'alar'da tevhidin ince meselelerine birer giriş ve Cenâb-ı Hakk'ın vahdetine ve ehadiyetine burhanlar tazammun eder. Güneş'i, Güneş'ten bahsederek ispat eder.
Hâlık-ı Âlem'i bize tarif ve ilan eden delil ve bürhanlardan üçüncüsü olan Kur'ân-ı Hakîm için, Mesnevi-i Nuriye'nin geriye kalan bölümlerinin başlıklarını bir araya getirdiğimizde, karşımıza şöyle bir temsil manzarası daha çıkar:
Hubâb; birer kabarcık su,
Habbe; hubâbla sulanan çekirdek,
Zühre; o çekirdeğin çiçeği,
Zerre; o çiçeğin üzerindeki nurlar,
Şemme; o çiçeğin nurunun kokusudur.
On Dördüncü Reşha ise; o çiçek ve nurunun gönüllerde aksetmesi, sızmasıdır.
Şule; nurlanan gönlün uyanması, bir nevi ateşlenmesidir.
Böylece son "Nokta Risalesi" ile kalbe nokta nokta işlenen çekirdekmisal marifetullah tohumları inkişaf eder.
Elhasıl; On Dördüncü Reşha da Kur'an hakikatlerini ihtiva ettiğinden, "Mesnevi-i Nuriye'nin sonlarında Şemme ile Şule arasına yerleştirilmiş olabilir" şeklinde bir kanaat hasıl olmuştur.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Ilk dört risale tevhid ve hz. Muhammed s.a.v. ile ilgili iken
Lemalar : TEVHİD GÜNEŞLERİNDEN LEMALARDIR.
Reşhalar : PEYGAMBER'İN (A.S.M.) BAHR-I MA'RİFETİNDEN BAZI REŞHALARDIR.
Lasiyyemalar : Yirmisekizinci Söz'ün Arabî olan İkinci Makamı ve Onuncu Söz'ün esasıdır.
KATRE : TEVHİD DERYASINDAN BİR KATREDİR.
Bundan sonra Kuran ile ilgili başlıklar başlıyor
Hubab : KURANİ HAKÎM BAHRI UMMANINDAN BİR HUBABTIR. (KABARCIK)
HABBE : KURANIN BAHÇELERİNİN SEMERATINDAN TEK BİR MEYVENİN ÇEKİRDEKLERİNDEN BİR DANEDİR
Zühre (zehre): Kur'an-ı Hakîm'in Gülistanından Bir çiçektir.
Zerre : Hidayet-i Kur'aniyenin şuaından bir zerredir.
Şemme : Kur'anın nesim-i hidayetinden bir
ŞEMMEDİR. (Bir Rayiha: koku)
10. Risale şemme risalesinin bir parçasıdır.
14. Reşha : Mu'cize-i Kübra olan Kur'an'ın
denizinden bazı katreleri tazammun eden bir bölümdür.
Şule : Kur'an güneşinin nurlarından bir Şuledir. (ateş/alev)
Nokta :
(Çok kıymetli NOKTA Risalesi)
Marifet-i İlahiye nurundan bir NOKTADIR.