Block title
Block content

İkinci Makam, Dokuzuncu Kelime

İçerikler

  1. "Bütün hayrat Onun elinde, bütün hasenat Onun defterinde, bütün ihsanat Onun hazinesindedir. Öyle ise, hayır isteyen Ondan istemeli, iyilik arzu eden Ona yalvarmalı." İzah eder misiniz?

  2. "Elbette vâcib ve muhît ve zâtî olan nur-u ilm-i ezelîden hiçbir şey gizlenemez ve haricinde kalamaz." Buranın geçtiği yeri kısaca açar mısınız?

  3. "Şu ilm-i muhit, o zâta lâzım olduğu gibi, taalluk cihetiyle her şeye dahi lâzımdır." Burayı "taalluk" kısmı ile izah eder misiniz?

  4. "Şu ilm-i muhit, o Zâta lâzım olduğu gibi, taallûk cihetiyle herşeye dahi lâzımdır. Yani, hiçbir şey Ondan gizlenmesi kabil değildir. Perdesiz, güneşe karşı zemin yüzündeki eşya, güneşi görmemesi kabil olmadığı gibi,.." İzah eder misiniz?

  5. Allah'ın ilminin sonsuzluğu miktar bakımından mı, ezeli ve ebedi manasında mı sonsuzdur?

  6. Cenab-ı Hakk'ın sıfatları inkısam ve tecezzi kabul etmez; ancak her mahlukatta tecelliler aynı mıdır, canlı-cansız varlıkların tecellileri farklı mıdır?

  7. Yirminci Mektub'un İkinci Makam'ında "biyedihil hayr"ın izahında ilmi isbat edip nazara veriyor, neden? "El-Hüccetü'z-Zehra"da ise mahzenlerden, hatta cehennem mahzeninden bahsediyor. Halbuki oradaki konu da hayr kelimesidir...

  8. "Çünkü, intizam ile iş görmek, ilimle olur." Bu cümlenin hizmet-i imaniye cihetinden izahını yapar mısınız?

  9. "Hem bütün mevcudatta görünen muntazam miktarlar, hikmet ve maslahata göre biçilmiş şekiller, bir kazânın düsturuyla ve kaderin pergâriyle tanzim edilmiş gibi meyvedar vaziyetler ve heyetler, bir ilm-i muhîti gösteriyor." cümlesini açıklar mısınız?

  10. "Hem herbiri birer mizan içindeki bütün intizamlı mevcudat ve herbiri birer intizam içindeki bütün mizanlı ve ölçülü hey’ât, yine o ilm-i muhîte işaret eder." "Mizan içindeki intizamlı mevcudata" örnek verir misiniz?

  11. "Her taifenin gerçi ferdlerin zahiren muayyen bir vakt-i eceli görünmüyor..." cümlesini izah eder misiniz?

  12. "Her bir şeye, hususan her bir zîhayata, pek çok müşevveş ihtimâlât içinde, muayyen bir ihtimalle ve pek çok akîm yollar içinde, neticeli bir yolla ve pek çok imkânât içinde mütereddit iken gayet muntazam bir teşahhus verilmesi, hadsiz cihetlerle.." İzah?

  13. "Bir kısım feylesofların irade-i İlâhiyeyi nefiy ve bir kısım ehl-i bid’atın kaderi inkâr ve bir kısım ehl-i dalâletin, cüz’iyâta adem-i ıttılaını iddia etmeleri ve tabiiyyunun bir kısım mevcudatı tabiat ve esbaba isnad etmeleri..." izah?

  14. "Meşiet-i İlâhiye ile vücuda gelen işlerde, 'inşaallah, inşaallah' yerinde, bilerek 'tabiî, tabiî' demek ne kadar hata ve muhalif-i hakikat olduğunu kıyas et." günlük hayatta "tabi, tabi" demek sakıncalı mı?

Yükleniyor...