Ana içeriğe atla
Bu siteyi kullanarak,
Çerez Politikamızı
kabul etmektesiniz.
Bu siteyi kullanarak,
Çerez Politikamızı
kabul etmektesiniz.
Giriş yap
Kaydol
Soru Sor
Rastgele Soru
Hızlı Git
Bilgi Yarışması
Risale-i Nur Külliyatı
Oku
Dinle
?
...
Soru - Cevaplar
Makaleler
Kaynak Eserler
Nurpenceresi
Bediüzzaman
Kaydol
Giriş yap
Okuyup anlamak isteyenlere...
Hızlı Git
Soru Sor
Okuyup anlamak isteyenlere...
Google ile
Risale-i Nur'da
Risale-i Nur Külliyatı
Oku
Dinle
?
...
Soru - Cevaplar
Makaleler
Kaynaklar
Nurpenceresi
Bediüzzaman
Bilgi Yarışması
Ana Sayfa
>
Tarihe Göre Sitemize Eklenen İçerikler
>
Nisan 5, 2010
İçerik Arşivi
« Önceki
Pazartesi, 05 Nisan 2010
Sonraki »
Gün
01
02
03
04
05
06
07
08
09
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
Ay
Ocak
Şubat
Mart
Nisan
Mayıs
Haziran
Temmuz
Ağustos
Eylül
Ekim
Kasım
Aralık
Yıl
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
2011
2012
2013
2014
2015
2016
2017
2018
2019
2020
2021
2022
2023
2024
2025
2026
"Bu zamandan o zamana bakmakla mezkûr zevkin dekaikini göremeyeceğimiz" ifade ediliyor. Fakat On Üçüncü Söz’deki cümleler ve ifadeler bu zamandan, o zamana baktırmıyor mu? Yoksa farklı bir bakışı mı tavsiye ediliyor?
Üstadımızın müteşabih hadislerin tevillerinde zahiri bırakıp batınîliğe yol açtığını söyleyen dar akıllıların itirazlarına nasıl cevap verebiliriz? Mesela, eşeğe tren denilmesi gibi...
Üstadımızın On Üçüncü Söz'ün başında zikrettiği iki âyetten birincisi, ekseriyetle, hastaların şifa bulması için okunur, ikinci âyet ise Kur’ân’ın nazmıyla alakalıdır. Bu noktadan bakıldığında âyetlerin bu konuyla alakaları ne olabilir?
Üstadımız, Kur’ân-ı Kerim’in kâinatın hakikatine dair beyanatlarını gaybî bir ağaç misaliyle nazara vermektedir. Bu mesele sadece ihtisas sahibi zevatı mı ilgilendiriyor; bizlerin de istifademizi temin etmek üzere, bu ağaç misalini açabilir misiniz?
Üstad'ın ilk dönem İttihatçılara yakın durmasını nasıl değerlendirmeliyiz? Abdülhamid ile alakası nasıldır, itaat etmiş midir?
Zâhire baktığımızda, insanlığın hasmının ve düşmanının küfür, zulüm, sefahat ve menfaat olduğunu görüyoruz. Külliyatta ise, devamlı olarak, felsefe ile Kur’ân hikmetinin muvazenesi yapılmakta, felsefe ile fikren mücadele edilmektedir. Bunun sebebi nedir?
"Esmâ ve sıfât-ı İlâhiyeyi, şuûn ve ef'âl-i Rabbâniye bir şecere-i tûbâ-i nur hükmünde" ile "birbirine uygun, birbirine lâyık, birbirini kırmayacak, birbirinin hükmünü bozmayacak bir sûrette" ifadelerini izah eder misiniz?
Risale-i Nur ile Fizilal'il-Kur'an Tefsiri arasında nasıl bir fark vardır? Asrın reçetesi neden Risale-i Nur'dur?
"Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyân, bütün kâinattaki âdiyât nâmiyle yâd olunan, hârikulâde ve birer mu'cize-i kudret olan mevcudât üstündeki âdet ve ülfet perdesini keskin beyânâtıyla yırtıp,.. Tükenmez bir hazîne-i ulûm açar." İzah eder misiniz?
"Bütün daire-i imkân ve daire-i vücûba bakan, hem o iki şecere-i azîmenin bir tek dalı hükmünde olan imanın erkân-ı sittesi ve o erkânın bütün dal ve budakları" ve "İslâmiyetin erkân-ı hamsesi ve o erkânın ta en ince teferruatı ve en küçük âdâbı" İzah?
"Geçen baharda yaprak, çiçek, meyve gibi mevcudatı, bu bahardakinin mislidirler. Fark yalnız itibarîdir." ifadesini ve “itibarî” mefhumunu izah eder misiniz?
"Felsefe hikmeti ise, bütün hârikulâde olan mu'cizât-ı kudreti âdet perdesi içinde saklayıp, câhilâne ve lâkaydâne üstünde geçer. Yalnız hârikulâdelikten düşen ve intizam-ı hilkatten hurûc eden ve kemâl-i fıtrattan sukut eden nâdir ferdleri..." İzahı?
"Beyanat-ı Kur'âniyenin, beşerin ilm-i cüz'îsine, bâhusus bir ümmînin ilmine müstenid olamayacağı..." On Üçüncü Söz'ün bu paragrafla son bulmasının hikmeti ne olabilir?
On Dokuzuncu Mektup'un On Dokuzuncu İşaret'indeki Sekiz ve Dokuzuncu esasların farkı nedir?
"İşte, Kur'ân-ı Kerîmin ilim ve hikmet ve mârifet-i İlâhiye cihetiyle servet ve gınâsı ve felsefenin ilim ve ibret ve mârifet-i Sâni cihetindeki fakr ve iflâsını gör, ibret al." İzah eder misiniz?
"Sûret" ve "Sûretperestlik" ne demektir?
"İbadet, fikirleri Sâni-i Hakîme çevirttirmek içindir..." İbadetin; itaat, inkıyad, hikmetin ortaya çıkması ile münasebeti nedir?
"İşte bu sırdandır ki, Kur'ân-ı Hakîm, nihayetsiz parlak, yüksek hakikatleri câmi' olduğundan, şiirin hayalâtından müstağnîdir." Şiirin hayalâtı nasıl bir şey ki, Kur’ânın hakikatleri bundan müstağni oluyor? Hakikatleri güzelce, şiirle ifade edemez miyiz?
"Ve nısf-ı arz ve hums-u beşer onun hediye-i hidayetini kabul edip hırz-ı can etti." cümlesinde geçen, dünyanın yarısının Müslüman toprağı olduğu ve insanların beşte birisinin Müslüman olması ifadesini, rakamlarla ve coğrafi bilgilerle teyid eder misiniz?
Külliyat'ın "Risale-i Nur" diye tesmiyesinin (isimlendirilmesinin) on altı sebebinin ne olduğunu açıklar mısınız?
"Evet, Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyanın … manzum olmadığının diğer bir sebebi de budur ki: Ayetlerinin her bir necmi, vezin kaydı altına girmeyip, ta ekser ayetlere bir nevi merkez olsun ve kardeşi olsun..." İzah eder misiniz?
"Gaflet ve dünyaperestlikten çıkan dehşetli bir enâniyet bu zamanda hükmediyor. Onun için ehl-i hakikat -hattâ meşrû bir tarzda dahi olsa- enâniyetten,.." İzah eder misiniz, meşru enaniyet ne demek?
"Takvâ, tabakat-ı mezkûrenin ibadetlerine terettüb ettiğinden, takvânın bütün kısımlarına, mertebelerine de şâmildir." İzah eder misiniz?
"Güyâ, serbest her bir âyetin ekser âyetlere bakar birer gözü, müteveccih birer yüzü var. Kur'ân içinde, binler Kur'ân bulunur ki, her bir meşrep sahibine birisini verir." ifadesini izah eder misiniz?
"Ve İmam-ı Rabbânînin ism-i âzamı Kayyûm ve hâkezâ, pek çok zatlar daha başka isimleri ism-i azam görmüşlerdir." cümlesini nasıl anlamalıyız?
"İnsanlar ilk yaratılışında ibadete istidatlı ve takvaya kabiliyetli olarak yaratılmışlardır." İbadet ve takva münasebetini nasıl anlamalıyız?
"Sûre-i İhlâs içinde otuz altı Sûre-i İhlâs miktarınca, her biri zi'l-ecnihâ olan altı cümlenin terkibâtından müteşekkil bir hazîne-i ilm-i tevhid bulunur ve tazammun ediyor." Sûre-i İhlasın içerisinde, otuz altı adet ihlas suresi nasıl bulunuyor?
"Kur’ân’ın yüksek meziyetlerinden biri de şudur ki: Kesrete âit bahislerden sonra vahdet tezkirelerini yazıyor. Tafsilden sonra icmal yapıyor..." İzah eder misiniz?
"Verilen bütün vücut mertebeleri vukuattır, birer illet ister. Fakat verilmeyen mertebeler imkânattır...'' İzah eder misiniz?
Enbiyâ, 21/104; A’râf, 7/54; Yâsin, 36/53 ayetlerini Üstad’ımız; Kur’ânın yüksek hakikatlerini, şiirin sönük ve basit üslubunun ifade edemeyeceğine delil getirmektedir. Fakat teferruatına ve izahına girmiyor. Bu hususta yardımcı olabilir misiniz?
Üstadımızın "Gittiği yerlere bereket götürmesi; İslam gerçekleriyle uyuşmazlık gösteriyor." şeklindeki itirazlara nasıl cevap verebiliriz?
"Güneşin harareti elektrikle çarpmasıdır ki, Amerika'da beş saat bütün makinaları durdurmuş ve Kastamonu vilâyeti cevvinde ve havasında semâyı kızartmış, yangın sûretini vermiş, diye mânâsız hezeyanlar ediyorlar." cümlesini izah eder misiniz?
Yükleniyor...