Block title
Block content

Hutbe-i Şamiye

İçerikler

  1. "Âlem-i İslâm milletleri Arabın metanetinden ders almışlar." Arabın metanetleri nelerdir?

  2. "Hem o yeistir ki, kuvve-i mâneviyemizi kırmış. Az bir kuvvetle, imandan gelen kuvve-i mâneviye ile şarktan garba kadar istilâ ettiği halde, o kuvve-i mâneviye-i harika meyusiyetle kırıldığı için, zâlim ecnebîler dört yüz seneden beri..." Açıklar mısınız?

  3. "Hususan Arap gibi nev-i beşerde medar-ı iftihar yüksek seciyelerle mümtâz bir kavmin şe’ni olamaz..." Ülkemizde mütedeyyin insanlar bile Arapları pis, hırsız, bizi arkadan vurdu,.. diye sevmiyor? Asr-ı saadetten sonra faziletlerini koruyamadılar mı?

  4. Hutbe-i Şamiye'de Üstad, neden birinci ve ikinci kelimeyi birbirinden ayırıyor; ikisi de aynı hastalığa cevap vermiyor mu?

  5. Üstad "Bir şey bütünüyle elde edilmezse, tamâmen de terk edilmez." hadisinin, insanı ümitsizlikten koruyacağını ifade ediyor, bu nasıl oluyor?

  6. "Aynen öyle de, maslahat dahi yalan söylemeye illet olamaz. Çünkü muayyen bir haddi yok; sû-i istimâle müsait bir bataklıktır. Hükm-ü fetvâ ona bina edilmez." cümlesini nasıl anlamalıyız?

  7. "Bu sıdk ve kizb, küfür ve iman kadar birbirinden uzak. Asr-ı Saadette sıdk vasıtasıyla Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın âlâ-yı illiyyîne çıkması ve o sıdk anahtarıyla hakaik-i imaniye ve hakaik-i kâinat hazinesi açılması sırrıyla,.." izah?

  8. "Evet sıdk ve doğruluk İslâmiyetin hayat-ı içtimaiyesinde ukde-i hayatiyesidir. Riyakârlık, fiilî bir nevi yalancılıktır. Dalkavukluk ve tasannu, alçakça bir yalancılıktır." Cümlesini nasıl anlamalıyız?

  9. "Ey bu Cami-i Emevîdeki kardeşlerim ve kırk-elli sene sonra alem-i İslam mescid-i kebîrindeki dört yüz milyon ehl-i îman olan ihvanımız! Necat yalnız sıdkla, doğrulukla olur." Buradaki dört yüz milyondan maksat nedir?

  10. "Öyleyse, اِمَّا الصِّدْقُ وَاِمَّا السُّكُوتُ Yani, yol ikidir, üç değildir. Ya doğru, ya yalan, ya sükût değildir." Savaşta düşmana esir düşen asker kendi birliğinin yeri sorulunca susacak mı yoksa doğruyu mu söyleyecek?

  11. "Sıdk, İslâmiyetin üss-ül esasıdır ve ulvî seciyelerinin rabıtasıdır ve hissiyat-ı ulviyesinin mizacıdır." cümlesini açıklar mısınız?

  12. Yalancılık ise Sani-i Zülcelal´in kudretine iftira etmektir. Bu cümleyi izah eder misiniz?

  13. "Husumet ve adavetin vakti bitti..." cümlesi ile "Eğer düşmanlık etmek istersen, kafirler zındıkları çokturlar, onlara adavet et." cümlesi arasında zahiren çelişki var gibi duruyor?

  14. "Yahut adâvet hakikatiyle kalbde bulunsa, o vakit muhabbet, mümaşat ve karışmamak, zahiren dost olmak suretine döner. Bu ise tecavüz etmeyen ehl-i dalâlete karşı olabilir." izahı; "ehl-i dalalet" kimlerdir, namaz kılmayanlar mı?

  15. "Bu zamanda, hususan kırk-elli sene sonra seyyie, fenalık işleyenin üstünde kalmaz. Belki milyonlar nüfus-u İslâmiyenin hukuklarına tecavüz olur." Örnek vererek izah eder misiniz?

  16. "Nasıl ki bir aşiretin bir ferdi bir cinayet işlese, o aşiretin bütün efradı, o aşiretin düşmanı olan başka aşiretin nazarında müttehem olur. Güya herbir fert o cinayeti işlemiş gibi, o düşman aşiret onlara düşman olur..." Açıklar mısınız?

  17. Bir adamın kıymeti himmeti nispetindedir. Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek başıyla küçük bir millettir.. Biraz açar mısınız?

  18. Üstad'ın; "Kimin himmeti milleti ise o tek başına bir millettir." sözündeki "millet" sözü hangi anlamda kullanılmıştır? Millet derken; İslam milleti, yani dünyadaki bütün İslam ümmetini mi kastetmiştir, yoksa sadece ülkemizdeki milleti mi kastetmiştir?

  19. Asya kıt’asının ve istikbalinin keşşafı ve miftahı şûrâdır.. Cümlesine göre; meşveretin dindeki yeri nedir?

  20. "Haklı şûra ihlas ve tesanüdü netice verdiğinden, üç elif, yüz on bir olduğu gibi, ihlas ve tesanüd-ü hakikî ile üç adam yüz adam kadar millete fayda verebilir." cümlesini izah eder misiniz?

  21. "Hürriyet-i şer’iye, Cenâb-ı Hakk’ın Rahmân, Rahîm tecellîsiyle bir ihsanıdır ve imanın bir hâssasıdır." Hürriyetin "Rahmân, Rahîm" isimlerinin tecellisi olması ne demektir?

  22. "Biz şarklılar, garplılar gibi değiliz. İçimizde kalplere hâkim hiss-i dinîdir. Kader-i ezelî ekser enbiyayı şarkta göndermesi işaret ediyor ki, yalnız hiss-i dinî şarkı uyandırır, terakkiye sevk eder. Asr-ı Saadet ve Tâbiîn bunun bir bürhan..." izah?

  23. "Müslümanlar, indimizde ve yanımızda din ve milliyet bizzat müttehiddir. İtibarî, zahirî, ârızî bir ayrılık var. Belki din, milliyetin hayatı ve ruhudur." Buradaki itibarî ve arazî farkı izah eder misiniz?

  24. Herkül -ü Yunani ve Rüstem-i İrani kimlerdir?

  25. "Dünyadaki müteselsil düşman hadisatlara kadar, beşerin küllî istidadına karşı,.." ifadelerinde geçen "dünyadaki müteselsil düşman hadisat"dan kasıt nedir?

  26. "Dünyadaki müteselsil düşman hadisatlara kadar, beşerin küllî istidadına karşı,.." ifadesinde geçen "beşerin külli istidad"ından kasıt nedir?

  27. "Kimin kalbinde îmandan ve Dîn-i Haktan gelen nokta-i istinadı olmazsa, bilbedahe temsildeki Rüstem ve Herkül'ün cesaretleri ve kahramanlıkları kırıldığı gibi..." şeklinde devam eden cümleyi açıklar mısınız

  28. "... Çünkü biriniz hırsızlığa niyet ettiği vakit, millet, vatan maslahatı ve menfaatı hesabına çarpılmak vehmi gelir. Yahut insanlar eğer bilseler, ona fena nazarla bakarlar." cümlelerini izah eder misiniz?

  29. "Evet, insanın fiilleri kalbin, hissin temayülâtından çıkar. O temayülât, ruhun ihtisasatından ve ihtiyacatından gelir. Ruh ise, iman nuru ile harekete gelir. Hayır ise yapar, şer ise kendini çekmeye çalışır. Daha kör hisler onu yanlış yola sevk..." İzah?

  30. "Evet, insanın fiilleri kalbin, hissin temayülâtından çıkar. O temayülât, ruhun ihtisasatından ve ihtiyacatından gelir. Ruh ise, İmân nuru ile harekete gelir." ifadelerini izah eder misiniz?

  31. Üstadımız bir yerde: "İman kafada, kalbte daimi bir yasakçı bıraktığından, fena meyelanlar histen nefisten çıktıkça yasaktır der tard eder kaçırır," diyor. Bu "Günahların işlenmesi iman zayıflığından değildir" hükmü ile bir tezad oluşturmuyor mu?

  32. "Hiss-i dîn ile olsa, ehass-ı havâs ve en âmi, hiss-i din ile mütesâviyen tarik-i terakkîde münevverü'l-fikir gibidirler." Bu cümleyi devamı ile birlikte açıklar mısınız?

  33. "Ehl-i İttihad-ı İslâm olan buradaki cemiyete, mânen gibi sureten de intisap edenlerin ekserisi avâm, bir kısmı da meçhulü'l-hal olduğundan, fitne ve ihtilâfı imâ ediyor..." Sekizinci Vehmi özetleyerek açıklar mısınız?

  34. "Zira taklid yolunu açar ve 'Neme lâzım, başkası düşünsün.' sözünü de söylettirir." Taklid nasıl neme lazım dedirir?

  35. "Ey şanlı asakir-i muvahhidin ve ey bu millet-i mazlumeyi ve mukaddes İslamiyeti İKİ DEFA BÜYÜK VARTADAN tahlis eden muhteşem kahramanlar!" İki büyük varta nedir ve asker onları nasıl kurtarmıştır?

  36. "Hem de sizin kıyamınız, şeriat-ı garrâ, yed-i beyzâ-i Mûsâ gibi, sair sebeb-i tefrika ve teşettüt-ü efkâr olan cemiyetleri bel' etti." cümlesini izah eder misiniz?

  37. "Sizin iki müthiş istibdadı kansız ve def’aten öldürmeniz hârikulâde olduğundan ve şeriat-ı garrânın iki mu’cize-i garrâsını izhar ettiğinizden, zaifü’l-akide olanlara hamiyet-i İslâmiyenin kuvvetini ve şeriatın kudsiyetini iki burhan ile izhar..." izah?

  38. "Şimdi cemiyetimiz bir hükûmet-i meşruta-i meşruadır. Hükûmet içinde hükûmetin zararı görüldü..." Devamıyla izah eder misiniz?

  39. "Demek Müessir-i Hakikîden bazı karîb, bazı baîd, kısmen vasıtasız, kısmen vasıta ile, kısmen vesait ile değildir. İnsanın ihtiyarî eserindeki adem-i kemâl, cebri nefy, ihtiyarı ispat eder." cümlesini izah eder misiniz?

  40. "Eğer icaddaki vasıta hakikî olsaydı ve hakikî tesir verilseydi, hem bir şuur-u küllî verilmek lâzımdı; hem de bizzarure eserde ittikan-ı kemâl-i san’at muhtelif olacaktı." cümlesini açar mısınız?

  41. "Enesi kuvvetli, müteşahhıs, rütbeli makam sahibi bir adam Hristiyan olsa mütesallib olur. Fakat Müslüman olsa lâkayt olur." cümlesini izah eder misiniz?

  42. "Hakikî Hıristiyanlık değil, belki tahrif ve felsefe ile sarsılmış Hıristiyanda “ene” levazımatıyla kuvvetleşir. Enesi kuvvetli, müteşahhıs, rütbeli makam sahibi bir adam Hıristiyan olsa mütesallib olur." İzah eder misiniz?

  43. "Allah darılır, maksudunun aksiyle mücazat eder." cümlesini izah eder misiniz?

  44. "Allah kalbin bâtınını iman ve mârifet ve muhabbeti için yaratmıştır." cümlesini izah eder misiniz; kalp duadan mı yaratılmış?

  45. "Hırs ile acûliyet, sebeb-i haybettir. Zira müretteb basamaklar gibi fıtrattaki tertibe, teselsüle tatbik-i hareket etmediğinden harîs muvaffak olamaz. Olsa da tertib-i ca'lîsi bir basamak kadar seyr-i fıtrîden kısa olduğundan..." izah?

  46. "En müthiş maraz ve musibetimiz, cerbeze ve gurura istinad eden tenkittir. Tenkidi eğer insaf işletirse, hakikati rendeçler. Eğer gurur istihdam etse, tahrip eder, parçalar." izahı, rendeçlemek ne demek?

  47. "Bazan arzu fikir suretini giyer. Şahs-ı muhteris, arzu-yu nefsaniyesini fikir zanneder." vecizeyi izah eder misiniz? Hangi durumlarda böyle olabilir?

  48. "Cüz-ü lâyetecezza zerresinden insana, insandan şems-i şumusa müteselsil mahrutî silsilenin vasatındaki cevher-i feridi, insan-ı mükerremdir." cümlesini izah eder misiniz?

  49. "Şehid velidir. Cihad farz-ı kifaye iken farz-ı ayn olmuştur. Belki muzaaf bir farz-ı ayn hükmüne geçmiştir. Hac ve zekât gibi, cihadda da niyetin tasarrufu azdır..." Burayı devamıyla beraber açıklar mısınız?

  50. Üstad, "Cihad farz-ı kifaye iken farz-ı ayn olmuştur, belki muzaaf bir farz-ı ayn hükmüne geçmiştir." demektedir. Herkes, özellikle de bayanlar da bu hükme dahil midir?

Yükleniyor...