Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.)
1947 yılında Erzurum’da doğdu. İlk, orta ve yüksek tahsilini aynı ilde tamamladı.
1969 yılında İşletme Fakültesinden mezun oldu.
1970 yılında asistan, 1974’de doktor, 1978’de doçent, 1988’de profesör oldu. Aynı fakülteden 2011 yılında emekli oldu.
Sitelerimizde binlerce soru-cevap, makale ve video içeriği bulunan kıymetli ağabeyimiz; tüm mesaisini iman ve Kur’an hizmeti ile geçirerek, bu sahada eserler telif ederek, ilmi çalışmalar yaparak 07.02.2023'te ruhunu Rahman'a teslim eyledi, Allah rahmet eylesin, mekanı cennet makamı âli olsun, amin...
Sitedeki Yazıları
"Şeyh-i Geylanî'nin (K.S.) Esmâ-i Hüsna manzumesini okudum... Münacat-ı Esmâiyesine bir nazire yapmak istedim." Üstad'ın okuduğu manzume hangisidir, nazirenin tercümesi nasıldır?
"Her fâni şeyde, bâkiye îsal eden iki yol bulabilirsin ve can ve canan olan Mahbub-u Lâyezal'in tecelli-i Cemâlinden iki lem'ayı, iki sırrı görebilirsin..." İzah eder misiniz?
"Evet, nimet içinde in'am görünür; Rahman'ın iltifatı hissedilir. Nimetten in'ama geçsen, Mün'im'i bulursun..." İzah eder misiniz?
"Masnuatta hiçbir eser yok ki, çok manalı bir lafz-ı mücessem olmasın, Sani'-i Zülcelâl'in çok esmasını okutturmasın. Madem şu masnuat, elfâzdır,.." İzah eder misiniz?
"Sermayesi âfâkî mâlûmattan ibaret olan akl-ı dünyevî,.. Kalb dahi mecâzî mahbublardan vazgeçti. Vicdan dahi fânilerden yüzünü çevirdi. Sen dahi bîçare nefsim" İzah eder misiniz?
"Şu fâni dünyada beka istiyorsan; beka, fenadan çıkıyor. Nefs-i emmâre cihetiyle fena bul ki, baki olasın." İzah eder misiniz?
"Esbab içine dalan fikr-i insanî, şu zelzele-i zeval-i dünyadan hayrette kalıp, meyûsâne fîzar ediyor." İzah eder misiniz? Vicdanın hakiki vücut istemesi ne demektir?
"İbrahim Aleyhisselâm'dan sudûr ile kâinatın zeval ve ölümünü ilan eden na'y-i lâ uhibbu’l âfilîn beni ağlattırdı..." Buradaki Farisî beyitlerin Türkçe okunuşlarını yazar mısınız?
Bediüzzaman Hazretlerinin kalp gözünü ağlatan esas husus ve muhteva nedir? Hz. İbrahim’in ifade ettiği hakikatle, Üstad’ımızın nazara verdiği hususun münasebeti ne olabilir?
"İşte o damlalar ise, Nebiyy-i Peygamber olan bir Hakîm-i İlâhî'nin Kelâmullah içinde bulunan bir kelâmının bir nevi tefsiridir." cümlesinin izahını yapar mısınız?
"Güzel değil batmakla gaib olan bir mahbub. Çünkü zevale mahkûm, hakikî güzel olamaz. Aşk-ı Ebedî için yaratılan ve âyine-i Sâmed olan kalp ile sevilmez ve sevilmemeli." İzah eder misiniz?
"Bir matlub ki, gurubda gaybûbet etmeye mahkûmdur; kalbin alâkasına, fikrin merakına değmiyor... Ki kalb ona perestiş etsin ve ona bağlansın." İzah eder misiniz?
"Bir Mâbud ki, zevalde defnoluyor; onu çağırmam, ona iltica etmem. Çünkü nihayetsiz muhtacım ve âcizim... Zevalden kendini kurtaramayan nasıl mâbud olur?" İzah eder misiniz?
"Zahire müptela olan akıl" ve "Baki bir mahbubu arayan ruh" ifadelerini izah eder misiniz?
"Zeval ile acılanan mülâkatlar, keder ve meraka değmez. İştiyaka hiç layık değildir... Aşknameleri olan manzum kitapları, şu tasavvur-u zevalden gelen elemden birer feryaddır." Ne demektir?
"İbrahim Aleyhisselâm'dan sudûr ile kâinatın zeval ve ölümünü ilan eden na'y-i 'lâ uhibbu’l âfilîn' beni ağlattırdı..." İbrahim (a.s.)’ın kıssası hakkında bilgi verir misiniz?
"Cüz'-i ihtiyârîden dahi vazgeçip, İrade-i İlâhîyeye işini bırakıp, kendi havl ve kuvvetinden teberri edip, Cenâb-ı Hakk'ın havl ve kuvvetine iltica ederek" tevekküle yapışmak ne demektir?
"Hayata çok müştak ve ömre çok talip ve dünyaya çok âşık ve hadsiz emeller ile ve elemler ile müptela bedbaht nefsim!.. Hâlık'ın yolunda feda etsen, bal arısı gibi olursun." Ne demektir?
"Hem onun mülküdür. Hem o vermiştir. Öyle ise, minnet etmeyerek ve çekinmeyerek fena et, feda et ta beka bulsun. Çünkü nefy-i nefiy, ispattır..." İzah eder misiniz?
"Öyle ise, ey nefsim! Hiç durma. Birbiri içinde beş kârlı bu ticareti yap. Ta beş hasâretten kurtulup, beş rıbhi birden kazanasın." Beş kârlı ticaretten ve beş hasaretten maksat nedir?
"Altı cihetten gelen dehşetler ve vahşetlerle perişan bir halde iken; kalem-i Kudretle sahife-i fıtratımda ebede uzanan arzular ve sermede yayılan emeller aşikâre.." Ne demektir?
"Belki dünyada ne varsa, numuneleri fıtratımda vardır. Umum onlara karşı alakadarım. Onlar için çalıştırılıyorum, çalışıyorum." ifadesini misalle izah eder misiniz?
"Hayal nereye gitse, ihtiyaç dairesi dahi oraya gider. Orada da hâcet vardır. Belki her ne ki elde yok, ihtiyaçta vardır. Elde olmayan, ihtiyaçta vardır..." Ne demektir?
"Evet, bir hayat ki, bütün hayatlar mütemadiyen onun cilvesiyle zuhura gelir." İzah eder misiniz?
"Evet, bir hayat ki, vacib bir vücut onun lazımı ve ünvanıdır; elbette adem ve fena hiçbir cihetle ona arız olamaz." İzah eder misiniz?
"Esassız, fâni bir dünya, hiçlik derelerinde ve adem zulümatında yuvarlanıp gidiyor. Derdime merhem değil, belki vahşet ve dehşet zehirini ilâve etti. İman..." İzah eder misiniz?
"Benim elimde bir cüz'-i ihtiyârîden başka hiçbir şey yoktur." Cüz-i ihtiyarînin insanın silahı olması, hem kısa hem de ayarının noksan olması, kisbden başka elinden bir şeyin gelmemesi ne demektir?
"Ne geçmiş zamana hulûl edebilir, ne de gelecek zamana nüfuz edebilir. Mâzi ve müstakbele ait emellerime ve elemlerime faidesi yoktur..." İzah eder misiniz?
"Kalbe Farisî Olarak Tahattur Eden Bir Münacat" diye başlayan kısmın, kalbe Farisî olarak gelmesinin ve Farisî olarak yazılmasının hikmeti ne olabilir?
"Mevcudatın mütemadiyen zevalleri, tazelenmeleri gösteriyor ki, o mevcudat, bir Sâni-i Kadir’in kutsi esmasının cilveleri ve envar-ı esmaiyesinin gölgeleri ve ef'âlinin eserleri.." İzah eder misiniz?
"Manen bana denildi ki; yetmez mi dert, derman sana." ifadesinden ne anlamalıyız?
"Soldan dahi hayır görünmediği için, hazır güne baktım. Gördüm ki: Şu gün, güya bir tabuttur... İman, o tabutu, bir ticaretgâh ve şaşaalı bir misafirhane gösterir." İzahı nasıldır?
"İman, o ağacın meyvesini cenaze değil, belki ebedî hayata mazhar ve ebedî saadete namzet olan ruhumun eskimiş yuvasından yıldızlarda gezmek için..." İzah eder misiniz?
"Mebde-i hilkatimin toprağı birbirine karışmış gördüm. Derman değil, derdime dert kattı... İman, o toprağı rahmet kapısı ve cennet salonunun perdesi olduğunu gösterir." Ne demek?
"Elhamdülillah diyerek rahat bulup yatacağım, zahmeti çekmem, vahşette kalmam. Allahü Ekber diyerek Ezan-ı Haşri işitip kalkacağım, mahşer-i ekberden çekinmem." İzah eder misiniz?
"Kalbe Farisî Olarak Tahattur Eden Bir Münacat" buradaki, Farisi beyitlerin okunuşunu Latince olarak yazılı hale getirir misiniz?
Eski Said’in, yeni Said lisanı ile söylemesi ne demektir? "Muhatâbım Ziya Paşa değil, Avrupa meftunlarıdır. Mütekellim nefsim değil, tilmiz-i Kur’ân namına kalbimdir." Beytini açar mısınız?
"Hakk'tan Hakk'a feryad ederim, sen gibi aşmam, Yerden göğe dâva ederim, sen gibi kaçmam." beytini izah eder misiniz?
"Başka hususî vecihlere dahi âyât-ı Kur’âniye işaret ediyor. Veyl o kimseye ki, şu beş vecihten bir hissesi olmaya..." Bu beş vecihten birinden hisse alan insan kurtulabilir mi?
On Yedinci Söz'ün İkinci Makamının dipnotunda; bu makamla alakalı ifadelerin şiir olmadığı ve kasten nazmedilmediği hâlde manzum suretini almasına ne dersiniz?
"Bırak biçare feryadı, beladan gel, tevekkül kıl. Zira feryat bela-ender, hata-ender beladır, bil. Bela vereni buldunsa, atâ-ender, safâ-ender beladır, bil..." Devamıyla izah eder misiniz?
"Cihan dolusu bela başında varken, ne bağırırsın küçük bir beladan? Gel, tevekkül kıl..." İzah eder misiniz?
"Tevekkülle bela yüzünde gül, ta o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül." İzah eder misiniz?
"Bil ey hodgâm! Bu dünyada saadet, terk-i dünyada. Hudabîn isen, o kâfidir, bıraksan da bütün eşya lehinde." Bu beyti biraz açabilir misiniz?
"Siyah dutun bir meyvesi" cümlesinde "siyah dut" ile ne kastedilmektedir?
"Demek değmez ki alınsa, çürük maldır hep bu çarşıda. Öyle ise geç, iyi mallar dizilmiş arkasında..." Bu hususu biraz açar mısınız?
Otuz Birinci Pencerenin başındaki ayetleri ve bu pencere ile münasebetini açarak, özetler misiniz?
"Mihmandar-ı Kerim'in izni dairesinde ye, iç, şükret. Kanunu dairesinde işle, hareket et. Sonra arkana bakma, çık git..." İzah eder misiniz?
"Dünya bir kitab-ı Samedanidir. Huruf ve kelimatı nefislerine değil, belki başkasının zat ve sıfat ve esmasına delalet ediyorlar. Öyle ise manasını bil, al; nukuşunu bırak, git." İzah eder misiniz?
"Hem bir mezraadır, ek ve mahsulünü al, muhafaza et; müzahrafatını at, ehemmiyet verme..." Dünyanın mezraa olması ne demektir? Ayrıca muzahrefatı atmak ne manaya gelir?