Block title
Block content

"Cüz-i ihtiyari" ve "cüz-i irade" aynı manaya gelen kavramlar mıdır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cüz-i İrade: “Bir anda ancak bir şeye yönelebilen, iki şeye birlikte taallûk edemeyen irade, insan iradesi.” İnsan bir anda ancak bir şey irade edebilir. İki kelimeyi birlikte söyleyemez, iki yöne aynı anda bakamaz, iki manayı birlikte düşünemez. Bu hale “teakubi” denilir. Yani, önce bir iş görülüyor, onu müteakiben bir başka iş görülmeye başlanıyor. İkisi bir anda ve birlikte icra edilemiyor.

İnsan, kendi iradesine bırakılan işleri sırayla yaparken, bedenindeki yüz trilyon kadar hücrede sayısız faaliyetler birlikte görülüyor. Demek ki, insan bedeni, küllî bir irade ile tanzim ve idare edilmektedir.

Cüz-i İhtiyarî: İhtiyar etme, seçme manasına gelir. İnsan iki şeyden birisine meylederek onu yapmayı ihtiyar eder ve diğerinden vazgeçer. Yani, cüz-i ihtiyarinin esası, meyillerdir. İnsanın fiilleri, meyillerinden doğar.

İhtiyar ve irade kelimeleri birbiri yerinde kullanılmakla birlikte, aralarında az bir fark da vardır. İrade, insan ruhuna takılan sıfatlardan biridir. İnsan gözüyle gördüğü, kulağıyla işittiği gibi, bu irade sıfatıyla da bir şeyi seçer ve ihtiyar eder.

Yani esas olan iradedir, bu irade ile “ihtiyar etme, seçme” olayı gerçekleşir. Yani, irade seçme kabiliyeti, ihtiyar ise bu kabiliyetin fiile dökülmesidir, denebilir. Bu manadan bakarsak aralarında fazlaca bir fark olmadığı anlaşılır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: C-Ç | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 11996 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

alsancak33
bizim cüzi irademiz dışında külli irade ile bağlantılı olan doğrudan insanla alakalı olan fiiler nelerdir? Mesela insanın evleneceği kimseyi seçmesi iradesiyle mi olur yoksa kaderimizde takdir olunan şahısla ilgili manevi irtibatla mı olur?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

İnsanın birisine zarar vermek istemesi insanın iradesidir ve insan bu istemekten dolayı mesul olur. Ama ille de bu iradenin neticesinin tahakkuk etmesi gerekmiyor. Yani kaderin büyük dairesi ile küçük dairesi bir uyum ve ahenk içinde işler. İnsan irade eder kader bu iradenin sonucunu ya verir ya vermez. İnsanın irade etmesi yetmiyor kaderin de onay vermesi gerekiyor.

Bu husus ayette şu şekilde ifade ediliyor: "Allah dilemedikçe siz hiçbir şeyi isteyemezsiniz." İnsan Sûresi, 76:30. “Kader gelince göz kör olur.”sözü de bu inceliğe işaret ediyor.

Kaderin küçük dairesinde  hakim ve müreccih insan iradesidir. Yani bu küçük dairenin idare ve tercihleri tamamen insana aittir. Bu sebeple insan bu dairede olan biten her şeyden sorumlu ve yükümlüdür. Zira kontrol insan iradesindedir.

Bu dairenin faaliyet alanları ise iman küfür, iyi kötü, hayır şer, günah sevap gibi şeyler arasında seçim ve tercih yapmaktır.

İnsan iradesi ile tercih eder Allah’ta sonsuz kudreti ile o tercihi yaratır. Tercih etmek insandan yaratmak ise Allah’tandır. Bu Allah’ın değişmez bir kanunudur. İnsanın tercihi üstünde katiyetle bir baskı ve cebir söz konusu değildir.

Öyle ise insanın iradi fiillerinin vücut bulabilmesi için insan iradesi ile İlahi iradenin ayni işte içtima etmesi şarttır. Yani sadece insanın o işi yapmayı dilemesi tek başına yeterli değildir. Bu sebeple "Allah dilemedikçe siz hiçbir şeyi isteyemezsiniz."denmiştir ki bu cebir değil bir adetin varlığa dikkat çekmektir. Öyle ise insan bu inceliği kavradıktan sonra kaderin küçük dairesinde de olsa yani iradesine taalluk eden işlerde de  olsa kibir ve enaniyet yapmamalıdır. Şayet Allah ezeli irade ve kudretini bizim cüzi irademize muin ve mucit yapmasa idi biz icattan yoksun olan isteme duygumuzla baş başa kalacaktık. Hiçbir isteğimiz gerçekleşmeyecekti.

Evlilik konusunda insan kendine düşen görevi yapmakla mükellef iken sonucu Allah takdir eder. Yani evliliğin bir ucu insana baksa da diğer ucu kadere bakar. Biz isteriz kader vermez kader verir biz istemeyebiliriz. Allah imtihan gereği bize her istediğimizi vermeyebilir. Ama bu mana iman küfür, günah sevap gibi sadece insanın iradesine bakan cihetlerde geçerli değildir. Allah bu alanlarda sorumluluğu yüzde yüz insana bırakmıştır. Bizi ikileme düşüren noktalar irade ile kaderin ortak işlediği mevzulardır ki evlilik bu alana girer. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
aa1981
Açılamaları lütfen kısa yapın ayrıntıda boğayın. Kısa ve öz cevap... Sünnet yolu budur... Çoğu zaman başka sitelere bakıyorum bu yüzden..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...