Sorularla Risale
Sitedeki Yazıları
MAHMUD ÇALIŞKAN
"Netice-i vahideyi tenâtüc eden usul-ü müteaddideyi cem ve zikretmektir." cümlesini izah eder misiniz?
"Biz görüyoruz ki: Dinsizlerin veya sahih bir dini olmayanların ahvalleri muaddele ve munazzemedirler." sorusu ve cevabını açıklar mısınız?
"Kelâmın elsine-i fahiresi veyahut cemali ve sureti, üslûb iledir. Yani kalıb-ı kelâm iledir." ifadesini devamıyla izah eder misiniz?
"Bazı maâni-i muallak vardır ki, bir şekl-i muayyenesi ve bir vatan-ı hususiyesi yoktur. Müfettiş gibi her bir daireye girer. Bazı kendine hususî bir lâfız takıyor. Bu muallâkatın bir kısmı ise harfiye ve hevâiye gibidir..." İzah eder misiniz?
"Beyanın selâmet ve sıhhati ise, hükmü, levazım ve mebâdisiyle ve âlât-ı müdafaasıyla ispat etmektir..." On Birinci Meseleyi özetler misiniz?
"Nazarını âleme gezdir. Hangi yerinde noksaniyeti görebilirsin? Kellâ, gören görmez-meğer kör ola veya ..." Buradaki "gören görmez." tabirini nasıl anlamalıyız?
"Cumhurun amiliği için, hakaik-i mücerredeyi, melûfları vasıta olmaksızın adem-i telâkkileri sebebiyle, müteşabihat ve teşbihat ve istiârât ile tasvir etmesidir..." Devamıyla izah eder misiniz?
"Pûşide olmasın, Sevr ve Hûtun kısas-ı meşhuresi, İslâmiyetin dahil ve tufeylîsidir. Râvisiyle beraber Müslüman olmuştur." İzah eder misiniz, "ravisiyle beraber Müslüman olmuş" derken ne kastediliyor?
"Müstetbeü't-terâkip kabilesinden veya kinâî nev'inden olduğu için, medar-ı sıdk ve kizb olmaz." cümlesini izah eder misiniz?
"İttihad, cehl ile olmaz. İttihad, imtizac-ı efkârdır. İmtizâc-ı efkâr, mârifetin şuâ-ı elektrikiyle olur." İzah eder misiniz?
"İttihad-ı İslâmın tam zamanı gelmeye başlıyor. Birbirinizin şahsî kusurlarına bakmamak gerektir." İzah eder misiniz?
"Osmanlıların hürriyeti, koca Asya tali’inin keşşafıdır; İslâmiyetin bahtının miftahıdır; ittihad-ı İslâm sûrunun temelidir." İzah eder misiniz?
KİNYAS KARTAL
KEMÂLETTİN CEVİZ
KEMAL URAL
"Efkâr ve hissiyatın mecra-yı tabiîsi nazm-ı maânîdir. Nazm-ı maânî ise mantıkla müşeyyeddir. Mantığın üslûbu ise müteselsil olan hakaika müteveccihtir..." Devam eden paragrafı açıklar mısınız?
"Zira bir milletin mizacı o milletin hissiyatının menşei olduğu gibi, lisan-ı millîsi de hissiyatının mâkesidir." cümlesini açıklar mısınız, "lisan-ı milli" kavramının kullanılmasının sebebi nedir?
"Ey hayal ağa, beşaret sana! Dünya ve mâfîhânın saltanatı, milyonlar sene ömürle beraber sana verilecektir. Fakat âkıbetin dönmemeksizin fenâ ve ademdir." cümlelerini açıklar mısınız?
"Nasıl ki zaruriyattan nazariyat istintac olunur. Öyle de âsâr-ı Sâniin zaruriyatı, mahfiyat-ı san’atına burhandır. İkisi beraber bu meseleyi ispat eder." İzah eder misiniz?
"Bu kitabın mesleği, benim gibi harice boykotajdır. Hattâ zaruret olmazsa, efkâr ve mesailde ve misallerde ve esalîbde harice boykotaj etmektir." Bu cümleyi izah eder misiniz?
"Ahlâktaki ifrat ve tefrit ise, istidadatı ifsad ediyor. Ve şu ifsad ise abesiyeti intac eder." Bu cümleleri açıklar mısınız?
"İstidad-ı beşerin kameti, netâic-i efkârı teşerrübünden tekebbür ederse, o şeriat dahi tevessü ederek ebede teveccüh eder." cümlesini izah eder misiniz?
"Muhtereattan kat-ı nazar, masnuatın en zahir ve münevver ve ziya dedikleri olan nur-u ayn-ı âlemin kavanîn-i acibesi ve onun semeresi..." Devamıyla izah eder misiniz?
"Şübehat ve şükûkun üç menbaları vardır..." Buradaki üç menbayı izah eder misiniz?
"İttihadın hedefi ve maksadı i’lâ-yı kelimetullah ve mesleği de kendi nefsiyle cihâd-ı ekber ve başkalarını da irşaddır." İzah eder misiniz?
"Dinî cemaatlar maksatta ittihad etmelidirler. Mesalikte ve meşreplerde ittihad mümkün olmadığı gibi, caiz de değildir." İzah eder misiniz?
“Mikyas-ı azameti ve mizan-ı kemâli mecmu-u âsârıdır.” cümlesini açıklar mısınız?
"Bir mâmule iki âmil dâhil olmaz." cümlesini açıklar mısınız?
“Muarrefi münekker eden biri de hareke gibi bir arazı, zâtiye ve eyniyeye hasrettiklerinden, ‘gayr-ı men hüve leh’ olan vasf-ı cârîyi inkâr etmek lâzım geldiğinden...” cümlenin izahı nasıldır?
"Bir şey sabit olursa levazımıyla sabittir." kaidesini ve geçtiği yeri izah eder misiniz?
“Kelâmı öyle ifrağ etmek ve istidad vermektir ki, pek çok fürûların tohumlarını mutazammın ve pek çok ahkâma me’haz ve pek çok maânîye ve vücuh-u muhtelifeye delâlet etmektir.” Açıklar mısınız?
"Şunlar, ehl-i vahdetü’ş-şuhuddurlar. Fakat vahdetü’l-vücud ile mecazen tâbir edilebilir. Fakat hakikaten vahdetü’l-vücud, bazı hukema-i kadîmenin meslek-i bâtılasıdır." İzah eder misiniz?
"Hayalât-ı muhîtiye ve evham-ı zamaniyenin elbiselerini çıkart..." Evham-ı zamaniye ile birlikte açar mısınız?
"Kıyas-ı mürekkep ve müteşaab sırrıyla metalib tenasül edip teselsül etmektir. Güya mütekellim o metalibin beka ve tenasülünün bir tarih-i tabiîsine işaret eder." ifadesini izah eder misiniz?
"Kim söylemiş? Kime söylemiş? Ne içinde söylemiş? Niçin söylemiş?" suallerine binaen; bu makamlar bilinmediğinde ya da bilindiğinde, aradaki lafız-mana farklılığına birkaç örnek verebilir misiniz?
"Cemi' enbiyanın delâil-i nübüvvetleri, sıdk-ı Muhammed'e (a.s.m.) delildir ve cemi' mu'cizatları, Muhammed'in bir mu'cize-i mâneviyesidir." Bu cümleyi nasıl anlamalıyız?
KEMÂL ÖZKAN
KEMAL TANER
KEMAL BAYRAKLI
KEMAL BAŞTUĞ
KÂMİL OKUR
KÂMİL DEMİRTAŞ
KÂMİL ÇALIŞKAN
KÂMİL ACAR
KÂMİL (ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ)
KÂMİL (POSTACI)
KADİR İNCİ
İSMET ORHAN
İSMAİL YILDIZ