Ana içeriğe atla
Bu siteyi kullanarak,
Çerez Politikamızı
kabul etmektesiniz.
Bu siteyi kullanarak,
Çerez Politikamızı
kabul etmektesiniz.
Giriş yap
Kaydol
Soru Sor
Rastgele Soru
Hızlı Git
Bilgi Yarışması
Risale-i Nur Külliyatı
Oku
Dinle
?
...
Soru - Cevaplar
Makaleler
Kaynak Eserler
Nurpenceresi
Bediüzzaman
Kaydol
Giriş yap
Okuyup anlamak isteyenlere...
Hızlı Git
Soru Sor
Okuyup anlamak isteyenlere...
Google ile
Risale-i Nur'da
Risale-i Nur Külliyatı
Oku
Dinle
?
...
Soru - Cevaplar
Makaleler
Kaynaklar
Nurpenceresi
Bediüzzaman
Bilgi Yarışması
Ana Sayfa
>
Tarihe Göre Sitemize Eklenen İçerikler
>
Şubat 15, 2010
İçerik Arşivi
« Önceki
Pazartesi, 15 Şubat 2010
Sonraki »
Gün
01
02
03
04
05
06
07
08
09
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
Ay
Ocak
Şubat
Mart
Nisan
Mayıs
Haziran
Temmuz
Ağustos
Eylül
Ekim
Kasım
Aralık
Yıl
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
2011
2012
2013
2014
2015
2016
2017
2018
2019
2020
2021
2022
2023
2024
2025
2026
Kader Risalesi'nde; "İki adam bir padişahın payitahtına gidiyorlar... Birisi gasıbane, sarıkane tavattun ediyor..." şeklinde geçen örneği açıklar mısınız?
On Birinci Söz'de temsilden hakikate geçerken; "Ocak ve matbah ise kalbinde ateş taşıyan..." ifadesi kullanılıyor. Ancak temsilde bu ifade geçmiyor, nasıl anlamalıyız?
başıma gelen bu musibet, rahmet-i İlâhiyeyle, on adetten bire indi, dokuzu nimet oldu. Bâki kalan birisi de dokuz menfaati oldu." ifadesini açıklar mısınız?
Nurların sadeleştirilmesinde, muhtevasının muhafaza edilemeyeceği bir gerçek, ama daha çok insana ulaşması maksadıyla -manasında daralma bile olsa- böyle bir yola başvurulamaz mı?
"Hayatın dışı da, içi de, her iki yüzü de lâtiftir. Hattâ en küçük ve hasis bir hayvanın hayatı bile yüksektir." Hayat, nur ve vücudun içinin de, dışının da temiz olmasını nasıl anlamalıyız?
"Âyetlerinin herbir necmi, vezin kaydı altına girmeyip ta ekser âyetlere bir nevi merkez olsun ve kardeşi olsun ve mâbeynlerinde mevcut münasebet-i mâneviyeye rabıta olmak için,.." Bu cümleyi devamıyla birlikte izah eder misiniz?
"Nasıl ki bir avuç toprak yüzer çiçeklere nöbetle saksılık eden kabında..." cümlesine binaen; bitkilerin farklılık sebepleri zaten tohumlarında saklı. Toprağın o çiçeklerin hâsiyetlerini bilmesine gerek var mı?
Tarikate bağlanmanın faydası var mı?
"Said, tam toprak gibi mahviyet ve terk-i enaniyet ve tevazu-u mutlakta bulunmak şarttır; tâ ki Risaletün-Nuru bulandırmasın, tesirini kırmasın." İzah eder misiniz?
“İnsan öyle bir nüsha-i câmiadır ki, Cenâb-ı Hak, bütün esmâsını, insanın nefsiyle insana ihsas ediyor.” Bu cümleyi, “nefis” ve “nüsha-i camia” ibarelerini de açarak izah eder misiniz?
"Hayat-ı Muhammediye (a.s.m.) dahi, hayattan ve ruh-u kâinattan süzülmüş... Risalet-i Muhammediye (a.s.m.) dahi; kâinatın his ve şuur ve aklından süzülmüş en safi hulasasıdır." Ne demektir?
"İsm-i Azamın iki ziyasından bir ziyası veya altı nurundan bir nuru olan ism-i Hayy" cümlesindeki "iki ziya"dan maksat nedir? "Ziya ve nur" tabirlerinin konuyla münasebetini izah eder misiniz?
"Daha geniş fikirli bir tabaka-i beşeriye, yıldızlarla yaldızlanıp bütün görünen gökleri bir sema sayıp, onu bu dünyanın semasıdır diyerek, bundan başka altı tabaka-i semavat var olduğunu fehmeder." cümlesini devamıyla açıklar mısınız?
Cehennem yaratılmış mıdır? Yer küredeki magma tabakasının cehennemin çekirdeği olduğu şeklindeki ifadeler doğru mudur?
Zevi’l-ervah denilenler, ölenlerin ruhlarından farklı mı, bilgi verir misiniz?
"Hayat, bütün kâinat fabrikasının çarklarının işlemesinden hâsıl olan cami’ ve hülasa bir san’attır." İzah eder misiniz?
"Allah seni terbiye etmiştir, hadd-i kemale eriştirmiştir ve seni beşere mürşid kılmıştır ki, fesatlarını izale edesin." cümlesindeki “Seni” ifadesi kime bakıyor?
"Nev-i beşerin her taifesi birer nevi ibadetle fıtrî gibi meşgul olması; ve sâir zîhayatın, belki cemâdâtın dahi fıtrî hizmetleri birer nevi ibadet hükmünde bulunması..." İzah eder misiniz?
"Günahlar, hayat-ı ebediyede daimî hastalıklardır; bu hayat-ı dünyeviyede dahi kalp, vicdan, ruh için manevi hastalıklardır." Tövbe etme ve affedilme hâlinde de bu cümle geçerli midir?
"Gâvurlardaki iki cereyanları nasıl görüyorsun? Şimdilik biri necis, biri encestir. Tâhir-i mutlak yalnız desâtir-i İslâmiyettir..." İzah eder misiniz?
"Manen hastasın. İbadet ise, manevi yaralarına tiryaklar hükmünde" ifadesini açar mısınız?
"...değil hususî bir memleketin kutbu, belki ekseriyet-i mutlakayla Hicaz'da bulunan kutb-u âzamın..." ile "Her zamanda bulunan iki imam gibi, onu tanımaya mecbur olmuyor." cümlelerini açıklar mısınız?
"Büyük bir velinin namazı gibi şu nurdan bir hissesi var, şu hakikatten bir sırrı vardır, velev şuurun taalluk etmezse. Fakat derecâta göre inkişaf ve tenevvürü ayrı ayrıdır." Ne demektir?
Üstad, dünya saltanatının Ehl-i beyte yaramadığını, onların manevi saltanatın öncüleri olduklarını söylüyor. Tarih içinde Ehl-i beyte yakın olarak kurulan devletlerin yıkılma sebeplerine bu açıdan bakılabilir mi?
"Mezâhim-i hazıra nasıl tedavi eder? Derim: Hurmet-i ribâ, hem vücub-u zekâtla... İhtilâl-i beşere ne nazarla bakıyor? Derim: Sa’y asıl, esastır..." İzah eder misiniz?
"Mahlukatın hayat-ı maneviyeleri hükmünde olan intizam ve nizam ve malumiyet ve meşhudiyet ve taayyün ve evamir-i tekviniyeyi imtisale müheyya bir vaziyette..." Ne demektir?
"Hem zîhayat için medar-ı hayat olmuş yetmiş basit ve cüz’î unsurları tazammun edip ve 'yedi kat' tabir edilen meşhur yedi nevi küllî unsuru,.." Burayı devamıyla izah eder misiniz?
Musibete sabretmede nasıl bir sır vardır ki ''innallahe meassabirin'' sırrına mazhar olunsun? Risalelerde izah var mı?
İslam âlimleri bazı nazariyeleri savunmuşlar. Acaba Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin de bir nazariye(teori)si var mıdır?
"Hem mebdei, taassup derecesinde azîmet olsa, nihayeti müsaheleye, ruhsata taraftarsa, nihayeti salâbete müncer olur. Bir kısım Hanbelî, Hanefî gibi." Bu cümlelerin izahı nasıldır?
"Yedi kat âlemler" meselesinin anlatıldığı yerde geçen "Hayvanatın yedi tabakaları" hakkında bilgi verir misiniz?
Hafız Ali Ağabey'in Üstadımızın yerine ölmek istemesi ve ölmesi hususunu nasıl değerlendirmeliyiz?
"Fakat insanın hevaperestane ve heveskârane tahakkümüyle değil." İzah eder misiniz? Gayrimeşru talepler misal verilebilir mi?
Üstad, insanlık tarihini beş merhalede ele almıştır. Bu asırda nasıl bir medeniyeti takip edeceğiz?
"Hâkimiyetin şe'ni, müdahaleyi reddetmektir. Hatta, en edna bir hâkim, bir memur, daire-i hâkimiyetinde oğlunun müdahalesini kabul etmiyor." İzah eder misiniz?
Cebriyenin "sebebe ayrı, müsebbebe ayrı birer kader tasavvur etmesi" ne demektir, izah eder misiniz?
"Benim suçum, hizmet-i Kur'âniyemi maddî ve mânevî terakkiyatıma, kemâlâtıma âlet yapmakmış." Üstadımızın böyle düşünmeyeceğini biliyoruz, neden bu ifadeyi kullanmış?
"Acaib-i seb’a-i meşhure" ne demektir, dünyanın yedi harikası mıdır?
Üstad sarık taktığı halde neden sakal bırakmamış, ikisi de şeairden değil midir?
"İman hizmeti" deyince anlatılmak istenen hadise tam olarak nedir?
"Yeknesak istirahat döşeğindeki hayat, hayr-ı mahz olan vücuttan ziyade, şerr-i mahz olan ademe yakındır ve ona gider." cümlesini açıklar mısınız?
"Eskiden hangi ilme başladım, hattım olmadığı için ruhuma yazardım. Fevkalâde bir meleke ihsan edildi." İzah eder misiniz?
"Heybetle beraber âsar-ı üns ve ülfet dahi görünür." cümlesini devamıyla ve "âsar-ı üns" tabiri ile açar mısınız?
"Umum gayeler nihayetsiz bir hikmeti ve iktisadı gösteriyor. Zıt gibi görünen nihayetsiz hikmet, nihayetsiz cûd ile, sehâ ile içtima ediyor." cümlelerinin geçtiği yeri izah eder misiniz?
"Hayalât-ı muhîtiye ve evham-ı zamaniyenin elbiselerini çıkart..." Evham-ı zamaniye ile birlikte açar mısınız?
İnanıp da sefahate gidenlere şekavet-i ebedi ilamını verileceği belirtilirken; imanla ölenlerin cehenemde ebedi kalmıyacakları hakkındaki hadis-i şerifin anlamlarını nasıl tefrik edeceğiz?
Üstat'tan sonra onun şahs-ı manevisi namına Risale-i Nurlar onun mesleğini icra ediyor. Şu anki cemaatlerin konumu ve misyonu hangi boyuttadır?
"Elli sene sonraki halleri göründü..." ifadesine göre, bizim hayatımız gösterilseydi, hayatımızda ne gibi değişiklikler olurdu?
"Öyle hazinâne, öyle mahbubâne, öyle müştâkâne, öyle tazarrûkârâne saadet-i bâkiye istiyor ki, bütün kâinatı ağlattırıp, duâsına iştirak ettiriyor." Bu cümleyi izah eder misiniz?
Yükleniyor...