On Yedinci Sözün İkinci Makamı

İçerikler


  1. "Bil ey hodgâm! Bu dünyada saadet, terk-i dünyada. Hudabîn isen, o kâfidir, bıraksan da bütün eşya lehinde." Bu beyti biraz açabilir misiniz?

  2. "Bırak biçare feryadı, belâdan gel, tevekkül kıl. Zira feryat belâ-ender, hatâ-ender belâdır, bil. Belâ vereni buldunsa, atâ-ender, safâ-ender belâdır, bil..." ifadelerini devamıyla izah eder misiniz?

  3. "Cihan dolusu belâ başında varken, ne bağırırsın küçük bir belâdan? Gel, tevekkül kıl..." Cihan dolu bela başında varken, ifadesini nasıl anlamalıyız? Ayrıca "Küçük bir beladan" maksat ne olabilir?

  4. "Demek değmez ki alınsa, çürük maldır hep bu çarşıda. Öyle ise geç, iyi mallar dizilmiş arkasında..." Bu beyitte genel manada dünya tahkir ediliyor. Halbuki, başka yerlerde “dünyanın ahiretin tarlası olduğu” beyan ediliyor. Bu hususu biraz açar mısınız?

  5. "Tevekkülle belâ yüzünde gül, ta o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül." Tevekkül ile bela yüzünde gülmek ne demektir? Bela, güldükçe nasıl tebeddül eder?

  6. On Yedinci Söz'ün İkinci Makamının dipnotunda; bu makamla ilgili ifadelerin şiir olmadığı ve kasten nazmedilmediği, belki hakikatlerin kemal-i intizamı cihetinde manzum suretini aldığı ifade edilmektedir. Bu konuyu nasıl anlamalıyız?

  7. "Hakk'tan Hakk'a feryad ederim, sen gibi aşmam,/ Yerden göğe dâva ederim, sen gibi kaçmam." Beytini izah eder misiniz?

  8. "Siyah dutun bir meyvesi" cümlesinde siyah dutla ne kastedilmektedir? Bu siyah dutla manzum meyve arasındaki münasebet nedir?

  9. Eski Said’in, yeni Said lisanı ile söylemesi ne anlama gelmektedir? "Muhatâbım Ziya Paşa değil, Avrupa meftunlarıdır./ Mütekellim nefsim değil, tilmiz-i Kur'an namına kalbimdir." Bu beyti açıklar mısınız?

  10. Siyah Dutun Bir Meyvesi'nin İzahını Yapar mısınız?

  11. "Elhamdülillah diyerek rahat bulup yatacağım, zahmeti çekmem, vahşette kalmam. Allahü Ekber diyerek Ezan-ı Haşri işitip kalkacağım, mahşer-i ekberden çekinmem, Mescid-i Âzamdan çekilmem." Bu beytin izahını yapar mısınız?

  12. "İsrafil'in ezanını fecr-i haşirde işitip Allahü Ekber diyerek kalkacağım. Salât-ı kübradan çekilmem, mecma-ı ekberden çekinmem." ifadelerini izah eder misiniz, "salat-ı kübra" ne anlama gelmektedir?

  13. "Manen bana denildi ki; yetmez mi dert, derman sana." ifadesinden ne anlamalıyız?

  14. "Tevekkülsüz, gafletle, iktidar ve ihtiyarıma dayanıp derdime derman aramak için cihât-ı sitte denilen altı cihette nazar gezdirdim. Maatteessüf derdime derman bulamadım." Üstad'ın dermanını arayıp da bulamadığı dert neydi?

  15. On Yedinci Söz'ün İkinci Makamındaki, "Kalbe Farisî Olarak Tahattur Eden Bir Münacat" diye başlayan yerdeki, Farisi beyitlerin okunuşunu Latince olarak yazılı hale getirir misiniz?

  16. On Yedinci Söz'ün İkinci Makamındaki, "Kalbe Farisî Olarak Tahattur Eden Bir Münacat" diye başlayan yerin, kalbe Farisî olarak gelmesinin ve Farisî olarak yazılmasının hikmeti ne olabilir? Ayrıca, Hubab Risalesi'nde derci ne demektir?

  17. "Aşağıda ayak altında kemiklerimin toprağı ile mebde-i hilkatimin toprağı birbirine karışmış gördüm. Derman değil, derdime dert kattı... İman, o toprağı rahmet kapısı ve Cennet salonunun perdesi olduğunu gösterir." İzah?

  18. "Esassız, fâni bir dünya, hiçlik derelerinde ve adem zulümatında yuvarlanıp gidiyor. Derdime merhem değil, belki vahşet ve dehşet zehirini ilâve etti. İman o zulümatta yuvarlanan dünyayı, vazifesi bitmiş,.." İzah?

  19. "İşbu cihetten dahi deva bulamadım. Sonra başımı kaldırıp, şecere-i ömrümün başına baktım... İman, o ağacın meyvesini cenaze değil, belki ebedî hayata mazhar ve ebedî saadete namzed olan ruhumun eskimiş yuvasından yıldızlarda gezmek için..." İzah?

  20. "Soldan dahi hayır görünmediği için, hazır güne baktım. Gördüm ki: Şu gün, güya bir tabuttur. Hareket-i mezbuhanede olan cismimin cenazesini taşıyor. İman, o tabutu, bir ticaretgâh ve şaşaalı bir misafirhane gösterir." İzahını yapar mısınız?

  21. "Dehşet ve vahşet aldığım onlara mukabil benim elimde bir cüz'-i ihtiyârîden…" Cüz-i ihtiyarî ne demektir? Cüz-i ihtiyarînin insanın silahı olması, hem kısa, hem de ayarının noksan olması, kisbden başka elinden bir şeyin gelmemesi ne demektir?

  22. "İşte şu bütün ihtiyaçlarımla ve zaîfliğimle ve fakr ve aczimle beraber altı cihetten gelen dehşetler ve vahşetlerle perişan bir halde iken; kalem-i Kudretle sahife-i fıtratımda ebede uzanan arzular ve sermede yayılan emeller aşikâre,.." İzahı?

  23. "Ne geçmiş zamânâ hulûl edebilir, ne de gelecek zamana nüfuz edebilir. Mâzi ve müstakbele ait emellerime ve elemlerime faidesi yoktur... İman, dizginini cism-i hayvanînin elinden alıp kalbe, ruha teslim ettiği için; mâziye nüfuz,.." İzah eder misiniz?

  24. "Belki dünyada ne varsa, nümûneleri fıtratımda vardır. Umum onlara karşı alâkadarım. Onlar için çalıştırılıyorum, çalışıyorum." ifadesini örnekle izah eder misiniz?

  25. "İhtiyaç dairesi, nazar dairesi kadar büyüktür, geniştir. Hattâ hayal nereye gitse, ihtiyaç dairesi dahi oraya gider. Orada da hâcet vardır. Belki her ne ki elde yok, ihtiyaçta vardır. Elde olmayan, ihtiyaçta vardır. Elde bulunmayan ise hadsiz." İzah?

  26. "O cüz'-i ihtiyârîden dahi vazgeçip, İrade-i İlâhîyeye işini bırakıp, kendi havl ve kuvvetinden teberri edip, Cenâb-ı Hakk'ın havl ve kuvvetine iltica ederek hakikat-ı tevekküle yapışmaktır..." ifadesinin geçtiği yerin tafsilatlı olarak izahı?

  27. "Emeller bekasız, elemler ruhta bâki kalır." cümlesini izah eder misiniz?

  28. "Evet şu güzeran-ı hayat bir uykudur, bir rü´ya gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi, bir rüzgâr gibi uçar gider..." Burada ömür niçin temelsiz olarak vasıflandırılmış, temelsiz ömür ne demektir?

  29. "Hayata çok müştak ve ömre çok talib ve dünyaya çok âşık ve hadsiz emeller ile ve elemler ile mübtelâ bedbaht nefsim!.. Eğer sen, fâni vücudunu, o vücudu sana veren Hâlık'ın yolunda fedâ etsen, bal arısı gibi olursun." ifadesinin geçtiği yerin izahı?

  30. "Hem Onun mülküdür. Hem O vermiştir. Öyle ise, minnet etmeyerek ve çekinmeyerek fena et, fedâ et; tâ beka bulsun. Çünki: Nefy-i nefy, isbattır. Yâni: Yok, yok ise; o vardır. Yok, yok olsa; var olur." İzah eder misiniz?

  31. "Öyle ise, ey nefsim! Hiç durma. Birbiri içinde beş kârlı bu ticareti yap. Tâ beş hasâretten kurtulup, beş rıbhi birden kazanasın." Burada nazara verilen beş kârlı ticaretten ve beş hasaretten maksat nedir?

  32. "Bir matlub ki, gurubda gaybûbet etmeye mahkûmdur; kalbin alâkasına, fikrin merakına değmiyor. Âmâle merci olamıyor. Arkasında gam ve kederle teessüf etmeye lâyık değildir. Nerede kaldı ki kalb ona perestiş etsin ve ona bağlansın kalsın." İzah?

  33. "Güzel değil batmakla gaib olan bir mahbub. Çünki: Zevale mahkûm, hakikî güzel olamaz. Aşk-ı Ebedî için yaratılan ve âyine-i Sâmed olan kalb ile sevilmez ve sevilmemeli." Hakiki güzel, aşk-ı ebedî, âyine-i Sâmed olan kalp ile birlikte izah eder misiniz?

  34. "İbrahim Aleyhisselâm'dan sudûr ile, kâinatın zeval ve ölümünü ilân eden na'y-i 'lâ uhibbu’l âfilîn' beni ağlattırdı..." Mezkur ayet-i kerimenin tefsiri ile, İbrahim (a.s.)’ın kıssası hakkında bilgi verir misiniz?

  35. "İbrahim Aleyhisselâm'dan sudûr ile, kâinatın zeval ve ölümünü ilân eden na'y-i lâ uhibbu’l âfilîn beni ağlattırdı..." burada geçen farisî beyitlerin Türkçe okunuş tarzlarını yazılı hale getirebilir misiniz?

  36. "İşte o damlalar ise, Nebiyy-i Peygamber olan bir Hakîm-i İlâhî'nin Kelâmullah içinde bulunan bir kelâmının bir nevi tefsiridir." cümlesinin izahını yapabilir misiniz?

  37. Bediüzzaman Hazretlerinin kalp gözünü ağlatan esas konu ve muhteva nedir? İbrahim (as.)’ın, ifade ettiği hakikatle, Üstad’ımızın nazara verdiği konunun münasebeti ne olabilir?

  38. "Bir Mâbud ki, zevalde defnoluyor; onu çağırmam, ona iltica etmem. Çünki nihayetsiz muhtacım ve âcizim... Ebedî yaralarıma merhem süremez. Zevalden kendini kurtaramayan nasıl mâbud olur?" Mabud ve ebedi yaralardan kasıt nedir, cümyi izah eder misiniz?

  39. "Der-akab zeval ile acılanan mülâkatlar, keder ve meraka değmez. İştiyaka hiç lâyık değildir... Bütün mecâzî âşıkların divanları, yâni aşknameleri olan manzum kitabları, şu tasavvur-u zevalden gelen elemden birer feryaddır..." İzahı?

  40. "Eğer şu fâni dünyada beka istiyorsan; beka, fenadan çıkıyor. Nefs-i emmâre cihetiyle fena bul ki, bâki olasın." Bekanın fenadan çıkması ne anlama gelmektedir? Nefs-i emmare cihetiyle fani olmayı nasıl anlamalıyız?

  41. "Evet zâhire mübtelâ olan akıl, şu keşmekeş kâinatta perestiş ettiği şeylerin zevalini görmek ile me'yûsâne feryad eder ve bâki bir mahbubu arayan ruh,.." "Zahire mübtela olan akıl" ve "Baki bir mahbubu arayan ruh" ifadelerini izah eder misiniz?

  42. "Dünyaperestlik esasatı olan ahlâk-ı seyyieden tecerrüd et, fâni ol. Daire-i mülkünde ve malındaki eşyayı Mahbub-u Hakikî yolunda feda et. Mevcudatın ademnümâ akıbetlerini gör. Çünkü şu dünyadan bekàya giden yol, fenâdan gidiyor." Açıklar mısınız?

  43. "Esbab içine dalan fikr-i insanî, şu zelzele-i zeval-i dünyadan hayrette kalıp, me'yûsâne fîzar ediyor. Vücud-u hakikî isteyen vicdan,.." Fikr-i insanînin esbab içerisine dalmasını nasıl anlamalıyız? Vicdanın hakiki vücut istemesi ne demektir?

  44. "Evet, nimet içinde in'am görünür; Rahman'ın iltifatı hissedilir. Nimetten in'ama geçsen, Mün'im'i bulursun. Hem her eser-i Samedânî, bir mektub gibi, bir Sâni'-i Zülcelâl'in esmâsını bildirir..." izah?

  45. "Her fâni şeyde, bâkiye îsal eden iki yol bulabilirsin ve can ve canan olan Mahbub-u Lâyezal'in tecelli-i Cemâlinden iki lem'ayı, iki sırrı görebilirsin..." Her fani şeyde bakiye isal eden iki yol nedir? Can ve canan olan mahbub-u layezal ne demektir?

  46. "Fıtratı aşkla yoğrulmuş gibi sermest-i cam-ı aşk olan Mevlâna Cami" ifadesinin ışığında, Mevlana Cami Hazretlerinin meşrebi ve mesleği hakkında bilgi verir misiniz?

  47. "Madem uful edenlerden ve zevâl bulanlardan ruh elini çekti. Kalb dahi mecazî mahbuplardan vaz geçti. Vicdan dahi fânilerden yüzünü çevirdi. Sen dahi, biçare nefsim..." Ruh, kalp ve nefis sıralamasının bir hikmeti var mıdır?

  48. "Masnuatta hiçbir eser yok ki, çok mânâlı bir lafz-ı mücessem olmasın, Sani'-i Zülcelâl'in çok esmâsını okutturmasın. Masnuat, elfâzdır, kelimât-ı kudrettir; mânâlarını oku, kalbine koy. Manasız kalan elfâzı, bilâperva zevalin havasına at..." İzah?

  49. "Sermayesi âfâkî mâlûmattan ibaret olan akl-ı dünyevî,.. Kalb dahi mecâzî mahbublardan vazgeçti. Vicdan dahi fânilerden yüzünü çevirdi. Sen dahi bîçare nefsim,.." Akıl, ruh, kalp, vicdan ve nefis sıralaması ve münasebeti açısından izah eder misiniz?

  50. "Yalnız Biri iste; başkaları istenmeye değmiyor. Biri çağır; başkaları imdada gelmiyor. Biri talep et; başkaları lâyık değiller. Biri gör; başkaları her vakit görünmüyorlar, zevâl perdesinde saklanıyorlar..." İzah?

  51. "Alem bütün mevcûdâtıyla muhtelif dilleriyle, ayrı ayrı nağamatıyla zikr-i İlâhinin halka-i kübrâsında beraber "Lâ ilahe illa Hu" der, vahdâniyete şehadet eder..." Fanilerin ve uful edenlerin açtığı yaraya kelime-i tevhidin çare ve deva olmasının izahı?

  52. "Beni dünyaya çağırma, … Ona geldim fena gördüm." Ehl-i gaflet dünyasının hakikatini tasvir eden aşağıdaki Birinci Levha'nın, her bir cümlesini özetle açabilir misiniz?

  53. "Sabahleyin kalbime bu iki levha hutur etti. Şiire benzer, fakat şiir değiller. O mübarek hatıranın hatırı için ilişmedim. Geldiği gibi muhafaza edildi..." Mukaddeme hakkında bilgi verebilir misiniz?

  54. "Dema gaflet zeval buldu,… Ve nur-u Hak ayân gördüm." Ehl-i hidayet ve huzurun dünyalarının hakikatini tasvir eden aşağıdaki İkinci Levha'nın, her bir cümlesini özetle açabilir misiniz?

  55. "Şeyh-i Geylanî'nin (K.S.) Esma-i Hüsna manzumesini okudum. Bana bir arzu geldi ki, esma-i hüsna ile bir münacat yazayım. Münacat-ı Esmaiyesine bir nazire yapmak istedim." Üstad'ın okuduğu bu manzume hangisidir, bu nazirenin tercümesini yapar mısınız?

  56. "Fâniyim, fâni olanı istemem. Âcizim, âciz olanı istemem. Ruhumu Rahman'a teslim eyledim, gayr istemem. İsterim, fakat bir yâr-ı bâki isterim. Zerreyim, fakat bir şems-i sermed isterim. Hiç ender hiçim, fakat bu mevcudatı umumen isterim." İzahı?

  57. "Birden Ahmed-i Cezerî'nin Kürdçe … fıkrası hatırıma geldi. Kalbim, ibret manalarını ifade için … ağladı." Ahmed-i Cezeri kimdir?

  58. "Latif bir rüzgar esmesi ile o ağaçların hallerinin tesbihat-ı cezbe-eda suretine çevrilmesi ile, o eğlence temaşasının ibret nazarına ve hikmet kulağına dönmesi..." ne anlama gelmektedir?

  59. Nurların telifine vesile olan ve meyvesi olarak nazara verilen; Barla hayatı (çam, katran, ardıç, kara kavak) hakkında malumat alabilir miyiz?

  60. Üstad’ımızın kalbine ibret manaları olarak gelen ifadelerin; hem okunuşlarını ve hem de günümüz Türkçesi ile birer cümle halinde izahlarını yazar mısınız?

  61. "Şu rahmet-i İlahiyenin âsârıyladır ki; her zîhayat, kendine mahsus tesbih ve namazın dersini alıyorlar." cümlesini izah eder misiniz?

  62. Şehnaz-ı Çelkezi adındaki meşhur bir dünya güzelinin hatırlatılmasından maksat nedir?

  63. "Sultan Mahmud gibi mahbubundan ayrılmış bütün aşıkların başlarında, hüznalud mahbubların nağmesinin tarzını işittiriyorlar." cümlesi hakkında bilgi verir misiniz?

  64. "Fikir, o neylerden, başta Mevlânâ Celâleddin-i Rumî olarak bütün âşıkların işittikleri elemkârâne teşekkiyât-ı firâkı işitmiyor. Belki, Zât-ı Hayy-ı Kayyûma karşı takdim edilen teşekkürat-ı Rahmâniyeyi ve tahmidat-ı Rabbâniyeyi işitiyor." İzahı nasıl?

  65. "Hayal ise, görüyor: Güya şu ağaçların müekkel melâikeleri içlerine girip her bir dalında çok neyler takılan ağaçları cesed olarak giymişler." Meleğin ağacı ceset olarak giymesi mecazi midir, açar mısınız?

  66. "Cenâb-ı Hakk'tan hukuk-u hayatını ‘Yâ Hak’ deyip hazine-i rahmetten istiyorlar." Hukuk-u hayat istemek ne demektir, halka-i zikirde çalışmak nasıl olur?

  67. "Barla'da Çam Dağı'nda yüksek bir mevkide, gecede semanın yüzüne baktım. Gelecek fıkralar, birden hutur etti. Yıldızların lisan-ı hal ile konuşmalarını hayalen işittim gibi bu yazıldı..." Yıldıznameyi izah eder misiniz?

  68. "Bu semânın arza bakan, Cennete dikkat eden, Binler müdakkik gözleriz biz..." cümlesinin izahını yapar mısınız, yani yıldızlar her iki aleme de nazar ediyorlar mı?

  69. "Cennete bakıyorlar; yani o iki âleme nezaretleri var demektir." cümlesini izah eder misiniz?

  70. On Yedinci Söz, İkinci Makam, Birinci ve İkinci levhalarını açıklar mısınız? "Beni dünyaya çağırma, Ona geldim fenâ gördüm..."

Yükleniyor...