Block title
Block content

Zerre

İçerikler

  1. "Cenâb-ı Hakka nâzır ve Ona vasıl olan yollar, kapılar, âlemin tabakaları, sahifeleri, mürekkebatı nisbetinde bir yekûn teşkil etmektedir. Âdi bir yol kapandığı zaman bütün yolların kapanmış olduğunu tevehhüm etmek, cehaletin en büyük bir şahididir..." İ'lem'i izah eder misiniz?

  2. "Her şeyin batını zahirinden daha ali, daha kamil, daha latif, daha güzel, daha müzeyyen olduğu gibi, hayatça daha kavi, şuurca daha tamdır." Şuurca daha tam olması ne demektir?

  3. "Herşeyin bâtını zahirinden daha âli, daha kâmil, daha lâtif, daha güzel, daha müzeyyen olduğu gibi, hayatça daha kavî, şuurca daha tamdır..." İ'lem'i izah eder misiniz?

  4. "Zahirde görünen hayat, şuur, kemal ve saire, ancak batından zahire süzülen zayıf bir tereşşuhtur. " cümlesini açıklar mısınız?

  5. Âdi bir yol kapandığı zaman bütün yolların kapanmış olduğunu tevehhüm etmek, cehaletin en büyük bir şahididir.. Cümlesini açar mısınız?

  6. Binaenaleyh alem-i melekut, alem-i şehadetten; alem-i gayb, dünya ve ahiretten daha ali ve daha yüksektir; cümlesini açıklar mısınız?

  7. Binaenaleyh, âlem-i melekût âlem-i şehadetten, âlem-i gayb dünya ve âhiretten daha âli ve daha yüksektir.. Cümlesini açar mısınız?

  8. Cenab-ı Hakk'a nazır ve ona vasıl olan yollar, kapılar; alemin tabakaları, sayfaları, mürekkebatı nisbetinde bir yekun teşkil etmektedir. Bu cümleyi açıklar mısınız?

  9. "Bütün insanlarda, biri tevafuk, diğeri tehalüf olmak üzere iki cihet vardır. Tehalüf ciheti Sâniin muhtar olduğuna, tevafuk ciheti ise Sâniin Vahid-i Ehad olduğuna delâlet ederler..." cümlesini açıklar msısnız?

  10. "Fesubhanallah! Yüzün o küçük sayfasında nasıl gayr-ı mütenahi nişanlar derc edilmiştir ki, gözle okunur da nazarla, yani akılla görülmez." cümlesini açıklar mısınız?

  11. "İnsan nevinde şu tehalüfle beraber buğday, üzüm, arı, karınca nevilerindeki tevafuk, kör tesadüfün işi olmadığı güneş gibi aşikârdır..." izahı?

  12. "Senin yüzün, vechin o kadar küçüklüğü ile beraber geçmiş ve gelecek bütün insanların adedince kendisini onlardan ayıran ve tarif eden nişan ve alâmetleri hâvi olduğu gibi, yüzünü teşkil eden esas ve erkânında da bütün insanlar ittifaktadır..." İ'lem'i izah eder misiniz?

  13. "Tesadüf, şirk ve tabiattan teşekkül eden fesat şebekesinin alem-i İslam'dan nefiy ve ihracına, Risale-i Nur'ca verilen karar infaz edilmiştir." cümlesini açıklar mısınız?

  14. "Cenab-ı Hak her şeye layıkını veriyor." deniyor. Mesela ağaçlar yürüseydi, gel deyince gelse, eğil deyince eğilse ve meyvelerini kolayca toplasak daha güzel olmaz mıydı?

  15. "İnsan, hikmetle yapılmış bir masnûdur. Ve Sâniin gayet hakîm olduğuna, yaptığı vuzuh-u delâletle, sanki mücessem bir hikmet-i nakkaşedir. Tecessüd etmiş bir ilm-i muhtardır. İncimad etmiş bir kudret-i basîre olduğu gibi,.." Devamıyla izahı?

  16. "İnsan,.. öyle bir fiilin mahsulüdür ki, istidadı irade ettiği şeyi kendisine veriyor." ifadesini devamıyla birlikte açıklar mısınız?

  17. "Kader, herşeye bir miktar ve o miktara göre bir kalıp vermiştir. Feyyaz-ı Mutlaktan aldığı feyze olan kabiliyeti o kalıba göredir..." izahı nasıldır?

  18. "Mâlûmdur ki, dahilden harice süzülen cüz-ü ihtiyarî mizanıyla, ihtiyaç derecesiyle, kabiliyetin müsaadesiyle, hâkimiyet-i Esmânın nizam ve tekabülüyle feyz alınabilir." cümlesini izah eder misiniz?

  19. "Şeytanın ilka etmekte olduğu vesveselerden biri: Yahu, şu koyun veya inek, eğer Kadîr ve Alîm-i Ezelî'nin nakşı, mülkü olmuş olsa idi; bu kadar miskin bîçare olmazlardı..." İ'lem'i izah eder misiniz?

  20. Eğer atası, in'amı bu kaideden hariç olsaydı, senin eşeğinin kulağı senden ve senin üstadlarından daha akıllı, daha alim olması lazımdı.. Devamıyla izah eder misiniz?

  21. Kader, herşeye bir miktar ve o miktara göre bir kalıp vermiştir. Feyyaz-ı Mutlaktan aldığı feyze olan kabiliyeti o kalıba göredir.. Acaba burada cüz-i ihtiyariye yapılan bir icbar yok mudur?

  22. Malumdur ki, dahilden harice süzülen cüz-ihtiyari mizanıyla, ihtiyaç derecesiyle, kabiliyetin müsaadesiyle, Hakimiyet-i Esmanın nizam ve tekabülüyle feyz alınabilir; ifadesini açıklar mısınız?

  23. "Basir", "Şehid" ve "Rakib" isimlerini ve aralarındaki farkları izah edebilir misiniz?

  24. "Bir insanı yaratan Halık'ın, alemi müştemilatıyla beraber yaratmasında bir bu'd, bir garabet yoktur." cümlesini devamıyla açıklayabilir misiniz?

  25. "Bir insanı yaratan Hâlık'ın, âlemi müştemilâtıyla beraber yaratmasında bir bu'd, bir garabet yoktur..." İ'lem'i izah eder misiniz?

  26. "Ey nefs-i emmare! Eğer evamire imtisal dairesinden çıkarsan, ya herkesin ayağını öpercesine müraat ve ihtirametmeye mecbur olursun. Ve ya ehemmiyet vermeyerek zalim-i ale"l küll olacaksın." cümlelerini açıklar mısınız?

  27. "İnsan, hikmetle yapılmış bir masnûdur. Ve Sâniin gayet hakîm olduğuna, yaptığı vuzuh-u delâletle, sanki mücessem bir hikmet-i nakkaşedir..." İ'lem'i izah eder misiniz?

  28. "İnsan, öyle bir in'am ve ihsanın kesifidir ki, bütün hacatına vakıftır. Öyle bir kaderin tersim ettiği bir surettir ki, bünyesine lazım ve münasip şeyleri bilir." izahı?

  29. "Senin iktidarın kısa, bekan az, hayatın mahdud, ömrünün günleri ma'dud ve her şeyin fânidir. Öyle ise, şu kısa, fâni ömrünü fâni şeylere sarfetme ki, fâni olmasın. Bâki şeylere sarfet ki, bâki kalsın..." izah eder misiniz?

  30. "Bazı dünyevî işlerini ebedîleştirmek için şöyle bir desisesi de vardır ki, “Matluplarımın dünyada semereleri olmasa da esasları âhiretle muttasıl ve âhirette faideleri vardır” diye mütesellî oluyor..." izah eder misiniz, bunu desise kılan şey nedir?

  31. "Evham, şübehat, dalâletin menşe' ve mahzenlerinden biri: Nefis, kendisini kader ve sıfât-ı İlahiyenin tecelliyat dairesinden hariç addeder... Nefs-i emmare, devekuşu gibi aleyhine olan şeyi lehine zanneder. Veya sofestaî gibi münakaşa edenleridir ki, vekilleri birbirini reddeder." İ'lem'i izah eder misiniz?

  32. "Gâfil nefis, âhireti dünyanın bitişiğinde ve dünya ile bağlı bir menzil zannediyor. Bu itibarla nefsin elinde iki silâh vardır... Nefis, devekuşu gibidir. Şeytan sofestaî, heva da bektaşîdir." İ'lem'i izah eder misiniz?

  33. "Gafil nefis, ahireti dünyanın bitişiğinde ve dünyayla bağlı bir menzil zannediyor. Bu itibarla nefsin elinde iki silah vardır. Dünyanın zeval ve fenasının eleminden kurtulmak için ahireti düşünmekle ümitvar olur..." izahı?

  34. "Hülâsa: Nefis, devekuşu gibidir. Şeytan Sofestâî, hevâ da Bektâşîdir." vecizesini açıklar mısınız?

  35. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Evham, şübehat, dalâletin menşe’ ve mahzenlerinden biri: Nefis, kendisini kader ve sıfât-ı İlâhiyenin tecelliyat dairesinden hariç addeder..." Bu cümleleri izah edebilir misiniz?

  36. "Matlublarımın dünyada semereleri olmasa da, esasları âhiret ile muttasıl ve âhirette faideleri vardır." diye müteselli oluyor. Meselâ: İlim gibi, "Dünyada menfaati olmasa bile âhirette faidesi vardır." diye iyi ciheti göstermekle..." Açıklar mısınız?

  37. "Nefis, devekuşu gibidir. Şeytan Sofestâî, hevâ da Bektâşîdir." izah eder misiniz?

  38. "Nefis, kendini kader ve sıfat-ı İlahiyenin tecelliyat dairesinden haric addeder. Sonra tecelliyata mazhar olanlardan birisinin mevkiinde kendisini farz eder, onda fena olur." ifadelerini açıklar mısınız?

  39. "Nefs-i emmare, devekuşu gibi aleyhine olan şeyi lehine zanneder. Veya Sofestai gibi münakaşa edenleridir ki, vekilleri birbirini reddeder. Tearuzan, tesakutan kabilinden,"Hiçbirisi de hak değildir" diye hükmeder." izahı?

  40. Nefis, kendini kader ve sıfat-ı İlahiyenin tecelliyat dairesinden haric addeder. Sonra tecelliyata mazhar olanlardan birisinin mevkiinde kendisini farz eder, onda fena olur. Sonra, başlar,.. ifadelerini devamıyla açıklar mısınız?

  41. " Eşyanın arasında muntazam tesanütle halk ve yaratmak, tecezziyi kabul etmez bir külldür, bazıyet yoktur." ifadesini açıklar mısınız?

  42. "Halk-ı eşya hakkında mûcibe-i külliye sadık olmadığı takdirde, sâlibe-i külliye sadık olur. Yani, ya bütün eşyanın hâlıkı Allah’tır veya Allah hiçbir şeyin hâlıkı değildir." İ'lem'i izah eder misiniz?

  43. "Her şeyde illetin ademini tevehhüm eden vehmin, vahi hükmünde bir kıymet yok." cümlesini açıklar mısınız?

  44. "Herşeyde illetin ademini tevehhüm eden vehmin vahi hükmünde bir kıymet yok." cümlesini izah eder misiniz?

  45. "Maahaza, nuru neşredenin nursuz, icad edenin vücudsuz, icab ettirenin vücubsuz olması muhaldir." cümlesini izah eder misiniz?

  46. "Masnudaki kemalat, tamamen Sani'deki kemalden akan bir feyizdir. Fakat kuşlardan yalnız sineği gören, tanıyan bir mikrop, kartalı gördüğü zaman 'Bu kuş değildir.' der. Çünki sinekteki şeyler onda yoktur. " Açıklar mısınız?

  47. "Ve keza, ayn’ı tersim, basarı tasvir ve nazarı tenvir edenin basarsız olduğunu düşünmek, ancak basar ve basiretten mahrum olan adamın işidir." izah eder misiniz?

  48. Halk-ı eşya hakkında mûcibe-i külliye sadık olmadığı takdirde, sâlibe-i külliye sadık olur. Yani, ya bütün eşyanın hâlıkı Allah’tır veya Allah hiçbir şeyin hâlıkı değildir.. Cümlesini açar mısınız?

  49. "Ey devamı isteyen nefis! ...Esma-i İlahiyeden birisinin hayt-ı şuasıyla temessük et ki, adem deryasına düşmeyesin" şeklinde devam eden cümleyi açıklar mısınız?

  50. "Ey devamı isteyen nefis!...Onun cevherine sadef ve zarf ol ki, kıymetli olasın." Bu cümleyi devamı ile birlikte açıklar mısınız?

Yükleniyor...