Zerre

İçerikler


  1. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Cenâb-ı Hakka nâzır ve Ona vasıl olan yollar, kapılar, âlemin tabakaları, sahifeleri, mürekkebatı nisbetinde bir yekûn teşkil etmektedir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  2. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Her şeyin bâtını zahirinden daha âli, daha kâmil, daha lâtif, daha güzel, daha müzeyyen olduğu gibi, hayatça daha kavî, şuurca daha tamdır..." Devamıyla izah eder misiniz?

  3. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Senin yüzün, veçhin o kadar küçüklüğüyle beraber, geçmiş ve gelecek bütün insanların adedince kendisini onlardan ayıran ve tarif eden nişan ve alâmetleri hâvi olduğu gibi,.." Devamıyla izah eder misiniz?

  4. "Cenab-ı Hak her şeye layıkını veriyor." deniyor. Mesela ağaçlar yürüseydi, gel deyince gelse, eğil deyince eğilse ve meyvelerini kolayca toplasak daha güzel olmaz mıydı?

  5. "Dahilden harice süzülen cüz-ü ihtiyari mizanıyla, ihtiyaç derecesiyle, kabiliyetin müsaadesiyle, hakimiyet-i esmanın nizam ve tekabülüyle feyz alınabilir…" ifadesini açıklar mısınız?

  6. "Eğer atası, in'amı bu kaideden hariç olsaydı, senin eşeğinin kulağı senden ve senin üstadlarından daha akıllı, daha alim olması lazımdı..." Devamıyla izah eder misiniz?

  7. "İnsan, hikmetle yapılmış bir masnûdur. Ve Sâniin gayet hakîm olduğuna, yaptığı vuzuh-u delâletle, sanki mücessem bir hikmet-i nakkaşedir..." Bu İ'lem'i izah eder misiniz?

  8. "Kader, her şeye bir miktar ve o miktara göre bir kalıp vermiştir. Feyyaz-ı Mutlaktan aldığı feyze olan kabiliyeti o kalıba göredir..." Acaba burada cüz-i ihtiyariye yapılan bir icbar yok mudur?

  9. "Kader, her şeye bir miktar ve o miktara göre bir kalıp vermiştir. Feyyaz-ı Mutlaktan aldığı feyze olan kabiliyeti o kalıba göredir..." İzahı nasıldır?

  10. "Şeytanın ilka etmekte olduğu vesveselerden biri: Yahu, şu koyun veya inek, eğer Kadîr ve Alîm-i Ezelî'nin nakşı, mülkü olmuş olsa idi; bu kadar miskin bîçare olmazlardı..." Bu İ'lem'i izah eder misiniz?

  11. "Basir", "Şehid" ve "Rakib" isimlerini ve aralarındaki farkları izah edebilir misiniz?

  12. "Bir insanı yaratan Hâlık'ın, âlemi müştemilâtıyla beraber yaratmasında bir bu'd, bir garabet yoktur..." Bu İ'lem'i izah eder misiniz?

  13. "Ey nefs-i emmare! Eğer evamire imtisal dairesinden çıkarsan, ya herkesin ayağını öpercesine müraat ve ihtiram etmeye mecbur olursun. Ve ya ehemmiyet vermeyerek ‘zalim-i ale’l-küll” olacaksın." cümlelerini açıklar mısınız?

  14. "Senin iktidarın kısa, bekan az, hayatın mahdud, ömrünün günleri ma'dud ve her şeyin fânidir. Öyle ise, şu kısa, fâni ömrünü fâni şeylere sarfetme ki, fâni olmasın. Bâki şeylere sarfet ki, bâki kalsın..." İzah eder misiniz?

  15. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Evham, şübehat, dalâletin menşe’ ve mahzenlerinden biri: Nefis, kendisini kader ve sıfât-ı İlâhiyenin tecelliyat dairesinden hariç addeder." Bu cümleleri izah edebilir misiniz?

  16. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Gafil nefis, âhireti dünyanın bitişiğinde ve dünya ile bağlı bir menzil zannediyor. Bu itibarla nefsin elinde iki silâh vardır..." devamıyla izah eder misiniz?

  17. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Halk-ı eşya hakkında mûcibe-i külliye sadık olmadığı takdirde, sâlibe-i külliye sadık olur. Yani, ya bütün eşyanın hâlıkı Allah’tır veya Allah hiçbir şeyin hâlıkı değildir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  18. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Nefs-i nâtıkanın en yüksek matlubu devam ve bekadır. Hattâ vehmî bir devam ile kendisini aldatmazsa hiçbir lezzet alamaz..." Devamıyla izah eder misiniz?

  19. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Sen kendi vücudunu yapmaya kadir değilsin. Ve elin onu icad etmekten kasırdır. Başkaları dahi o işten âciz ve kasırdırlar. İstersen tecrübe et..." Devamıyla izah eder misiniz?

  20. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Şu görünen âlem, İlâhî bir dükkân ve bir mahzendir. İçerisinde envâen türlü türlü mensucat kumaşlar, mekûlât yemekler, meşrubat şerbetler vardır..." Devamıyla izah eder misiniz?

  21. "İ’lem Eyyühel-Aziz! Enaniyetten neşet eden şirk-i hafî katılaştığı zaman, esbab şirkine inkılab eder. Bu da devam ederse, küfre tahavvül eder. Bu dahi devam ederse, ta'tile yani hâlıksızlığa incirar eder. El'iyazübillah!.." İzah eder misiniz?

  22. "İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanın hilkatinden maksat, mahfî hazine-i İlâhiyeyi keşif ile göstermek ve Kadîr-i Ezelîye bir burhan, bir delil, bir mâkes-i nurânî olmakla Cemâl-i Ezelînin tecellîsi için şeffaf bir mir’at, bir ayine olmaktır." İzah eder misiniz?

  23. "İnsanın da istidadına bakılırsa, vazife-i fıtriyesinin ubudiyet olduğu anlaşıldığı gibi, ruhani ulviyyetine ve ebediyyete olan derece-i iştiyakına da dikkat edilirse,.." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

  24. "İnsanlardan bir çekirdek var ki, Cenâb-ı Hak şecere-i hilkati o çekirdekten inbat etmiştir. O çekirdek de ancak ve ancak bütün ehl-i kemalin ve belki nev-i beşerin nısfının ittifakıyla efdalü’l-halk, seyyidü’l-enam Hazret-i Muhammed’(dir)." İzah?

  25. "İ’lem Eyyühel-Aziz! Arslan gibi hayvanların diş ve pençelerine bakılırsa, iftiras ve parçalamak için yaratılmış oldukları anlaşılır. Ve kavunun, meselâ, letafetine dikkat edilirse, yemek için yaratılmış olduğu hissedilir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  26. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Ey nefis! Eğer takvâ ve amel-i salih ile Hâlıkını razı ettiysen, halkın rızasını tahsile lüzum yoktur; o kâfidir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  27. "Vâcibü’l-vücud zatında, mahiyetinde mümkine benzemediği gibi ef’alinde de benzemiyor. Çünkü Vâcibü’l-vücud’un kudretine nisbeten yakın uzak, az çok, küçük büyük, fert nevi, cüz küll aralarında fark yoktur. " İzahı nasıldır?

  28. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Siyah ve beyaz nakışlar ile nakışlı bir imâme ile küre-i arzın kafasını saran semâvat ve arzın Nâzım ve Hâlıkı olan Allah’ın ulûhiyetine lâyık mıdır ki, âlemin bazı safahatını miskin bir mümkine..." İ'lem'in izahı?

  29. "... İşte bu hal, hilkat-i eşyada Saniin külfeti olmadığına ve her şeyin vücuda gelmesi ancak ‘Kün’ emriyle olduğuna bahir bir burhandır." Anlatılanların "OL" emriyle ilgisini anlıyamadım; izah eder misiniz?

  30. "Her bir masnûda, her bir zerrede görünen tasarruf-u mutlak, kudret-i muhîta ve hikmet-i basîrenin delâlet ve şehadetleriyle sabittir ki, bütün eşyânın Sânii vahiddir, şeriki yoktur. Ne kudretinde inkısam var, ne iktidar ve ihtiyarında tecezzî..." İzah?

  31. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Allah ilmi, iradesi, kudreti ve sair sıfâtıyla muhittir. Daire-i ihâtasından hariç bir şey yoktur..." Bu İ'lem'i izah eder misiniz?

  32. "Sinek, örümcek, pire gibi küçük hayvanlar, fil, camus, deve gibi büyük hayvanlardan daha zeki, hilkatçe daha güzel, sanatça daha tam oldukları halde, bunların ömrü kısa onlarınki uzun, bunların zâhiren menfaatleri yok, onlarınki var..." İzahı?

  33. "İ’lem Eyyühel-Aziz! Umumî olan bir in'am ile inayet-i şahsiye arasında münafat yok. Meselâ: Bir ziyafete yapılan umumî bir davet altında şahıslar da davet edilmiş olur..." İ'lem'i izah eder misiniz?

  34. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Fısk çamuruyla mülevves olan medeniyet, insanları da o çamur ile telvis ediyor. Ezcümle: Riyâyı şan ve şeref ile iltibas etmiş. İnsanları da o pis ahlâka sevk ediyor..." İ'lem'i izah eder misiniz?

  35. "İ’lem eyyühe’l-aziz! Yarın seni zillet ve rezaletlere mâruz bırakmakla terk edecek olan dünyanın sefahetini bugün kemâl-i izzet ve şerefle terk edersen, pek aziz ve yüksek olursun..." Devamıyla izah eder misiniz?

  36. "İ’lem Eyyühel-Aziz! Nübüvvet-i Ahmediyeyi (asm) isbat eden delillerden biri de tevhiddir..." Bu İ'lem'i izah eder misiniz?

  37. "Sath-ı âlemde kurulan şu sergi-yi İlahîde teşhir edilen tezyinata, kemalâta, güzel manzaralara ve rububiyetin haşmetiyle uluhiyetin azametine bir müşahid, bir mütenezzih, bir mütehayyir, bir mütefekkir lâzımdır ki..." İzah?

  38. "Evet, mâşukun hüsnü, âşıkın nazarını istilzam ettiği gibi, Nakkaş-ı Ezelînin rububiyeti de insanın nazarını iktizâ eder ki, hayret ve tefekkür ile takdir ve tahsinlerde bulunsun..." Devamıyla izah eder misiniz?

  39. "Mahlukatın en zalimi insandır. İnsan, kendi nefsine olan şiddet-i muhabbetten dolayı kendisine hizmeti ve menfaati olan şeyleri hem sever, hem kıymet verir. Semeresinden istifade gördüğü şeylere abd ve köle olur..." Her insan öyle midir?

  40. "İ’lem Eyyühel-Aziz! Bir katre su, bir deniz suyu ile müttehiddir. Çünkü ikisi de sudur. Nehir suyu ile de müttehiddir. Çünkü ikisinin de menşeleri semadır..." Devamıyla izah eder misiniz?

  41. "İ’lem Eyyühel-Aziz! Cenâb-ı Hak kâinatı teşkil eden zerratı, şeriat-ı fıtriyesine müsahhar ve muti' ve evamir-i tekviniyesine de münkad ve mümessil kılmıştır. Bir arı, ‘Kün’ emrine imtisalen matlub bir şekle girdiği gibi, herhangi bir hayvan..." İzah?

  42. "Ve keza, hayatın icadında ille-i gaiyenin yalnız hayat olduğunu bilir. Cenâb-ı Hakkın icad ettiği hayylarda hedef ittihaz ettiği binlerce hikmetlerinden haberi yok. Acaba imkân ve ihtimalden hariç midir ki, âlemde görünen şu eşya-yı harika..." İzah?

  43. "İ’lem Eyyühel-Aziz! Mümkin ünvanı altındaki eşyanın vücudunda tegayyür var. Yani keyfiyetleri, halleri değişir. Binaenaleyh mümkin olan bir şeyin daima bir halde tevakkuf ve sükut etmekle atalette kalması, o şeyin ahval ve keyfiyetleri için..." İzah?

Yükleniyor...