Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.)

1947 yılında Erzurum’da doğdu. İlk, orta ve yüksek tahsilini aynı ilde tamamladı.

1969 yılında İşletme Fakültesinden mezun oldu.

1970 yılında asistan, 1974’de doktor, 1978’de doçent, 1988’de profesör oldu. Aynı fakülteden 2011 yılında emekli oldu.

Sitelerimizde binlerce soru-cevap, makale ve video içeriği bulunan kıymetli ağabeyimiz; tüm mesaisini iman ve Kur’an hizmeti ile geçirerek, bu sahada eserler telif ederek, ilmi çalışmalar yaparak 07.02.2023'te ruhunu Rahman'a teslim eyledi, Allah rahmet eylesin, mekanı cennet makamı âli olsun, amin...

Sitedeki Yazıları

  1. "Cenâb-ı Hakk’ın insanı meleklerine tercih edip hilâfet rütbesini verdiği halde...” ne demektir?

  2. "İnsanın kalb cüzdanındaki letaif ve akıl defterindeki havas ve istidadındaki cihazât..." ifadesinde; "letaif, havas ve cihazât"tan neleri anlamalıyız? Bunların kalb, akıl ve istidatla alakası nedir?

  3. "Bâb-ı Risalet ve Tenzildir, Bismillahirramânirrahîm’in cilvesidir." cümlesine göre; bâb-ı risalet ve tenzilin besmeleyle münasebeti nedir?

  4. "Ölüme de muvakkat bir hayat rengi vermek mümkündür." cümlesini açıklar mısınız?

  5. "Ehl-i tabiat, ehl-i dalalet, ehl-i felsefenin çiçek, çekirdek ve meyvelerdeki kader ve kudretin yazdığı ince hattı okuyamadıkları..." hususunu nasıl anlayabiliriz?

  6. Onuncu Hakikat'in sonunda, “mecma-i ekberde muhasebenin görünmesi ve meşher-i azamda gösterilmesi” tabirleri kullanılıyor. Bu ifadeleri nasıl anlamalıyız?

  7. "O Alîm-i Zülcelalin nur-u ilmine karşı eşyanın gizlenmesi, bin derece daha gayr-ı kabildir, muhaldir. Çünkü huzur var." Bu iki cümleyi, nur-i ilim ve huzur kavramlarını esas alarak açıklar mısınız?

  8. "Ziya, hava, su ve toprak gibi, kuvvetli ve şümullü dört anasır-ı esasiye olan; hikmet, adalet, inayet ve merhametin hakikatleri" Maddî unsurların, manevî unsurlarla münasebeti nasıldır?

  9. "Ad ve Semud kavminden tut, şu zamanın mütemerrid kavimlerine kadar gelen sille-i tedip ve taziyane-i tazib..." Tokatların İlâhî bir ceza olduğu insanlarca neden idrak edilemiyor?

  10. "İnsan istidadı nisbetinde burada ekiyor ve ekiliyor, ahirette mahsul alıyor.” cümlesini izah eder misiniz?

  11. "Beşeri şecere-i kâinatın en cami, en nazik ve en nazenin ve en nazdar ve en niyazdar meyvesi olarak yaratıp" ifadesinde geçen sıfatların diğer mahlukatla mukayesesini yapabilir misiniz?

  12. "Başkalarını ayniyet derecesinde bir misliyet sûretinde icad etmesi" ne anlama geliyor? Bununla kimler kastediliyor? Ayrıca insanların haşirde ihyası; ayniyle mi, misliyle mi olacak?

  13. "Arzın sahifesinde üç yüz binden ziyade envaı kudret ve kader kalemiyle, ahsen-i sûret üzere yazar." Burada kastedilen mahlûkat ise; insanın ahsen-i takvimde yaratılmasıyla nasıl bağdaştırabiliriz?

  14. Zâhirden Hakikate geçen ve Allah’ın kurb-u huzuruna müşerref olan bütün ervah-ı neyyire ashabı, bütün kulûb-u münevvere aktabı ve bütün ukûl-u nuraniye erbabı olanlar kimlerdir?

  15. "Âlem-i mülk ve melekûtunda daimî meskenler, ebedî sâkinler, bâki makamlar, mukim mahluklar bulunmayıp..." Âlem-i mülk ve melekutun, ahiret ve ebedî hayatla ilgisi nasıldır?

  16. "O Zât-ı Hakîm, insanı, bütün mahlûkat içinde kendine küllî muhatap ve cami bir ayine yapıp..." Burada bütün insanlar mı; yoksa bir grup veya hususî bir zât mı nazara veriliyor?

  17. "İnsanın başına ve içindeki havassına saçları adedince vazifeler yükletsin…” cümlesinde, başa yüklenen vazifeler ile içindeki havassa yüklenen vazifeler neler olabilir? Misaller verebilir misiniz?

  18. Hüve Nüktesi'nde, hava zerrelerinin telsiz, radyo vs. dalgalarını ilettiği yazılmış; hâlbuki elektromanyetik dalgaların yayılması için havaya ihtiyaç yoktur. Bunu nasıl anlamalıyız?

  19. "Eğer iman hayata hayat olsa, o vakit hem geçmiş hem gelecek zamanlar imanın nuruyla ışıklanır ve vücut bulur." İzah eder misiniz?

  20. "Üç yüz binden ziyade enva-ı mahlûkatı haşr ve neşredip kudretini gösteren" ifadesinden şöyle bir soru akla geliyor: Dünyevî haşr ve neşr ile kıyametteki haşr ve neşr arasında fark var mıdır?

  21. "Bab-ı Vaad ve Vaiddir. İsm-i Celîl ve Cemîlin cilvesidir." Birbirine zıt olan esmânın haşirle münasebeti nasıldır?

  22. Alîm-i Mutlak ve Kadîr-i Mutlak ifadelerinde geçen "mutlak" kelimesi hangi manada kullanılmaktadır? Münazarat’ta, "mutlak olanların takyid olunabileceği" ifade edilmektedir?

  23. "İfâ-yı vaad ise hem bize, hem her şeye, hem kendisine, hem Saltanat-ı Rububiyetine pek çok lâzımdır." Ne demektir?

  24. "Hulf-ül vaad ya cehilden, ya aczden gelir." cümlesini nasıl anlamalıyız?

  25. Nizam ve mizanın ilim, hikmet, irade ve kudretle tezahür etmesini biraz açar mısınız?

  26. "Nihayetsiz küçüklük içinde, nihayetsiz büyük cinayet işliyorsun." cümlesinde insan neye göre küçüktür? Hâlbuki insan, kâinatın kendisine hizmet ettiği en müstesna varlıktır.

  27. Mahlûkatın tarihçe-i hayatının zâhir ve bâtın âyinelerde muhafaza edilmesi ne manaya geliyor?

  28. Bazı ehl-i cehennemin bir dişinin dağ kadar olması, ifadesi hadis midir; nasıl anlamalıyız?

  29. "Cenâb-ı Hak en küçük bir hadiseyi ve en ufak bir hizmeti yazar, yazdırır." cümlesinde hem kendisinin yazması, hem de yazdırması nasıl oluyor?

  30. "Şu mevcudat Hak söyleyen sadık kelimeleri, şu hadisat-ı kâinat; doğru söyleyen natık ayetleri olan Cenâb-ı Hak vaad etmiş elbette yapacaktır." cümlesindeki mukayeseyi biraz açabilir misiniz?

  31. "En büyük, en mükerrem ve en müşerref bir mahluk olan insanın büyük olan amelleri ve mühim olan fiilleri; mühim bir hesap ve mizana girecek." Mühim ve büyük olmayan fiiller, ameller nelerdir?

  32. Dokuzuncu Hakikat'te, Bab-ı İhya ve İmate’nin İsm-i Kayyum’la münasebetini izah eder misiniz?

  33. Yedinci Hakikat'in haşiyesinde; mazide olan bütün vukuatın birer kitap gibi tanzim edilmesi ile, kader için "tersim", kudret için "yazı" tâbirinin kullanılmasını açar mısınız?

  34. Eşyanın icadının bir tek zata verilmesinin kolaylığı ve suhuleti, müteaddit esbaba ve kesrete isnad edilmesinin ise müşkülatlı ve suubetli olması anlatılıyor. Bir iki misalle izah edebilir misiniz?

  35. "Kıyamet ve haşre pek benzeyen kış ile baharı her vakit bilmüşahede icad eden" Buradaki münasebetler birbirine çok yakın ve benzer olarak ifade ediliyor. Biraz açar mısınız?

  36. Birinci Esas'ta “o han gibi bu dünya dahi kendi için değil...” denilip üç nokta konulmasından anlaşılıyor ki, bu cümlenin tefekkür edilmesi isteniyor. Bu hususta fikrinizi öğrenebilir miyiz?

  37. Altıncı Hakikat'te, “Rahman olan Allah âhirette has ibadına öyle ikramlar edecek...” ifadesinde geçen “has ibad” nasıl anlaşılmalıdır? Has olmayanların durumu nasıl olacaktır?

  38. "Darü's-selâm" nedir?

  39. "Rahmân, öyle bir âlemde, öyle has ibâdına öyle ikramlar edecek; ne göz görmüş, ne kulak işitmiş, ne kalb-i beşere hutur etmiştir. Âmennâ!" Bu ifade hadis midir?

  40. Bir mahlukun üç mühim gayesinden birincisi "O şeyin Saniine" bakıyor. Vücuda gelemeyenlerin, bilkuvve niyet hükmünde olan istidadı da bu gaye için kâfi midir?

  41. Yedinci Sûretin başında; “medenî ahali” içinde gezmekten söz ediliyor. Halbuki, ahalinin bir kısmı medeniyetten uzak, belki bedevî ve vahşi olarak görünüyor. Bunu nasıl anlamalıyız?

  42. Birinci Haşiyede ikinci gaye olarak mahlûkatın mütalaa edilmesinde “melekler, cinler, hayvanlar ve insanlar” sıralanıyor. Burada hayvanların mütalaasını nasıl anlamalıyız?

  43. Yedinci Sûret'in haşiyesindeki, "Muhafaza, yazı, sûret ve kâlem" kelimelerinden ne anlamalıyız; yazı nasıldır?

  44. "Burada çabalamak onlar içindir. Şurada çalıştırır, orada ücret verir. Herkesin istidadına göre orada bir saadeti var." Buradaki faaliyetler istikbale yatırım ve hazırlık için midir?

  45. "O zâtın izzetine ve gayretine dokunacak ve şe’n-i merhameti hiç kabul etmeyecek muameleler, o büyüklerden sudur ediyor; burada cezaya çarpmıyor." Nasıl anlamalıyız?

  46. Sermediyet ile Baki isminin alâkası nasıldır? "Sermediyet" kelimesini izah eder misiniz?

  47. "Şirke emare, kâinattaki tertib-i esbabdır, her şeyin bir sebeple bağlı olduğudur. Demek esbabın hakiki tesirleri vardır. Tesirleri varsa şerik olabilirler." Bu soru ve cevabını detaylı açar mısınız?

  48. "Hafîz" ve "Rakîb" isimlerinin daha iyi anlaşılabilmesi için misaller verebilir misiniz?

  49. "...Harika sanat antikalarını çarşı-yı âlem sergilerinde, ticaret nazarında temaşa etmek için, şu teşhirgahta birkaç dakika durup seyrediyorlar; sonra kayboluyorlar." Ne demektir?

  50. "Aklım yürüyüş yaparken, bazen kalbimle arkadaş olur. Kalb zevkiyle bulduğu şeyi akla veriyor. Akıl bervech-i mûtad burhan şeklinde bir temsil ile ibraz ediyor..." İzah eder misiniz?

Yükleniyor...