Sorularla Risale
Sitedeki Yazıları
"Zindan-ı atâlete düştüğümüzün sebebi nedir?" bölümünü özetler misiniz?
"Ermenilerin maksadı Kürdleri aldatmaktan başka bir şey olamaz." ile "Şu memleketin saadeti ve selâmeti Ermenilerle ittifak ve dost olmağa vâbestedir." cümlesi zıt değil mi?
Münâzarat'ta, “şeriatsiz hükmetmenin küfür olmadığı” ifade ediliyor. Kanun koyucu Allah iken bu nasıl olur?
Münazarat'taki "İslâmiyet milliyetini ve İttihad-ı İslâmın taşını ve nakşını" anlatan altı maddeyi izah eder misiniz?
"Fünun-u cedideyi, ulûm-u medaris ile mezc ve derc; ve lisân-ı Arabî vâcip, Kürdî câiz, Türkî lâzım kılmak..." ifadelerini, gelinen noktayı ve yaşanan olayları da dikkate alarak açıklar mısınız?
"Ehakkın müddet-i taharrisi zamanında, bâtılın vücuduna bir nevi müsamaha var. " Ehakkı ararken, niçin batılın vücüdüna müsamaha var olmaktadır, misallerle izah eder misiniz?
"Gazeteler iki vazife-i mühimmeyi deruhte etmiştir. Çünkü iki rütbeye mazhar olmuş..." İzah eder misiniz?
"Evet, Rububiyet istiyor, Uluhiyyet muktaziy-i Hikmet tensib ediyor, İnayet müstelzimdir belagat der ahsen, ona eder istinad Sırr-ı nizam-ı cihan." İzah eder misiniz?
"Hem yine cerbeze seyyiesine zaaf-ı akide inzimam etmesiyle, mesail-i diniyede en zayıf tarafını irae ederek dinsizliğe zemin ihzar ediyor..." Devamıyla açıklar mısınız?
"Hattâ, hayal gözünü kapasa, vehim dahi burnunu tutsa, mağaralarından kaçsalar, akıl onları tevbih etmeye hakkı olmayacaktır." cümlesini izah eder misiniz?
Cerbezenin tarifiyle ve hemen arkasından gelen "cerbezealud aşık ve matem tutan valide" örneklerini bağdaştıramadım, izah eder misiniz?
"Neden bu kadar İ.g.z.’den nefret ediyorsun, musalâhasını da istemiyorsun?" sorusu ve cevabını izah eder misiniz? İ.G.Z nedir?
"Ey Asuriler ve Keyaniler’in cihangirlik zamanında pişdar kahraman askerleri olan Arslan Kürtler." cümlesinde geçen; Asuri ve Keyaniler hakkında bilgi verir misiniz?
"Cennetle mübeşşer olan hayvanların isrine gittin. Cennette saîdsin; çünkü gazi hem şehidsin." Üstad'ın maymuna "cennetliksin" demesi küfür değil mi, cennetle müjdelendiğini nereden bilebilir?
"Demek hem kendini, hem bütün kâinatı inkâr eden bir ahmak, yine Sâni'in inkârına gitmemelidir." Kainatı reddeden adam Allah’ı da inkâr etmez mi; Üstad neye dayanarak böyle diyor, açıklar mısınız?
"Zaman ihtiyarlandıkça Kur'an gençleşiyor, rumuzu tavazzuh ediyor." Buranın devamındaki âyetler, zekatın anlatıldığı mevzunun sonunda misal olarak veriliyor; zekatla bağdaşıyor mu?
"Cerbeze bir hâkimdir. Yalnız seyyiat tarafını konuşturmamalı, onun hasmı olan hasenatı da dinlemeli." İzah eder misiniz?
"Tarik-i gayr-ı meşru ile bir maksadı takip eden, maksudunun zıddıyla ceza görüyor. Wilson, Klemanso, Venizelos gibi..." Buradaki şahıslarla ilgili bilgi vererek izah eder misiniz?
"Propaganda, sabıkan tezyif ettiğim zâlim cerbezenin veled-i nâmeşruudur. Ona mukabele, o yalancı silâhla olmamalı, belki sıdk ve hak ile olmalı." İzah eder misiniz?
"Fıtraten, çendan hayır ciheti galiptir; fakat sümbüllenmiş, semere vermiş on çekirdek, yüz değil, bin kurumuş çekirdeğe galebe eder." cümlesini izah eder misiniz?
"Seyahatimde beni tanımayanlar kıyafetime bakıp, beni tâcir zannedip derlerdi..." Devamıyla izah eder misiniz? Üstad neden hem tacir hem de kimyager olduğunu söylüyor?
"Eğer neticeyi burhan ile bağlı, onunla ikame ve ispat sûretiyle olsa ve tahakkuk-u hakaike ayar tutmakla adem-i delilden adem-i medlûlü tevehhüm etse zarar olur." ifadesini açıklar mısınız?
"Vesilelerde niyetin tesiri azdır. Maksadın hakikatini tağyir etmez. Çünkü maksut, vesilenin vücuduna terettüp eder; içindeki niyete bakmaz." ifadesini açıklar mısınız?
"Bedevilere nisbeten çok ulûm-u nazariye vardır; medenilere nisbeten lisân-ı âdât ve ef’âlin telkinâtıyla ulûm-u mütearife hükmüne geçmişlerdir." cümlesini izah eder misiniz?
"Veyahut galebesi ona istidraçtır, Müslümana tathîrdir." Bu cûmleyi somut bir biçimde açıklar mısınız?
"Ceride-i Seyyare, Ebu Lâşey, İbnüzzaman, Ehu’l-Acâib, İbn-u Ammil-Garâib Said Nursî." Bu kavramları izah eder misiniz?
"Nurdan, nardan ve seyyâlâtlardan mahlûk olan o zevi’l-ervâha şeriat; 'melâike ve cân' der. Melâike ise ecnas-ı muhtelifedir. Cin dahi öyle." İzah eder misiniz?
"Ve cevv-i feza, kendi cin ve bulutun işaretiyle nübüvvetine beşaret verir ve sâyebanlık ediyor." Bu cümleden hareketle, cinler hava atmosferinde mi yaşıyorlar, burada anlatılmak istenen nedir?
"Madem Kudret-i Ezeliye âdi ve en kesif bir maddeden zevi’l-ervâhı halkeder. Elbette nur gibi, esir gibi ruha yakın sair seyyâlât-ı lâtife maddelerini ihmal etmez, meyyit bırakmaz." Açıklar mısınız?
"İslâmiyet’te en büyük kebire olan ribayı vesailiyle ilga etmektir." Burada neden şirk değil de riba deniliyor, bilgi verir misiniz?
"Hem gayet tevekkül ile nihayet ictihad gibi mecâmi-i ahlâk-ı mütezahime birden derece-i âliyede bir zâtta içtimaı..." İçtihad ile tevekkül nasıl zıt olabilir?
"Onun hakk-ı sarîhi tasrihdir. Lâkin hîna ki, hissin galatı bizim mâ nahnü fîhimizi imkân derecesinden bedahete, yani cehl-i mürekkebe çıkardı..." Devamıyla izah eder misiniz?
"Esbâb-ı maddiye bahanedir, tâbidirler. Yoksa zâhiri daha mükemmmel olmak lâzım gelirdi. Maddeden azîm bir kütleyi nasıl bir ruh istihdam eder, bir zerreyi de istihdam edebilir..." Açıklar mısınız?
"Ey bize vesayete muhtaç çoçuk nazarıyla bakan ehli hükümet..." Devamıyla izah eder misiniz? Bir de burda İttihat ve Terakki'den ne isteniyor?
"Teessüfle görülüyor ki, onların tebâyün-ü efkârı, ittihadı tefrik ettiği gibi; tehâlüf-ü meşâribi de terakkiyi tevkif etmiştir..." cümlesini devamı ile açıklar mısınız?
"İslâmiyet hariçte temessül etse, bir menzili mektep, bir hücresi medrese, bir köşesi zaviye, salonu dahi..." Devamı ile birlikte açıklar mısınız?
"Dört kıyas-ı fâsit ile hâsıl olan safsatanın zulmünden muhakeme-i zihniyeyi halâs etmek..." Devamıyla izah eder misiniz? Bu kıyasları yapanlar aşiretler mi, İttihatçılar mı?
"Kim tevfik isterse, kâinatta cârî olan âdetullaha âşinalık etmek ve nevâmis-i fıtrata dostluk etmek gerektir. Yoksa fıtrat tevfiksizlikle bir cevab-ı red verecektir." İzah eder misiniz?
"O hakâik-i nisbiye, ahirette hakâik-i hakikiyeye inkılâb ettiği gibi..." Bu kısmı açar mısınız?
"Herkes insanlarla meşgul; ben insanlardan usandım. Misâlîlerle mübâhase daha hoşuma gidiyor; çünkü munsıftırlar." Buradaki “misaliler” hakkında bilgi vererek izah eder misiniz?
“Üstadımızın 'ecnebi kâfirler' tâbiri, İslâmiyet ve din aleyhinde çalışanlara aittir.” cümlesini izah eder misiniz?
"Her asrın derece-i fehim ve edebine ve her asırdaki tabakatın derece-i istidat ve kabiliyetine ifâza-i nur..." Her asrın edebinden kasıt nedir?
"Eğer bu mecburî seferden beni halâs edecek bir çare bulmuşsan, söyle. Fakat bulduğun çare kàtiüttariklik olmasın." İzah eder misiniz, Birinci Söz’deki kàtiüttarik ile aynı mı?
"Evkaf, hakkıyla intizama girse, şu havuza tevhid-i medâris tarikiyle bir mühim çeşmeyi akıtacaktır." cümlesini izah eder misiniz?
"Zülcenaheyn ve Kürtlerin ve Türklerin mutemedi olan Ekrad ulemasının veya istinâs etmek için lisan-ı mahallîye âşina olanları müderris olarak intihap etmektir." cümlesini izah eder misiniz?
"Siz durunuz; havas ile konuşulacak bir dâvâm var." Buradaki "havas" kimlerdir, yoksa hayali kişiler midir?
"Dâru'l-muallimîni muvakkaten şu dârülfünun dairesinde merkez kılmak, mezc etmektir." cümlesini izah eder misiniz?
Üstadımız neden muhabbet konusunda, hep Uhud dağı misalini veriyor, özel bir sebebi var mı?
"İslâmiyet muhabbeti, senin husumetini istilzam eder. Cebrail, şeytan ile barışamaz." İzah eder misiniz?
"Sabık istibdadı hürriyet zanneden ve Kanun-u Esâsîye itiraz eden adamlara nasıl itiraz etmeyeceğim?" cümlesini izah eder misiniz?