Sorularla Risale
Sitedeki Yazıları
"Evet, benim hücumum onların aleyhinde değil, lehlerindedir. Tâ ki onların suretiyle kendini gösteren bazı ehliyetsiz, onların kıymetini tenzil etmesin." cümlelerini izah eder misiniz?
Gençlik Rehberi'nde, İhtiyarlar Risalesi'nden alıntı yapılmasının hikmeti ne olabilir? Bir de İhtiyarlar Risalesi hangi tarihte yazılmıştır?
Gençliğin sefahete itilmesine ve hayat-ı içtimaiyenin gençlerin evlenmesine engel olmasına, kader nasıl ve neden müsaade etti?
"Ey cehennem hûrileri ile zevklenmek yolunda dinini feda eden ve sefihane..." Buradaki "cehennem hurilerini" nasıl anlayabiliriz?
"Cehennem vücut dairesinde olduğundan kafirlere de rahmettir." Kafir kendini yoklukta zannedecek ise, varlığın ona nasıl bir faydası olabilir?
"Veli olan şeyhin, müddeî olan müteşeyyih ile farkları nedir?" sorusunu ve cevabını izah eder misiniz?
"Şeriat vâzı-ı esaret değildir; belki en vahşî suretten böyle tamamen hürriyete yol açacak ve geçebilecek surete indirmiştir, tâdil etmiştir." cümlesini izah eder misiniz?
"İki elimde iki hayatımı tutmuşum, iki hasım için iki meydan-ı mübarezede iki harple meşgulüm. Tek hayatlı olan adam meydanıma çıkmasın." İzah eder misiniz?
"İhtar: Ey kendini havass zanneden ehl-i siyaset ve ehl-i hükûmet! Ye'si kırmak için avâma ders ve hitap olan şu kitabı senet tutup tesellî etmeyiniz." Devamıyla izah eder misiniz?
"Allah'ın kelâmı değil ki, mensuh olmasın. İşte zaman onu nesheder." cümlesinden, Allah'ın kelamının nesh edilemeyeceği anlaşılıyor. Bunu Kur'an'daki nesh meselesiyle nasıl tevfik ederiz?
"Kürdistan’da âdet-i müstemirre olan talim-i infiradiyi halka ve daireye tebdil etmek." Burayı “talim-i infiradi” ile birlikte izah edebilir misiniz?
"Medrese de -intizam ve tefeyyüz ve mahreç bulunmadığından- zamana göre ulemayı yetiştiremedi." Buradaki kavramlar neyi ifade ediyor?
"Taksimü'l-a'mâl kaidesini bitamamihâ tatbik etmek -tâ şubeler birbirine medhal ve mahreç olmakla beraber, her bir şubeden mütehassıs çıkabilsin-..." İzah eder misiniz?
"Sözlerin iyi, fakat dinleyen nerede? Mesleğin âli, ittibâ edenler aşağıdır." Bu cümlerin ve devamındaki Arabi ifadelerin konuyla alakasını izah eder misiniz?
"Heyhât! Âlemin her halinde hayr-ı mahz olamaz. " İnsanlar açısından bu cümleyi nasıl açıklarız?
"Adavet galebe çalsa, muhabbet mümâşaata inkılâp eder. Muhabbet galebe çalsa, adavet terahhum ve acımaya inkılâp eder." İzah eder misiniz?
"Arkadaş, topraktan ve toprağa inkılâp etmekten, kabirden ve kabre girip yatmaktan tevahhuş etme!" izah eder misiniz? Buranın geçtiği yer ile ilgisi ne olabilir?
"Re´y-i cumhurdan maada olan akval, eğer hakikat ve mağzdan hali ve boş olmazsa, istidadatın reylerine bırakılır." ifadesini açıklar mısınız?
"Acaba şu sıdk ve kizb mabeyninde mütereddit olan inkâr meselesi, nasıl oldu şu iki esas-ı lâzım ve metine nâsih olabildi..." cümlesini devamı ile birlikte açıklar mısınız?
"Bazen adavet şiddet-i muhabbetten gelir." Bu ifadeye göre, insanlara karşı sevgi ve muhabbette ölçü ne olmalıdır?
"Evet, nefsim için onları ne kadar severdim; nefs-i İslâmiyet için bin derece daha ziyade onlara âşıktım." ifadesinden sonraki Arabi ibarenin ve haşiyenin izahını yapar mısınız?
"Bazı kuvvetli dâhiler nefes aldıkça amîk ve derin bir feryat koparırlardı. Fakat akıl onu güzelce tanımazdı. Çünkü karanlıkta ve toplanmamıştı." Bu ifadeleri izah eder misiniz?
İHYÂ-U ULÛMİDDİN
"Çok âlim ve şairler, zamanlarında büyük hâkimleri ifratla senâ etmişler. Hâlbuki o hâkimlerin çoğuna müstebid nazarıyla bakıyorsun? Demek iyi etmemişler." Soru ve cevabını açar mısınız?
Münazarat'ta, Avrupalılar için ifade edilen; "Onların ekserisi dinlerine mukayyet değiller." cümlesi ile Mektubat'ta geçen; "Evvela, Avrupa dinine sahiptir." cümlesini nasıl bağdaştırabiliriz?
"Gerçi istibdat görünmüyordu ve ismi belli değildi; lâkin herkesin ruhu istibdadın mânâsıyla tesemmüm ederdi." Burada hangi dönem kastediliyor, izah eder misiniz?
"İstersen dikkat et, o zaman, Ermeni mebusu Vartakis ve Hakkari mebusu Seyyid Molla Tahir’e işaret eder." Konu hakkında bilgi verir misiniz?
"Misafirperverlik müstahsen bir âdetimiz olduğunu bilirken, neden kimseye misafir olmuyorsun? ... Neden şu âdet-i müstemirreyi tezyif ediyorsun?" sorusunun cevabının dört şıkkını da izah eder misiniz?
"İanât-ı milliye-i İslâmiye denilen nüzur ve sadakat, zekâtın ammizâdeleridirler. Asabiyetini çekerler, hizmette yardım edecekler." ifadelerini izah eder misiniz?
''Lâkin, minare başında olan akıl, kalîb-i kalb dibinde bulunan sebebini iyi göremiyor.'' cümlesini izah eder misiniz?
"İşte o iki kısım reisler, bilerek veya bilmeyerek, o havuzun ve o hazinenin etrafında delik-melik açtılar." cümlesinin geçtiği yeri açar mısınız?
"Acaba şu zaman ve dehrin şikâyetinden Sâni-i Zülcelâlin sanat-ı bedîine itiraz çıkmaz mı?" sorusu ile cevabını açar mısınız?
“Fakat, sünnet-i seniyeye muhalif olan bu sünnet-i seyyie, yine istibdadın seyyiatındandır.” cümlesini açıklar mısınız?
"Şeriatın bazı ahkâmı, meselâ valilerin vazifelerine taallûku var..." cümlesini izah eder misiniz?
"... Horhor toprağının kapıcısı olan kalenin başına takınız. Kapıcıya tenbih edeceğiz; bizi çağırınız..." Burayı nasıl anlamak lazım, izah eder misiniz?
Üstadımızın devlet memurluğu hakkında bir açıklaması var mıdır?
"Eskiden beri işitiyoruz ki: 'Bazı Jön Türkler masondurlar, dine zarar ediyorlar.'” sorusu ve "İstibdat, kendini ibka etmek için şu telkinatı vermiştir..." şeklinde başlayan cevabı açar mısınız?
"Hayal perdesi üstünde size bir timsal manzarasını göstererek mazarratını anlatacağım: İşte, şu sahrâda gayet muhteşem bir bostan içinde bir kasır var..." Burayı devamıyla izah eder misiniz?
"Evet, herkes âyinesinin müşâhedatına tâbidir. Demek sizin siyah ve yalancı âyineniz size öyle göstermiştir." Üstad bunun ispatını nasıl yapmış, açar mısınız?
"Cerbezenin tavr-ı acibi; zaman ve mekânda müteferrik şeyleri toplar, bir yapar. O siyah perde ile her şeyi temaşa eder." ifadesini izah eder misiniz?
Ehl-i kitapla münasebetimizde; birincisi, onlardan medeniyet ve terakki noktasında istifade etmemiz; ikincisi, onlarla iyi geçinerek asayişi muhafaza etmemiz gerektiği hususunu nasıl anlamalıyız?
"Çok fena şeyleri işitiyoruz. Bâhusus gayr-ı müslimler de güya bir İslâm kızını almışlar, filân yerde böyle olmuş, diğer yerde şöyle olmuş..." Bu soru ve cevabını açar mısınız?
"Eskiden İslamlar zengin, onlar fakirdi..." sorusunun cevabını özetleyip, birkaç örnek verir misiniz?
"Hayatımızı zehirlendirmek ve devletimizi parça parça etmek için ağızlarını açmış olan o müthiş yılanlara ne diyeceğiz?" Buradaki "ağzını açmış olan yılanlar" kimlerdir?
"Gayr-ı müslimin askerliği nasıl caiz olur?" soru ve cevabını açar mısınız? Gayr-i müslim komutanlara nasıl güveneceğiz?
Her ülkede askerlik ve memurluk olduğu halde ve onlar maddeten yükselebilirken, bizde neden memurluk ve askerlik gerilemeye sebep oluyor? Onlar ayrı bir sistem mi oturtmuşlar?
"Bütün ezhânı zapt ve bütün ukulü meşgul eden nokta-i medeniyet, terakki ve dünyadır." cümlesini izah eder misiniz?
"Hem de daire-i itikadı, daire-i muamelâta karıştırmaya mecburiyet yoktur." cümlesinin öncesi ile ilgisini kuramadım, yardımcı olur musunuz?
Risale-i Nur´un bir yerinde bahsi geçen Anka (Zümrüdüanka) kuşunun geçmişte var olduğunu anlıyorum. Anka kuşu rivayetlere göre var mıdır?
"Farz-ı muhal olarak, Allah etmesin, eğer bizi parça parça edip öldürseler, emin olunuz, biz yirmi olarak öleceğiz, üç yüz olarak dirileceğiz." cümlesini açıklar mısınız?