Sorularla Risale
Sitedeki Yazıları
"Kadîr-i Mutlak, her bir asrı, her bir seneyi, her bir günü bir model yaptığı gibi..." Allah'ın modele ihtiyacı yok ki, nasıl anlayabiliriz?
"Güneş gibi âciz ve musahhar mahlûklar ve ruhanî gibi madde ile mukayyed nim-nuranî masnular..." Ruhanîlerin madde ile mukayyed olmalarını nasıl anlamalıyız?
"Hazret-i Cebrail Aleyhisselâm, Dıhye suretinde huzur-u Nebevîde bulunduğu bir anda,.." Cebrail’in tezahür ettiği ayna nedir, hava mı, esir maddesi mi?
"Fakat aynaların kabiliyeti nisbetinde tezahür ettiğinden, o ruhun mahiyet-i nefsü’l-emriyesini tamamen tutmuyor." cümlesini izah eder misiniz?
"İşte bu recm-i şeyâtîn için atılan şahapların üç manası olabilir..." Devamıyla birlikte izah eder misiniz?
"Nefsinden mağrur, gayrıya da gururlu oldun." ne demektir, izah eder misiniz?
On Beşinci Söz'ün Beşinci Basamağını İzah Eder misiniz?
"Bir istikbal-i siyasî yaptırır, muhteşem bir imtihan-ı ulvî neticesinde bir mecma-ı âlide onu taltif eder, liyakatini ilân eder." cümlesini izah eder misiniz?
On Beşinci Sözün Dördüncü Basamağını Açar mısınız?
"Malûmdur ki, bir şeyin semeresi en uzak, en cem'iyetli, en nazik, en ehemmiyetli cüz'üdür." cümlesini izah eder misiniz?
Semavat için, "Müzahame ve münakaşayı icap edecek bir sebep yoktur..." deniyor. Diğer yandan: "...ta sema âfâkında melâike ve şeytanların mübarezesine kadar,.." deniyor. Burada bir tezat yok mudur?
Ruhların, sineklerin cevflerine girerek âlem-i şehadeti seyretmesi ile reenkarnasyon arasında bir münasebet var mıdır?
"Tuyurun Hudrun tesmiye edilen cennet kuşlarından tut ta sineklere kadar bir cins ervahın tayyareleridir." Cennet kuşları dünyaya geliyorlar mı? Tesbihat, kuşlara mı ruhlara mı ait?
"Evet, hüsün elbette bir âşık ister. Taam ise aç olana verilir. Halbuki, ins ve cin, şu nihâyetsiz vazifeye..." Buradaki "taam aç olana verilir" ifadesinin konuyla alakası nedir?
"Ey kozmoğrafyanın ruhsuz meseleleriyle zihni darlaşan ve aklı gözüne inen ve şu âyetin azametli sırrını o sıkışmış zihninde yerleştiremeyen mektepli efendi!" Bu konuyu biraz açar mısınız?
"Ehl-i zındıkanın orada tesirli bir merkez-i faaliyet tesisleri cihetiyle,.." Bu tesisler nelerdir? Bir kurum mu kastediliyor?
Silah misâlinden depremin izahı nasıl yapılmıştır?
" 'Hu zamirinin mutlak ve müphem işareti hangi zata bakıyor?' işaretine bir karine-i teayyün o hüccette bulunması..." ifadesini açar mısınız?
"Nasıl ki bir avuç toprak yüzer çiçeklere nöbetle saksılık eden kabında..." cümlesine binaen; bitkilerin farklılık sebepleri zaten tohumlarında saklı. Toprağın o çiçeklerin hâsiyetlerini bilmesine gerek var mı?
"Bir çiçeğin yaratılmasını esbaba havale etsek, toprağın her bir zerresinin o çiçeği hâsiyetiyle tanıması lazım gelir." deniliyor. Halbuki modern ilme göre, çiçeklerin farklılıklarının tohumlarındaki DNA sebebiyle olduğu söyleniyor.
"Fıtrat-ı beşeriyedeki yüksek istidadatın ve mahiyet-i insaniyesinin umumî bir surette dehşetli yaralanmasıyla,.." Devamıyla izah eder misiniz?
Sevdiğim bir yakınımı katleden birisini nasıl affedebilirim? Nefsim, buna hiç yanaşmıyor. Konu hakkında bilgi verir misiniz?
"Darağacı hükmünde olan ölüm ve ebedî zulümat kapısı olan kabrin musibetine, aynen zahiren göründüğü gibi düşer." Buradaki "aynen zahiren göründüğü gibi düşer"den maksat nedir?
"Bir hazine-i ebediyeye, bir saray-ı saadete açılan bir kapıya çeviriyor diye ihbar eden ve emarelerini ve asârlarını gösterdikleri halde..." deniyor. "Emare ve âsâr" ne manaya geliyor?
"Ehl-i inkâr ve dalâlet için, bir idam-ı ebedî kapısı, yani hem kendisini, hem bütün sevdiklerini idam edecek bir darağacıdır." Neden sevdikleri idam olunuyor?
Kur'ân'da zıtlık olmaması nasıl mu'cize olur? Bir yazarın yazdığı kitapta da zıtlık bulunmayabiliyor!..
"Kesretçe tevatür derecesindedirler, keyfiyetçe icma kuvvetindedirler." İzah eder misiniz, "tevatür" ve "icma" ne demektir, farkları nedir?
"Enbiyaya gelen vahyin ekseri melek vasıtasıyla olduğunu ve ilhamın ekseri vasıtasız olduğunu anlarsın?" Burada vasıtasız derken, iletişimin vasıtasız olması daha iyi değil midir?
"Şu nihayetsiz kelimât içinde en büyük makam Kur'ân'a verilmesinin sebebi şudur ki;.." Burada belirtilen sebebi açıklar mısınız?
Akıl ve kalp ittifakını nasıl anlamak lazım?
"Mu’cize-i Muhammedî, ayn-ı Muhammed'dir (a.s.m.)." cümlesini izah eder misiniz?
"Hem yalnız livechillâh, rıza-i İlâhî için, fazilet için amel eder, çalışır." cümlesini izah eder misiniz, insan mutlaka bir dayanak arar mı, dinsiz insanlar bunu neyle dolduruyor?
On İkinci Söz, İkinci Esas'ı genel hatlarıyla açıklar mısınız?
Kâinata her zaman mana-yı harfî cihetinden mi bakmalıyız, mana-yı ismî olarak bakmazsak, ilim-fen nasıl gelişir?
On İkinci Söz'ün Birinci Esas'ında genel olarak ne anlatılıyor, kısaca ifade eder misiniz?
"Fakat ehl-i vahdetü'ş-şuhudun meşrebi fark ve sahvdır. Ehl-i vahdetü'l-vücudun meşrebi mahv ve sekirdir. Sâfi meşrep ise, meşreb-i ehl-i fark ve sahvdır." ifadesini açıklar mısınız?
"Muhakkikîn-i sofiyenin vahdet-i vücudu, vahdetü'ş-şuhudu tazammun eder. İkincilerin, vahdetü'l-mevcudu tazammun eder." Bu cümleleri açıklar mısınız?
"Tabiat denilen ikinci şeriat dahi, mecmu-u kavanin-i itibariyeden ibarettir. Sıfat-ı kudretin hâssası olan tesir ve icada mâlik değillerdir." İzah eder misiniz?
"Her şey her şeyle bağlıdır. Bir şey her şeysiz yapılmaz. Bir şeyi halk eden, her şeyi halk etmiştir. Öyleyse, bir şeyi yapan Vâhid, Ehad, Ferd, Samed olmak zarurîdir." ifadesini açıklar mısınız?
MEHMED ÖĞÜTÇÜ (GÖNENLİ MEHMED EFENDİ)
"Bütün sadâlar ise, ya vazife başlamasındaki zikir ve tesbih ve paydostan gelen şükür ve tefrih veya işlemek neş’esinden neş’et eden nağamattır..." cümlesinin izahını yapar mısınız?
"Bütün mevcudât, o mü'minin nazarında, Seyyid-i Kerîminin ve Mâlik-i Rahîminin birer mûnis hizmetkârı, birer dost memuru, birer şirin kitâbıdır." cümlesini açar mısınız?
"Bütün zîhayat, firak ve zeval sillesiyle ağlayan yetimlerdir. Hayvan ve insan ise, ecel pençesiyle parçalanan kimsesiz başıbozuklardır." cümlelerini açar mısınız?
İkinci Söz'de, Seyyid-i Kerîm ve Mâlik-i Rahîm ibaresinde, neden seyyid ve malik sıfatlarına özellikle vurgu yapılıyor? Ve yine neden cennete çekirdek, küfüre tohum demiş?
"...Dağlar ve denizler gibi büyük mevcudat, ruhsuz, müthiş cenazeler hükmündedirler." cümlesini açıklar mısınız?
"Herkes ona dost ve akraba görünür. Bütün memlekette yaşasınlar ve teşekkürler ile bir terhisât-ı umumiye şenliği görüyor." deniyor. İkinci Söz'de geçen bu ifadeleri değerlendirir misiniz?
"Zira nihayet derecede adil, merhemetkar, raiyetperver, muktedir, intizamperver, müşfik bir melikin memleketi..." Neden özellikle bu sıfatlara vurgu yapılıyor?
"Biri hodbin talihsiz bir tarafa, diğeri hüdâbin bahtiyar diğer tarafa sülûk eder, giderler." cümlesinin izahı nasıldır?
"Aklını başına al, kalbini temizle; ta şu musibetli perde senin nazarından kalksın, hakikati görebilesin." cümlesini izah eder misiniz?
"İ’lem eyyühe’l-aziz! Bir şeyden uzak olan bir kimse, yakın olan adam kadar o şeyi göremez." Bu cümleyi devamıyla izah eder misiniz; neye binaen söylenmiş bu ifade?