Münazarat
İçerikler
-
"Benim mezhebim, muhabbete muhabbet etmektir, husumete husumet etmektir. Yani dünyada en sevdiğim şey muhabbet ve en darıldığım şey de husumet ve adavettir." İzah eder misiniz?
-
"Veli olan şeyhin, müddeî olan müteşeyyih ile farkları nedir?" sorusunu ve cevabını izah eder misiniz?
-
"Sözlerin iyi, fakat dinleyen nerede? Mesleğin âli, ittibâ edenler aşağıdır." Bu cümlerin ve devamındaki Arabi ifadelerin konuyla alakasını izah eder misiniz?
-
"Re´y-i cumhurdan maada olan akval, eğer hakikat ve mağzdan hali ve boş olmazsa, istidadatın reylerine bırakılır." ifadesini açıklar mısınız?
-
"Şu istidadın meyelânı ile intihap olunan ve bir derece hakikati tazammun eden ve ekalliyette kalan kavl, nefsülemirde mukayyet ve o istidad ile mahsus..." Kavl ifadesi içtihada mı bakıyor?
-
"Ekalliyette kalan kavl, eğer içindeki hakikat ve mağz, onu intihap eden istidatlardaki heves ve hevâ ve mevrus ayineye ve mizacına galebe çalmasa, o kavl bir hatar-ı azîmde kalır." İzah eder misiniz?
-
"Selef ve halef, asırlar üzerinde birbirine bakıp mabeynlerinde bir encümen-i şûra teşkil edeceklerdir. İhtiyar babalar, sâkitane ve sitayişkârane dinleyeceklerdir." İzah eder misiniz?
-
"Taaddüd-ü zevcat ve esir ve köle gibi bazı mesaili... Tafsilini müstakil bir risale ile beyan etmek fikrindeyim." Böyle bir risale yazılmış mı, külliyattan konu ile ilgili derleme yapabilir misiniz?
-
"Şeriat vâzı-ı esaret değildir; belki en vahşî suretten böyle tamamen hürriyete yol açacak ve geçebilecek surete indirmiştir, tâdil etmiştir." cümlesini izah eder misiniz?
-
"Dörde kadar taaddüd-ü zevcat tabiata, akla, hikmete muvafık olmakla beraber; şeriat bir taneden dörde çıkarmamış, belki sekiz-dokuzdan dörde indirmiştir..." İzah eder misiniz?
-
"Ehven-i şer ise bir adalet-i izafiyedir." İki zararlı yoldan, az olan seçilebiliyorsa "İnsanların imanını kurtarmak ve dine hizmet için günaha girilebilir." denmiş olunmuyor mu?
-
"Heyhât! Âlemin her halinde hayr-ı mahz olamaz. " İnsanlar açısından bu cümleyi nasıl açıklarız?
-
"İnkılâptan on altı sene evvel, Mardin cihetlerinde, beni hakka irşad eden bir zâta rast geldim. Siyasetteki muktesit mesleği bana gösterdi..." İzah eder misiniz?
-
"Hata bir içtihad ile olabilir, bir gayr-ı makbul özrü kendine bulsun. Veyahud avanelerinin ve vehminin elinde mahbus gibidir." Bediüzzaman, hangi kabahati Abdülhamid'e atmıştır?
-
"Ehl-i ifratın bir kısmı, Arap’tan sonra İslâmiyetin kıvâmı olan Etraki tadlil ediyorlardı." cümlesini açar mısınız?
-
"Otuz sene evvel olan kanun-u esasiyi ve Hürriyetin ilanını tekfire delil gösterdi..." Bunun sebebi nedir, bilgi verir misiniz?
-
Münâzarat'ta, “şeriatsiz hükmetmenin küfür olmadığı” ifade ediliyor. Kanun koyucu Allah iken bu nasıl olur?
-
"Sabık istibdadı hürriyet zanneden ve Kanun-u Esâsîye itiraz eden adamlara nasıl itiraz etmeyeceğim?" cümlesini izah eder misiniz?
-
"Hükûmete hücum edenlerin, bazıları 'Haydo, Haydo' derlerdi. Bazıları 'Haydar Ağa, Haydar Ağa' derlerdi; ben 'Haydar' derdim. Şimdi de 'Haydar' diyorum." İzah eder misiniz?
-
"Siz durunuz; havas ile konuşulacak bir dâvâm var." Buradaki "havas" kimlerdir, yoksa hayali kişiler midir?
-
"Sözünüzü, fiiliniz tasdik etmek. Başkasının kusurunu kendinize özür göstermemek. İşi birbirine atmamak. Üzerinize vâcip olan hizmetimizde tekâsül etmemek..." İzah eder misiniz?
-
"Medrese-nâm melûf ve menus ve cazibedar ve şevk-engiz itibarı olduğu halde büyük bir hakikati tazammun ettiğinden, rağabatı uyandıran o mübarek medrese ismiyle..." İzah eder misiniz?
-
"Fünun-u cedideyi, ulûm-u medaris ile mezc ve derc; ve lisân-ı Arabî vâcip, Kürdî câiz, Türkî lâzım kılmak..." ifadelerini, gelinen noktayı ve yaşanan olayları da dikkate alarak açıklar mısınız?
-
"Dört kıyas-ı fâsit ile hâsıl olan safsatanın zulmünden muhakeme-i zihniyeyi halâs etmek..." Devamıyla izah eder misiniz? Bu kıyasları yapanlar aşiretler mi, İttihatçılar mı?
-
"Vicdanın ziyası, ulûm-u diniyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecellî eder." İzah eder misiniz?
-
"Vicdanın ziyası, ulûm-u diniyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir..." Ruhun ve kalbin gıdası nedir? Dini ilimlerin okutulmasından dolayı İslam tarihinden taassuba örnek var mı?
-
"Zülcenaheyn ve Kürtlerin ve Türklerin mutemedi olan Ekrad ulemasının veya istinâs etmek için lisan-ı mahallîye âşina olanları müderris olarak intihap etmektir." cümlesini izah eder misiniz?
-
"Ekradın istidatları ile istişare etmek, onların sabavet ve besatetlerini nazara almaktır. Zira çok libas var; bir kamete güzel, başkasına çirkin gelir..." İzah eder misiniz?
-
"Taksimü'l-a'mâl kaidesini bitamamihâ tatbik etmek -tâ şubeler birbirine medhal ve mahreç olmakla beraber, her bir şubeden mütehassıs çıkabilsin-..." İzah eder misiniz?
-
"Mahreç bulmak ve müdavimlerin tefeyyüzünü temin etmek... Mekâtib-i âliye-i resmiyeye müsavi tutmak ve imtihanları, onların imtihanları gibi müntiç kılmak, akîm bırakmamak" Ne demektir?
-
"Dâru'l-muallimîni muvakkaten şu dârülfünun dairesinde merkez kılmak, mezc etmektir." cümlesini izah eder misiniz?
-
"Kürdistan’da âdet-i müstemirre olan talim-i infiradiyi halka ve daireye tebdil etmek." Burayı “talim-i infiradi” ile birlikte izah edebilir misiniz?
-
"Hamiyet ve gayretle yeşillense, tabiatıyla maddi hayatını cezb ile sizin kuru kesenizden istiğna edecektir." Ne demektir?
-
"Evkaf, hakkıyla intizama girse, şu havuza tevhid-i medâris tarikiyle bir mühim çeşmeyi akıtacaktır." cümlesini izah eder misiniz?
-
"Medresetü'z-Zehrâ İslâmiyete ve insâniyete göstereceği hizmetle, şüphesiz bir kısım zekâtı bil'istihkak kendine münhasır edecektir." Üstad'ın zekât istemesi istiğna düsturuna aykırı değil mi?
-
"Mezkûr tebâdül için dârü’l-muallimîn ile imtizaç ettiğinden, darü’l-muallimînin varidatı bir derece tevsi ile muvakkaten ve âriyeten -eğer mümkünse- verilse.." İzah eder misiniz?
-
"Medârisin tevhid ve ıslahı" ne demektir?
-
"İslâmiyeti, onu paslandıran hikâyat ve İsrailiyat ve taassubat-ı bârideden kurtarmak." cümlesini izah eder misiniz?
-
"Maarif-i cedideyi medârise sokmak için bir tarik ve ehl-i medresenin nefret etmeyeceği saf bir menba-ı fünun açmaktır. Zira, mükerreren söylemişim..." İzah eder misiniz?
-
"Teessüfle görülüyor ki, onların tebâyün-ü efkârı, ittihadı tefrik ettiği gibi; tehâlüf-ü meşâribi de terakkiyi tevkif etmiştir..." cümlesini devamı ile açıklar mısınız?
-
"İslâmiyet hariçte temessül etse, bir menzili mektep, bir hücresi medrese, bir köşesi zaviye, salonu dahi..." Devamı ile birlikte açıklar mısınız?
-
"Ey bize vesayete muhtaç çoçuk nazarıyla bakan ehli hükümet..." Devamıyla izah eder misiniz? Bir de burda İttihat ve Terakki'den ne isteniyor?
-
"İhtar: Ey kendini havass zanneden ehl-i siyaset ve ehl-i hükûmet! Ye'si kırmak için avâma ders ve hitap olan şu kitabı senet tutup tesellî etmeyiniz." Devamıyla izah eder misiniz?
-
"Sual: Ulemâya pek çok itab edilir, hatta... Cevap: Büyük, hem pek büyük bir insafsızlık! Sual: Neden? Cevap: Ademin kabahatine vücut vermek kadar ahmaklıktır..." Devamıyla izah eder misiniz?
-
"Medrese de -intizam ve tefeyyüz ve mahreç bulunmadığından- zamana göre ulemayı yetiştiremedi." Buradaki kavramlar neyi ifade ediyor?
-
"Ehl-i medaris, meyus olmayınız. Şimdi ilim ve fen hâkimdir. Her nev’iyle teâli edilecek, en âlâsı en âlî tabakaya çıkacak." İzah eder misiniz?
-
"Niyeti halis olanlar azdır. Senin niyetin halis olsa muvaffak olacaksın. Niyetine bak." Sual ve cevabı izah eder misiniz?
-
"Kıymetlerini takdirle beraber, siyasiyunlarındaki şiddete muterizim." cümlesini izah eder misiniz?
-
"Bir hodpesend hakkı iltizam etse, çokları haksızlığa sevk eder, belki mecbur eder." cümlesini izah eder misiniz?
-
"Zindan-ı atâlete düştüğümüzün sebebi nedir?" bölümünü özetler misiniz?
-
"Hayat bir faaliyet ve harekettir." cümlesini izah eder misiniz?
-
"Sonra müzahemetsiz olan hakkın hizmetinin yerini zapteden meylüttefevvuk istibdadı hücuma başlar. Himmetin başına vurur, atından düşürttürür." İzah eder misiniz?
-
"Sonra da ilel-i müteselsiledeki terettübü atlamakla müşevveş eden aculiyet çıkar, himmetin ayağını kaydırır." Aculiyetin, himmetin ayağını kaydırmasını nasıl anlayabiliriz?
-
"Ebna-yı cinsinin hukukunu muhafazaya ve hakkını onlar içinde aramaya mükellef olan insanın âmâlini dağıtan fikr-i infiradî ve tasavvur-u şahsi karşı çıkar." İzah eder misiniz?
-
"Sonra, başkasının tekâsülünden görenek fırsat bulup, hücum edip belini kırar." cümlesini izah eder misiniz?
-
"Sonra da acz ve nefsin itimatsızlığından neş'et eden ve işi birbirine bırakmak olan düşman-ı gaddar geliyor. Himmetin elini tutup oturtturur." Devamıyla izah eder misiniz?
-
"Sonra, Allah’ın vazifesine müdahale etmek olan dinsiz düşman gelir; himmetin yüzünü tokatlar, gözünü kör eder." Devamıyla izah eder misiniz?
-
"Sonra, umum meşakkatin anası ve umum rezaletin yuvası olan meylürrahat geliyor. Himmeti kaydeder, zindan-ı sefalete atar..." Rahata meyil neden meşakkatin anası gibi gösterilmiş?
-
"Anlıyorum ki, ne dediğimi anlamıyorsunuz. Zira ben siz oluyorum, anlamıyorum. Şunun büyük kardeşi olan ulemâ reçetesi (Muhâkemât) daha müphem konuşuyor..." İzah eder misiniz?
-
"Seyahatimde beni tanımayanlar kıyafetime bakıp, beni tâcir zannedip derlerdi..." Devamıyla izah eder misiniz? Üstad neden hem tacir hem de kimyager olduğunu söylüyor?
-
"Ceride-i Seyyare, Ebu Lâşey, İbnüzzaman, Ehu’l-Acâib, İbn-u Ammil-Garâib Said Nursî." Bu kavramları izah eder misiniz?