Block title
Block content

Münazarat

İçerikler

  1. "Sivrisinek tantanasını kesse, balarısı demdemesini bozsa, sizin şevkiniz hiç bozulmasın, hiç teessüf etmeyiniz. Zira, kâinatı nağamatıyla raksa getiren hakaikin esrarını ihtizaza veren musika-i İlâhiye hiç durmuyor; mütemadiyen güm güm eder." İzah eder misiniz?

  2. "Elhasıl: İnkılâb-ı siyasî cihetiyle dininden havf eden adamın, dinde hissesi, beytü’l-ankebut gibi zayıf düşmüş cehalettir, onu korkutur; taklittir, onu telâşa düşürttürür." Cehalet nasıl korkutur, taklit nasıl telaşa düşürtür, açıklar mısınız?

  3. Cehaletin ağa ile , inadın efendi ile, intikamın paşa ile, taklidin hazret ile, mösyönün gevezelik ile vasıflandırılmasının sebebi ne olabilir?

  4. "Hiçbir müfsid ben müfsidim demez. Daima suret-i haktan görünür. Yahut bâtılı hak görür. Evet, kimse demez ayranım ekşidir. Fakat siz mihenge vurmadan almayınız." İzah eder misiniz?

  5. "Her söylenen sözün kalbe girmesine yol vermeyiniz." Burada Üstadımız ne demek istemiştir, neden kulak denmemiş de, kalbe hitap edilmiş?

  6. "Hürriyet ve meşrutiyetin birinci ihsanı olan af ve istirahat-i umumiyeyi fikr-i intikamına yediremediğinden,.." Burada ne demek isteniyor, açıklar mısınız?

  7. "Benî beşerde ona intisap eden, bir dirhem zararını bin lira milletin menfaatine fedâ etmeyen, hem de menfaatini ızrar-ı nâsta gören,.." Açıklar mısınız?

  8. Üstadın desteklemiş olduğu Cumhuriyet sistemi içerisinde şer'i kanunlar olmalı mıydı, Şer'i kanunların uygulanması şartıyla mı Cumhuriyete taraftarlık gösterilmiştir? İslamî kanunlar olmasa da böyle bir Cumhuriyete Bediüzzaman taraftar mıdır?

  9. "İşte, size söylediğim sözler hayalin elinde kalsın, mihenge vurunuz. Eğer altın çıktıysa kalbde saklayınız. Bakır çıktıysa, çok gıybeti üstüne ve bedduayı arkasına takınız,..'' Bu sözlerde anlatılmak istenen nedir? Nasıl bir ölçü çıkarmalıyız?

  10. "Neden hüsn-ü zannımıza sû-i zan edersin?" Burada kime karşı "hüsnüzan" duyulmaktadır?

  11. "Hem de beylik veya tavâif-i mülûk mukaddemesi olan muhtariyet,.." Ne demektir, açıklar mısınız?

  12. "Senin üzerine haktır ki, her söylediğin hak olsun. Fakat her hakkı söylemeye senin hakkın yoktur." cümlesi ile "Evet, hakkı tanıyan, hakkın hatırını hiç bir hatıra feda etmez." cümlesi nasıl telif edilebilir?

  13. "Çok iyiler var ki, iyilik zannıyla fenalık yapıyorlar." Bu cümleden ne anlamalıyız?

  14. "Onlar diyorlar ki: 'Ateş-i sûzandır.' Eğer, nur olursa kalb ve gözlerini kör eder. Eğer nar dedikleri nur-u saadet dünyanın hangi tarafına çıkmış ise, milyonlarla insanın tulum gibi kan suyu üzerine boşaltılmış ise söndürülmemiş." izah eder misiniz?

  15. "Soru: Nasıl anlayacağız? Biz câhiliz, sizin gibi ehl-i ilmi taklit ederiz. Cevap: Çendan câhilsiniz, fakat âkılsınız. Hanginizle zebib, yani üzümü paylaşsam, zekâvetiyle bana hile edebilir. Demek cehliniz özür değil..." cümlelerini nasıl anlamalıyız?

  16. "Sual: Nasıl iyilikten fenalık gelir? Cevap: Muhali talep etmek, kendine fenalık etmektir. Zerrâtı günahkârlardan mürekkep bir hükûmet tamamıyla mâsum olamaz. Demek, nokta-i nazar, hükûmetin hasenâtı, seyyiatına tereccuhudur..." Devamıyla izah eder misiniz?

  17. Şu sahrâda bir nar görünür. Ben derim nurdur; nar olsa da, eski nardan kalma zayıf, yukarı tabakasıdır. Geliniz, etrafına halka tutup temâşâ edelim. Cümlesini devamıyla açar mısınız?

  18. "Eski hâl muhal; ya yeni hâl veya izmihlâl..." izah eder misiniz; "yeni hâl"den kasıt neler olabilir, günümüze yansımaları nelerdir?

  19. "Eğer, nur olursa kalb ve gözlerini kör eder. Eğer nar dedikleri nur-u saadet dünyanın hangi tarafına çıkmış ise, milyonlarla insanın tulum gibi kan suyu üzerine boşaltılmış ise söndürülmemiş. Hatta bu iki senedir mülkümüzde iki-üç defa söndürülmesine teşebbüs edildi. Fakat söndürmek isteyenler kendileri söndüler." İzah eder misiniz?

  20. Üstad "Eski hâl muhal; ya yeni hâl veya izmihlâl." diyerek meşrutiyeti savunuyor. İşleri güçleri hilafetten başka bir şey olmayan İslami cemaatlerin kavrayamadığı nokta nedir? Nur talebelerinin bu konudaki eksiği ne olabilir?

  21. "Eğer onların dedikleri gibi nar olsa, karıştırmadık ki bizi yaksın.. Eğer,nur olursa kalb ve gözlerini kör eder.." cümlesini açıklar mısınız, Nar ve Nurun Meşrutiyet ile İlişkisi Hakkında Bilgi verir misiniz?

  22. "Zira kemalin cemali dindir. Hem din saadetin ziyasıdır, hissin ulviyetidir, vicdanın selametidir." ifadesinden sonra haşiye var. Haşiyede şöyle diyor: "Acele etme, yani şifre gibi işaratı var." Bu şifre nedir?

  23. "Evet, zarurat ve incizab ve temayül ve tecarüb ve tecavüb ve tevatür, o katarat ve lemeatı musafaha ettirerek, ortalarındaki mesafeyi tayyedip bir havz-ı âb-ı hayatı ve dünyayı ışıklandıracak bir elektrik-i nevvareyi teşkil edecektir. Zira, kemâlin cemâli dindir. Hem, din saadetin ziyasıdır, hissin ulviyetidir, vicdanın selâmetidir." Açıklar mısnız?

  24. "Nedir şu hürriyet ki, o kadar tevilât onda birbiriyle Çekişiyorlar? Ve hakkında acip, garip rüyalar görülür?" burada bahsedilen rüyalar nelerdir?

  25. İnsan hürriyetini sınırlandırmak, insana bir sıkıntı ve zulüm değil midir?

  26. Hürriyetin tanımını yapan; Murat ve Hüseyin Cahid'in haklı-haksız olduklarını Üstad'ımız neye göre söylüyor?

  27. "Hürriyet-i umumî, efrâdın zerrât-ı hürriyâtının muhassalıdır. Hürriyetin şe’ni odur ki, ne nefsine, ne gayrıya zararı dokunmasın." cümlesini açıklayıp, hürriyetin tarifini söyler misiniz?

  28. "İşte, şimdi salâhat ve mehareti, tâbir-i âharla fazileti ve hamiyeti, nur-u kalb ve nur-u fikri cem edenler vezaife kifayet etmezler. Öyleyse, ya maharettir veya salâhattir. San’atta maharet ise müreccahtır." açıklar mısınız?

  29. Risale-i Nur´un bir yerinde bahsi geçen Anka (Zümrüdüanka) kuşunun geçmişte var olduğunu anlıyorum. Anka kuşu rivayetlere göre var mıdır?

  30. "Lâkin güneş gibi parlak, her ruhun mâşukası ve cevher-i insaniyetin küfvü o hürriyettir ki, saadet-saray-ı medeniyette oturmuş ve mârifet ve fazilet ve İslâmiyet terbiyesiyle ve hulleleriyle mütezeyyine olan hürriyettir..." cümlesini izah eder misiniz?

  31. "Hürriyetin rafizisi de süfehadır." ifadesini açıklar mısınız?

  32. "Hem de o sarhoş namazsızlar Jön Türk değiller, belki şeyn Türktürler." Bu ifadeyi açıklar mısınız?

  33. "Hem de kut-u lâyemût ve vahşet ile âlûde olan hürriyet, sizin dağ komşularınız olan hayvanlarda da bulunuyor." Anlayamadım, açıklar mısınız?

  34. "Medeniyetin muşa'şâ bu kadar mehasininden, sizin anka-i meşrebâneniz sizi müstağnî etmiştir." cümlesini açıklar mısınız?

  35. "Demek iman ne kadar mükemmel olursa, hürriyet o derece parlar." cümlesini teyit eden, Peygamber Efendimizin (asm) hayatından bir kaç örnek verir misiniz?

  36. "İnsana karşı hürriyet, Allah'a karşı ubudiyeti intac eder." ifadesi ne demektir, açıklar mısınız?

  37. "Sultan Abdülhamid'in mecbur olduğu istibdadını hürriyet zanneden ve Kanun-u Esasînin müsemmâsız isminden ürken adamın sözünde ne kıymet olur?" İzah eder misiniz?

  38. "Gayr-ı müslimlerin hürriyeti, bizim umum milletimizin hürriyetinin rüşvetidir." Neden rüşvet gibi olumsuz bir sıfat kullanılmış?

  39. Neden tekebbür küçüklük alametidir? Bu sorunun cevabını açar mısınız, birkaç örnek verebilir misiniz?

  40. Her ülkede askerlik ve memurluk olduğu halde ve onlar maddeten yükselebilirken, bizde neden memurluk ve askerlik gerilemeye sebep oluyor? Onlar ayrı bir sistem mi oturtmuşlar?

  41. "Fikr-i milliyet, hürriyetin pederidir." cümlesini izah eder misiniz?

  42. "İngiliz hükûmeti, gerçi zahiren müstebid değilse de, milleti mütehakkimedir. Âdâtı dahi mütegallibedir." İzah eder misiniz, şimdilerde de geçerli mi bu durum?

  43. "Buna mukabil, bizim gayr-ı müslimlerin ayaklarında yalnız bir yalancı kaydımız vardı. Ona bedelen çok nazlarını çektiğimiz gibi, onlar neslen ve serveten ziyadeleştiler..." Bu ifadeleri açıklar mısınız?

  44. "İşte size Hindistan bir burhan ve Mısır yarı burhandır." Üstadımızın Hindistanı bir burhan, Mısırı yarı burhan olarak ifade etmesinin hikmeti nedir?

  45. Rus hükûmetinin istibdadı, bir kayıttır. Rus milletinin tahakkümü de diğer bir kayıttır. Âdât-ı küfriye ve zâlimânelerinin tagallübü de üçüncü bir kayıttır... Devam eden yeri açıklar mısınız?

  46. "Şimdiye kadar ecnebiler bahane mahane tutarlardı, milletimizi eziyorlardı." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

  47. "İşte bu seddin tahribiyle, fikr-i hürriyet Çin'e kadar yayıldı ve yayılacaktır." Bu set ne zaman tahrip oldu; bu setin yıkılmasıyla Çin'de hürriyet fikri nasıl yayıldı?

  48. "Zira hürriyet, milliyeti gösterdi." Hürriyetin milliyeti göstermesi ne demek?

  49. "Bizde olan istibdat Asya'nın hürriyetine zulmani bir set çekmişti. Ziyayı hürriyet o muzlim perdeden geçemezdi ki, gözleri açsın, kemalatı göstersin." Bizdeki istibdat Asya'nın hürriyetine nasıl set çekiyor? Hürriyet olmadan kemalat neden olmuyor?

  50. Her bir müslim başıboş olmadığını, başkalarıyla bağlı olduğunu neden meşrutiyet ile anlıyor?

Yükleniyor...