Münazarat

İçerikler


  1. "Zira hürriyet, milliyeti gösterdi. Milliyet sadefinde olan İslâmiyetin cevher-i nuranîsi tecellîye başladı. İslâmiyetin ihtizazını ihbar etti ki, her bir müslim, cüz-ü fert gibi başıboş değildir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  2. "Şimdiye kadar ecnebiler bahane mahane tutarlardı, milletimizi eziyorlardı." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

  3. "Hayatımızı zehirlendirmek ve devletimizi parça parça etmek için ağızlarını açmış olan o müthiş yılanlara ne diyeceğiz?" Buradaki "ağzını açmış olan yılanlar" kimlerdir?

  4. "Farz-ı muhal olarak, Allah etmesin, eğer bizi parça parça edip öldürseler, emin olunuz, biz yirmi olarak öleceğiz, üç yüz olarak dirileceğiz." cümlesini açıklar mısınız?

  5. "Hakiki münevver ve müttehid olarak, kervan-ı beni beşere pişdarlık edeceğiz." Bu bir ümit mi ve ne zaman göreceğiz?

  6. "Müsavat ise, fazilet ve şerefte değildir, hukuktadır. Hukukta ise şah ve gedâ birdir." Hukukun her alanında mümin ile gayri müslim eşit midir?

  7. Risalelerde zimmî olan kâfirlerle, sulh halinde bulunduğunuz kâfirlerin hayatlarının İslamiyetçe mahfuz olduğu, koruma altına alındığı ifade ediliyor. Zimmî ne demektir?

  8. "Şu milletin saadeti ve selâmeti Ermenilerle ittifak ve dost olmaya vâbestedir." cümlesini nasıl anlamalıyız?

  9. "Rum ve Ermenilerin hürriyeti bizi teşviş ediyor. Bir kere tecavüze başlıyorlar; bir kere 'Hürriyet ve meşrutiyet bizimdir, biz yaptık.' diyorlar, bizi meyûs ediyorlar." Bu soru ve cevabını açar mısınız?

  10. "Yahudi ve Nasara ile muhabbetten Kur'ân'da nehiy vardır... Bununla beraber nasıl dost olunuz dersiniz?" sorusunu ve cevabını açar mısınız?

  11. "Ehl-i kitaptan bir haremin olsa elbette seveceksin!" cümlesini izah edebilir misiniz? Bazıları “Müslüman olmak şartıyla evlenilir.” diyor?

  12. "Bütün ezhânı zapt ve bütün ukulü meşgul eden nokta-i medeniyet, terakki ve dünyadır." cümlesini izah eder misiniz?

  13. Münazarat'ta, Avrupalılar için ifade edilen; "Onların ekserisi dinlerine mukayyet değiller." cümlesi ile Mektubat'ta geçen; "Evvela, Avrupa dinine sahiptir." cümlesini nasıl bağdaştırabiliriz?

  14. Ehl-i kitapla münasebetimizde; birincisi, onlardan medeniyet ve terakki noktasında istifade etmemiz; ikincisi, onlarla iyi geçinerek asayişi muhafaza etmemiz gerektiği hususunu nasıl anlamalıyız?

  15. "Kâfirin iki mânâsı vardır: Birisi ve en mütebadiri: Dinsiz ve münkir-i Sâni demektir. Şu mânâ ile ehl-i kitaba ıtlak etmeye hakkımız yoktur. İkincisi: Peygamberimizi ve İslâmiyeti münkir demektir. Şu mânâ ile onlara ıtlak etmek hakkımızdır." İzah?

  16. "Hem de daire-i itikadı, daire-i muamelâta karıştırmaya mecburiyet yoktur." cümlesinin öncesi ile ilgisini kuramadım, yardımcı olur musunuz?

  17. "Çok fena şeyleri işitiyoruz. Bâhusus gayr-ı müslimler de güya bir İslâm kızını almışlar, filân yerde böyle olmuş, diğer yerde şöyle olmuş..." Bu soru ve cevabını açar mısınız?

  18. "Bir aşiretin her bir ferdi, bir günde attığı balgamı, cerbeze ile vehmen tayy-ı mekân ederek birden bir şahısta o muhassalı temsil edip başka efradı ona kıyas ederek, o nazar ile baksa." Açıklar mısınız?

  19. "Cerbezenin tavr-ı acibi; zaman ve mekânda müteferrik şeyleri toplar, bir yapar. O siyah perde ile her şeyi temaşa eder." ifadesini izah eder misiniz?

  20. "Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen güzel rüya görür. Güzel rüya gören hayatından lezzet alır." Burada, cümlede “güzel rüya görmekle hayattan lezzet almayı” beraber zikretmek nasıl anlaşılmalıdır?

  21. "Zîra, fenalıkları iyiliğe yardım etti. Eğer meylü't-tahripten vazgeçerlerse, müfsitlikten çıktılar deriz." Fenalıklarının iyiliğe yardım etmesi nasıl olur? Bir de "müfsitlikten çıktılar" tabirinden ne anlamalıyız?

  22. "Sen evini tâmir için tahrip eylediğin vakit, başkası sirkat için delerse, bir cihetten sana muâvenet etmiş olur. Fakat, tâmirde ihtiyatlı bulun!" İzah eder misiniz?

  23. "Gayr-ı müslimin askerliği nasıl caiz olur?" soru ve cevabını açar mısınız? Gayr-i müslim komutanlara nasıl güveneceğiz?

  24. "Eskiden İslamlar zengin, onlar fakirdi..." sorusunun cevabını özetleyip, birkaç örnek verir misiniz?

  25. "Biz, gayr-ı tabiî ve tembelliğe müsait ve gururu okşayan imaret maişetine el atıp belâmızı bulduk." cümlesini izah eder misiniz?

  26. "Maîşet için tarik-ı tabiî ve meşru ve zîhayat, san'attır, ziraattir, ticarettir. Gayr-ı tabiî ise, memuriyet ve her nev'iyle imarettir." İzah eder misiniz, burada "imaret" ile anlatılmak istenen nedir?

  27. Üstadımızın devlet memurluğu hakkında bir açıklaması var mıdır?

  28. "Zîra, meşrûtiyet, hakimiyet-i millettir; hükûmet hizmetkardır. Meşrûtiyet doğru olursa, kaymakam ve vali reis değiller, belki ücretli hizmetkarlardır. Gayr-i müslim, reis olamaz, fakat hizmetkar olur." İzah eder misiniz?

  29. "Şeriatın bazı ahkâmı, meselâ valilerin vazifelerine taallûku var..." cümlesini izah eder misiniz?

  30. "Eskiden beri işitiyoruz ki: 'Bazı Jön Türkler masondurlar, dine zarar ediyorlar.'” sorusu ve "İstibdat, kendini ibka etmek için şu telkinatı vermiştir..." şeklinde başlayan cevabı açar mısınız?

  31. "Dinsiz dediğiniz vakit ihtimal ki, tereddüde düşüp mesleği İslamiyet’ten hariçmiş gibi vesveselerle, her çi bad abad, diyerek İslamiyete münafi harekete başlar..." Açıklar mısınız; bu nasıl bir hissiyat ki birden İslamiyete hücum ediyor?

  32. "Faraza, bazılarının altında büyük fenalıkları varsa da hücum edilmemek gerektir. Zîra, çok fenalık vardır ki, iyilik perdesi altında kaldıkça... Sahibi de perde-i hicap ve haya altında kendisinin ıslahına çalışır..." İzah eder misiniz?

  33. "Lâkin, vakta ki perde yırtılsa, hayâ atılır; hücum gösterilse, fenalık, fena tevessü eder. Ben 31 Mart hâdisesinde şuna yakın bir hal gördüm." Yukarıdaki cümlenin 31 Mart hadisesi ile nasıl bir bağlantısı olabilir?

  34. "Hayal perdesi üstünde size bir timsal manzarasını göstererek mazarratını anlatacağım: İşte, şu sahrâda gayet muhteşem bir bostan içinde bir kasır var..." Burayı devamıyla izah eder misiniz?

  35. "En ebleh, en sefih bile, sedd-i rasîn-i istinadımız olan İslâmiyete bütün mevcudiyetiyle taraftardır, lâsiyyema siyasetten haberdar olanlar." İzah eder misiniz; siyasetten haberdar olanların özellikle vurgulanmasının sebebi ne olabilir?

  36. "Lâsiyyema, uyanmış, insaniyeti tatmış, müstakbele ve ebede namzet olmuş adam dinsiz yaşayamaz." Üstad bu müthiş tespitleri nasıl yapıyor? İnsanların medenileştikçe sorunlarının artacağını nasıl görüyor? Zamane insanı ebedi hayatı neden daha çok istiyor?

  37. "Hakikat-i İslâmiyeti, nasıl dar buldunuz ki, fukaraya ve mutaassıp bir kısım hocalara tahsis edip, İslâmiyetin yarı ehlini dışarıya atmak istiyorsunuz?" Buradaki "İslamiyetin yarı ehli" tabirini nasıl anlayabiliriz?

  38. "Kasr-ı nurânî-yi İslâmiyeti, ne cür’etle mâtem tutmuş bir siyah çadır gibi bir kısım fukaraya ve bedevîlere ve mürtecilere has olduğunu tahayyül ediyorsunuz?" Dini sadece fakirler ve garipler yaşar gibi bir anlayış mı vardı? Mürteciden kasıt nedir?

  39. "Evet, herkes âyinesinin müşâhedatına tâbidir. Demek sizin siyah ve yalancı âyineniz size öyle göstermiştir." Üstad bunun ispatını nasıl yapmış, açar mısınız?

  40. "Neden dünya herkese terakki dünyası olsun da yalnız bizim için tedennî dünyası olsun? Öyle mi? İşte, ben de sizinle konuşmayacağım. Şu tarafa dönüyorum; müstakbeldeki insanlarla konuşacağım..." İzah eder misiniz?

  41. "Ey üç yüz seneden sonraki yüksek asrın arkasında gizlenmiş ve sâkitâne Nurun sözünü dinleyen ve bir nazar-ı hafî-i gaybî ile bizi temâşâ eden Saidler, Hamzalar, Ömerler." ifadesini izah eder misiniz?

  42. "Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim; sizler cennet-âsâ bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen nur tohumları, zemininizde çiçek açacaktır!" cümlesini izah eder misiniz?

  43. "... Horhor toprağının kapıcısı olan kalenin başına takınız. Kapıcıya tenbih edeceğiz; bizi çağırınız..." Burayı nasıl anlamak lazım, izah eder misiniz?

  44. "Varsınlar, şu kitabın hakaikini hayal tevehhüm etsinler. Zira ben biliyorum ki, şu kitabın mesâili hakikat olarak sizde tahakkuk edecektir." İzahı nasıldır? Üstad'ın meydanda olmayan bir kitaptan bahsetmesi, Hz. Ömer'in sekir haline örnek olabilir mi?

  45. Üstad "Zira asr-ı sâlis-i aşrın (yani on üçüncü asrın) minaresinin başında durmuşum" diyerek mehdiyet ima etmiyor mu? Hadislerdeki Emevi Camii'nin "beyaz minare" olarak nakledilen minaresi ile alakası var mıdır?

  46. "Hakîkat-ı İslâmîyeyi hakkıyla kainat üzerinde temevvüc-saz edecek olan nesl-i cedîd gelsin." cümlesindeki nesl-i ati kimlerdir?

  47. "Eskiler bizden âlâ veya bizim gibi. Gelenler bizden daha fena gelecekler." Sual ve cevabı açıklar mısınız?

  48. "İşte, ey bedevî göçerler ve ey inkılâp softaları!" Burada ne kastediliyor?

  49. "Gerçi istibdat görünmüyordu ve ismi belli değildi; lâkin herkesin ruhu istibdadın mânâsıyla tesemmüm ederdi." Burada hangi dönem kastediliyor, izah eder misiniz?

  50. "Bazı kuvvetli dâhiler nefes aldıkça amîk ve derin bir feryat koparırlardı. Fakat akıl onu güzelce tanımazdı. Çünkü karanlıkta ve toplanmamıştı." Bu ifadeleri izah eder misiniz?

  51. "Bir şey cüz-i ihtiyarînin dairesinden ve cüz'iyetten çıkıp külliyet dairesine girse veyahut bihasebil'âde def'i muhal olsa, zamana isnat edilir... Eğer iyi temâşâ etsen göreceksin ki, feleğe atılan taşlar, döndüğü vakit bir yeis olarak kalbde..." İzahı?

  52. "Acaba şu zaman ve dehrin şikâyetinden Sâni-i Zülcelâlin sanat-ı bedîine itiraz çıkmaz mı?" sorusu ile cevabını açar mısınız?

  53. "Çok âlim ve şairler, zamanlarında büyük hâkimleri ifratla senâ etmişler. Hâlbuki o hâkimlerin çoğuna müstebid nazarıyla bakıyorsun? Demek iyi etmemişler." Soru ve cevabını açar mısınız?

  54. Münazarat'ta, "Biz Türkler ve Kürtler..." diye başlayan paragrafta anlatılmak istenen konuyu açar mısınız?

  55. "İstersen dikkat et, o zaman, Ermeni mebusu Vartakis ve Hakkari mebusu Seyyid Molla Tahir’e işaret eder." Konu hakkında bilgi verir misiniz?

  56. “Fakat, sünnet-i seniyeye muhalif olan bu sünnet-i seyyie, yine istibdadın seyyiatındandır.” cümlesini açıklar mısınız?

  57. "İşte o iki kısım reisler, bilerek veya bilmeyerek, o havuzun ve o hazinenin etrafında delik-melik açtılar." cümlesinin geçtiği yeri açar mısınız?

  58. "Hatta onlar servet-i dünyadan tenfir yolunda pençesini küçük bir sayda (ava) atan biçarelerin hassas ve zayıf damarlarını tutarlardı. Tâ pençeleri o sayddan açılsın, onlar o avı kaçırsınlar." Açıklar mısınız?

  59. "Bir kısım büyükler namus-u milleti muhafaza eden cesaret-i milliyeyi su-i istimal edip, zemin-i ihtilâf olan kumistana atıp kaybettiler." ifadesi ile özellikle, "beş yüz bin kahramanı aralarında sarf etmek" ne demektir?

  60. "Türkler ve Kürtler şecâat fenninde allâme olduklarından..." cümlesini açıklar mısınız; bunun delili nedir?

  61. "Neden onların bir fedaisini yandırıp parça parça ederlerdi, esrarını ve arkadaşını izhar etmezdi. Hâlbuki sizin bir yiğidinize bir bıçak vurulsa, bütün esrarını kanıyla beraber fışkırtarak döker." Devamıyla izah eder misiniz?

  62. "وَالْمَوْتُ يَوْمُ نَوْرُوزِنَا deyip, nurun ve hamiyetin nurlu rehberlerini kendimize rehber etmeliyiz." cümlesini izah eder misiniz?

  63. "Büyük bir çeşme var, şimdiye kadar su-i istimal ile şûristana dağılıp bazı seele ve acezeye neşvünemâ verdi. Nedir o çeşme? Zekât. Sizler Hanefî ve Şâfiîsiniz." Burada “Sizler Hanefi ve Şafiisiniz.” İfadesiyle ne denilmek isteniyor?

  64. "İanât-ı milliye-i İslâmiye denilen nüzur ve sadakat, zekâtın ammizâdeleridirler. Asabiyetini çekerler, hizmette yardım edecekler." ifadelerini izah eder misiniz?

  65. "Neden çok âdât-ı müstemirremizi tezyif ediyorsun?" Tezyif edilen âdetler nelerdir?

  66. "Küfrün mahiyeti yalandır. İmanın mahiyeti sıdktır. Şu burhan kâfi değil midir ki, hayatımızın bekası iman ve sıdkın ve tesanüdün devamıyladır? En evvel rüesamız ıslah olunmalı." İzah eder misiniz?

  67. "Madem Nurcular Mâmehuran içine girmişler, şeyh-i meşrutiyet yerine ahrar perdesi ve hamiyet-i İslâmiye ve milliye ve elbette ittihâd-ı Muhammedî dairesinde olan şeyh-i Risale-i Nur denilmeli." cümlesini açıklar mısınız?

  68. ''Lâkin, minare başında olan akıl, kalîb-i kalb dibinde bulunan sebebini iyi göremiyor.'' cümlesini izah eder misiniz?

  69. "İslam uyandı, uyanıyor. Şu dereler aşiretlerini tevbekar eden işte bu sırdır ." Buradaki sır nedir?

  70. "Misafirperverlik müstahsen bir âdetimiz olduğunu bilirken, neden kimseye misafir olmuyorsun? ... Neden şu âdet-i müstemirreyi tezyif ediyorsun?" sorusunun cevabının dört şıkkını da izah eder misiniz?

  71. "Bir şiire on dinar bağışta bulunmak gibi ihsanat-ı şahsiyelerinde ortaya çıkan ekşi duruma ne dersin? C- ...Bu bağışlar, nev’e ve millete döner; çünkü şiirin hizmet ettiği lisân, milliyetin ipidir." Şahsa verilen bağış, millete nasıl dönüyor?

  72. "Mütegallip başlar, kendi kendilerine düştüler. Zulmün kapısı, onların yüzlerine karşı kapatıldı. Düşenlere ayak vurulmaz. Sekeratta olanları bırak kendi haline; sekeratını tamam etsin." Soru ve cevabı devamıyla izah eder misiniz?

  73. "Bazen adavet şiddet-i muhabbetten gelir." Bu ifadeye göre, insanlara karşı sevgi ve muhabbette ölçü ne olmalıdır?

  74. "Evet, nefsim için onları ne kadar severdim; nefs-i İslâmiyet için bin derece daha ziyade onlara âşıktım." ifadesinden sonraki Arabi ibarenin ve haşiyenin izahını yapar mısınız?

  75. "Lâkin, onların asl-ı esas-ı mesleği, kulûbun tenviri ve raptı, yani fazilet-i İslâmiye üzerine sülûk, yani hamiyet-i İslâmiye ile tehattüm, yani İslâmiyet için hayatta zühd ve ravhı terk..." İzah eder misiniz?

  76. "Medine-i medeniyet-i münevveresi, tam hürriyet-i şer’iyeyi tatbik eden Devlet-i Osmâniyedir." Osmanlı şeri hürriyeti tam tatbik etmiş mi? Öyle ise Üstad, Abdulhamit Hazretlerinin dönemini neden tenkit ediyor?

  77. Münazarat'taki "İslâmiyet milliyetini ve İttihad-ı İslâmın taşını ve nakşını" anlatan altı maddeyi izah eder misiniz?

  78. "İttihad, cehl ile olmaz. İttihad, imtizac-ı efkârdır. İmtizâc-ı efkâr, mârifetin şuâ-ı elektrikiyle olur." İzah eder misiniz?

  79. "Çünkü istibdad, ittihada mâni idi. Ben de kor üstünde duruyor ve sükût ediyordum." Bu cümle hakkında bilgi verir misiniz?

  80. "Evet, benim hücumum onların aleyhinde değil, lehlerindedir. Tâ ki onların suretiyle kendini gösteren bazı ehliyetsiz, onların kıymetini tenzil etmesin." cümlelerini izah eder misiniz?

  81. "Şu hayat-ı dünyeviyeyi ednâ bir Ermeni, milleti için feda ettiği halde; ben ki, şu hayat ile alâkam pek zayıf; bâhusus yedi defadır şu hayat elimden uçacaktı, emaneten elimde bırakılmış." Burayı açıklar mısınız?

  82. "Şimdiki nâr-ı teessüfle muhterik bir ruh olsun, onların bedduasıyla cehennemde yansın; o teessüf ateşini içinden çıkarmakla vicdan, maksattan bir firdevs tazammun ettiği gibi, hayal dahi emelden bir cenneti teşkil edecektir." cümlesini izah eder misiniz?

  83. "İki elimde iki hayatımı tutmuşum, iki hasım için iki meydan-ı mübarezede iki harple meşgulüm. Tek hayatlı olan adam meydanıma çıkmasın." İzah eder misiniz?

  84. "Acaba şu sıdk ve kizb mabeyninde mütereddit olan inkâr meselesi, nasıl oldu şu iki esas-ı lâzım ve metine nâsih olabildi..." cümlesini devamı ile birlikte açıklar mısınız?

  85. "Allah'ın kelâmı değil ki, mensuh olmasın. İşte zaman onu nesheder." cümlesinden, Allah'ın kelamının nesh edilemeyeceği anlaşılıyor. Bunu Kur'an'daki nesh meselesiyle nasıl tevfik ederiz?

  86. Üstadımız neden muhabbet konusunda, hep Uhud dağı misalini veriyor, özel bir sebebi var mı?

  87. "Adavet galebe çalsa, muhabbet mümâşaata inkılâp eder. Muhabbet galebe çalsa, adavet terahhum ve acımaya inkılâp eder." İzah eder misiniz?

  88. "Veli olan şeyhin, müddeî olan müteşeyyih ile farkları nedir?" sorusunu ve cevabını izah eder misiniz?

  89. "Sözlerin iyi, fakat dinleyen nerede? Mesleğin âli, ittibâ edenler aşağıdır." Bu cümlerin ve devamındaki Arabi ifadelerin konuyla alakasını izah eder misiniz?

  90. "Re´y-i cumhurdan maada olan akval, eğer hakikat ve mağzdan hali ve boş olmazsa, istidadatın reylerine bırakılır." ifadesini açıklar mısınız?

  91. "Şu istidadın meyelânı ile intihap olunan ve bir derece hakikati tazammun eden ve ekalliyette kalan kavl, nefsülemirde mukayyet ve o istidad ile mahsus olduğu halde, sahibi ihmal edip mutlak bırak..." Kavl ifadesi içtihada mı bakıyor, izah eder misiniz?

  92. "Ekalliyette kalan kavl, eğer içindeki hakikat ve mağz, onu intihap eden istidatlardaki heves ve hevâ ve mevrus ayineye ve mizacına galebe çalmasa, o kavl bir hatar-ı azîmde kalır." Devamıyla izah eder misiniz?

  93. "Selef ve halef, asırlar üzerinde birbirine bakıp mabeynlerinde bir encümen-i şûra teşkil edeceklerdir. Fakat birinci kısım olan ihtiyar babalar, sâkitane ve sitayişkârane dinleyeceklerdir." İzah eder misiniz?

  94. "Şeriat vâzı-ı esaret değildir; belki en vahşî suretten böyle tamamen hürriyete yol açacak ve geçebilecek surete indirmiştir, tâdil etmiştir." cümlesini izah eder misiniz?

  95. "Hem de dörde kadar taaddüd-ü zevcat tabiata, akla, hikmete muvafık olmakla beraber; şeriat bir taneden dörde çıkarmamış, belki sekiz-dokuzdan dörde indirmiştir. Bâhusus taaddütte öyle şerait koymuştur ki, ona müraat etmekle hiçbir mazarrata..." İzah?

  96. "Ehven-i şer ise bir adalet-i izafiyedir. Heyhât! Âlemin her halinde hayr-ı mahz olamaz." İki zararlı yoldan, az zararlı yol seçilebiliyorsa, "İnsanların imanını kurtarmak ve dine hizmet için günaha girilebilir." denmiş olunmuyor mu?

  97. "Heyhât! Âlemin her halinde hayr-ı mahz olamaz. " İnsanlar açısından bu cümleyi nasıl açıklarız?

  98. "İnkılâptan on altı sene evvel, Mardin cihetlerinde, beni hakka irşad eden bir zâta rast geldim. Siyasetteki muktesit mesleği bana gösterdi. Hem, ta o vakitte, meşhur Kemâl’in 'Rüyâ'sıyla uyandım." İzah eder misiniz?

  99. "Veyahud hata bir içtihad ile olabilir, bir gayr-ı makbul özrü kendine bulsun. Veyahud avanelerinin ve vehminin elinde mahbus gibidir. Sonra birden bütün kabahatı ona attık." Bediüzzaman, hangi kabahati Abdülhamid'e atmıştır?

  100. "Ehl-i ifratın bir kısmı, Arap’tan sonra İslâmiyetin kıvâmı olan Etraki tadlil ediyorlardı." cümlesini açar mısınız?

Yükleniyor...