Sorularla Risale
Sitedeki Yazıları
"Hadsiz rahmâniyet ve rezzâkiyet ve rahîmiyet ve kerîmiyet..." Rezzakiyet hakikatinin kâinatı ihata etmesi, ne demektir?
"Dalalet ve şer, menfidir ve tahriptir ve ademidir ve bozmaktır." Şerlerin ademi olması ile şerrin Allah tarafından halk edilmesini nasıl anlayacağız?
Ağaç için kullanılan; "tenasüplü ve san’atlı ve süslü bir hulle,.. Yetmiş renkli bir hûri elbisesi..." teşbihini izah eder misiniz? Bir de bu kısım neden Asa-yı Musa’ya konulmuş olabilir?
"وَالظَّاهِرُ ismine mazhar olan o ağacın suret-i cismâniyesi... Hafîziyet içinde ... Cemâl-i rahmeti gözlere gösterir." Zahir isminin Hafiz ismi ile münasebeti nasıldır?
"وَالْبَاطِنُ ismine âyine olan o ağacın içindeki makinesi ise, öyle muntazam ve mükemmel ve mu’cizatlı bir fabrika, bir destgâh,.." Bâtın ismi ile ahiretin ne gibi bir münasebeti vardır?
"Dört ismin cilveleri en cüz’îden en küllîye kadar cereyan ederler. Meselâ, nasıl ki bu ağacın..." Neden insan ya da hayvan misal verilmemiş olabilir; bu hususî bir tefsir ve izah mıdır?
"Hem dalaletin müstekreh çirkinlikleri ehl-i dalâleti tenfir ettikleri halde..." Buradan ne anlamamız gerekiyor, bunu bir örnekle açıklayabilir misiniz?
"Belki bekàya terakki ile ve devama tasaffi ile ve sermedî vazifeye istidadıyla girmek için halk olunduklarını gayet kuvvetli ispat eder." Bu üç gayeyi izah eder misiniz?
"Öyle ihâtalı ve azametli bir hafîziyet hükmeder ki, zîhayat her şeyin ve her hâdisenin çok sûretlerini ve gördüğü fıtrî vazifesinin defterini..." İzah eder misiniz?
"Ne vakit Hz. İsrafil (a.s.) borusuyla o kışlalarda ölüm ile yatanlar..." Arz ve semavat kışlasındaki muti’ askerler kimlerdir?
Şeytanın hilesinin zayıf olduğuna işaret eden ayetler var. Peki şeytan nasıl insanları kandırabiliyor?
"O gayet derecede haşmetli ve kuvvetli saltanat-ı sermediye sukût etmesi ve haşrin gelmemesiyle bütün haşmeti kaybolması..." Haşir olmazsa saltanat-ı rububiyet neden sukût ediyor?
"Nihayetsiz cemâl-i rahmet nihayetsiz bir çirkin merhametsizliğe inkılâp etmesi ve o hadsiz kemâl-i hikmet, hadsiz kusurlu abesiyete ve faidesiz israfata dönmesi..." İzah eder misiniz?
"Hem nefsimizde, hem etrafımızda bir rahmet-i âmme ve bir hikmet-i şâmile ve bir inayet-i daime müşahede ediyoruz." İzah eder misiniz?
"Hatta bir ağacın meyveleri ve çiçekleri sayısınca o ağaca hikmetler takan bir hikmet..." Ağaçtaki hikmetler nelerdir?
"Cenneti ve dâr-ı saadeti ihbar ve ispat eden, yalnız bir izini sinemada gibi keşfen, bir gölgesini, bir tereşşuhunu göstermekle dâvâyı kazandığı halde..." İzah eder misiniz?
"Hususi bir yere bakmayan ve imanî hakikatler gibi umum kâinata bakan nefiyler, inkârlar -zâtında muhâl olmamak şartıyla- ispat edilmez." İzah eder misiniz? Zâtında muhâl olmamak ne demektir?
"Bir fende ve bir san’atta mütehassıs bir iki zâtın o fen ve o san’ata ait hükümleri ve fikirleri, onda ihtisası olmayan bin adamın,.." izah eder misiniz?
"Evet, her baharda bütün ağaçları ve otların köklerini aynen ihya ve nebatî ve hayvanî üç yüz bin nevi haşrin ve neşrin nümunelerini icad eden bir kudret,.." 300.000 ile izah eder misiniz?
Biz sadece Efendimize (asm) "Salat olsun." demiyor muyuz? "Muhammed ve Musa Aleyhimesselâtü Vesselâmların" ifadesinde neden cemi’ siğası kullanılmış?
"Havasların ve nebîlerin dualarının on adetten altı yedisi hilâf-ı âdet makbul olması..." Hilaf-ı âdet ne demektir? “On adetten altı yedisi”, ifadesinde kastedilen hangi dualardır?
Şeytan bizlerle neden uğraşır, bize yaklaşım yolları nelerdir, ondan ve vesvesesinden nasıl kurtulabiliriz?
"Ölümde en zâlimlerin ve en mazlumların bir tarzda gitmelerindeki âkıbetsiz bir dehşetli haksızlığa, adaletsizliğe ve hikmetsizliğe hiçbir vechile müsaade etmezler..." İzah eder misiniz?
"Her zihayatın hukuk-u hayatını kemal-i mizanla veren" ifadesini izah eder misiniz?
"Rabbü'l-Âlemin ve Sultanü'd-Deyyân isimleri cevap veriyorlar." Bu iki isim ahirete nasıl bakıyor?
"Hiçbir saltanat yoktur ki, o saltanata itaat edenlere mükâfatı ve isyan edenlere mücâzâtı bulunmasın." İzah eder misiniz?
Âhiret için; Allah’ın gönderdiği elçi, bütün isim ve sıfatlarıyla, "Evet, âhiret vardır ve sizi oraya sevk ediyorum." demesini izah eder misiniz?
Üstad yedi kıraatten bahsediyor. Bu yedi, sesin şekline mi yoksa harflerin okunmasına mı bakıyor?
"Daha geniş fikirli bir tabaka-i beşeriye, yıldızlarla yaldızlanıp bütün görünen gökleri bir sema sayıp, onu bu dünyanın semasıdır diyerek, bundan başka altı tabaka-i semavat var olduğunu fehmeder." cümlesini devamıyla açıklar mısınız?
"Bu sırra binaen, ‘yedi semavat’ mana-yı küllîsinde yedi tabaka-i beşeriye, muhtelif yedi kat manayı fehmetmişler." Yedi tabakanın anladığı yedi manayı özetler misiniz?
"Madde-i esiriyede kudret-i fâtıra teşkilata başladığı için, elbette ayrı ayrı tabaka olarak فَسَوّٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ sırrıyla yedi nevi semavatı ondan halk etmiştir." İzah eder misiniz?
"Ecram-ı ulviyeye dikkat edilse görünüyor ki, o ulvi âlemlerin tabakatında muhalefet var." Yedi kat semavat ile ilgili kaideleri açıklar mısınız?
Esir maddesi nedir; yedi kat semavatı da içine alıyor mu, sadece şehadet âlemine mi münhasırdır?
"Hikmet-i cedide namı verilen yeni felsefe ise,.." eski hikmet ve hikmet-i cedidenin semavat hakkındaki fikirleri konusunda bilgi verir misiniz?
"Eski hikmet, semavatı dokuz tasavvur edip, lisan-ı şer’îde Arş ve Kürs’ü yedi semavat ile beraber kabul edip acip bir suretle semavatı tasvir etmiştiler." cümlesini izah eder misiniz?
"Ehl-i keşfin küre-i arzda ifritlere mahsus tabakasını bin senelik bir mesafe görmeleri, âlem-i şehadete ait küre-i arzın çekirdeğinde değil, belki âlem-i misalideki dallarının ve tabakalarının tezahürüdür." İzah eder misiniz?
"Bir tek sahife olan zemin ve bir tek forma olan bahardan" kasıt nedir, izah eder misiniz?
"Her bir fen, geniş mikyasıyla ve hususi âyinesiyle ve dürbünlü gözüyle ve ibretli nazarıyla bu kâinatın Hâlık-ı Zülcelâlini esmâsıyla bildirir, sıfâtını, kemâlâtını tanıttırır." İzah eder misiniz?
"Her kelimesinde çok hikmetler bulunan şu mecmua-i kâinat ve bu mücessem Kur'an-ı ekber-i âlem, mezkur misaldeki kitaptan..." izah eder misiniz?
"Bir tek forması olan baharda, üçyüz bin ayrı ayrı kitaplar hükmündeki üç yüz bin nebatî ve hayvanî taifeleri beraber, birbiri içinde, yanlışsız, hatasız, karıştırmayarak,.." İzah eder misiniz?
"Bazan ağaç gibi bir kelimede bir kasideyi ve çekirdek gibi bir noktada bir kitabın tamam fihristini..." Bir kelime olan ağaç nasıl bir kaside manasını taşır, misal verebilir misiniz?
Bediüzzamana Göre Cumhuriyet ve Demokrasi
Risalelerde gök cisimleri için, “top güllesinden yetmiş defa sür’atli” deniyor. Bu nasıl bir hıza tekabül ediyor?
Altıncı Mesele'de arz, gökyüzüyle eş tutulmuştur. Bundaki sebep; görme ve gösterme sırrıyla içindeki insanlara teşhir edildiği için midir, yoksa başka ince bir mâna mı vardır?
"Yıldızları gazyağsız, odunsuz, kömürsüz yandıran ve söndürmeyen ve beraber ve çabuk gezdiren ve birbirine çarptırmayan..." Cümlesini ve “ışık parmakları” tabirini izah eder misiniz?
"Hem nasılki bir harika şehirde milyonlar elektrik lâmbaları hareket ederek her yeri gezerler. Yanmak maddeleri tükenmiyor..." İzah eder misiniz?
"Hem meselâ, nasıl ki bir kitap bulunsa ki, bir satırında bir kitap ince yazılmış ve herbir kelimesinde ince kalemle bir sûre-i Kur’âniye yazılmış..." İzah eder misiniz?
Altıncı Mesele'deki "meşher-i âzam-ı kâinat", "ordu-yu Sübhanî", "fenn-i kitabet", "fenn-i kıraat", "fenn-i hikmetü'l-eşya", "Kur'an-ı ekber-i alem" ifadelerini izah eder misiniz?
"Bir senede yirmi dört bin senelik bir dairede muntazaman seyahat eden ve yüz binler ve ayrı ayrı erzak isteyen taifeleri içine alan ve seyahatiyle mevsimlere..." İzah eder misiniz?
"Zemin yüzünün ordugâhında ve her baharda yeniden silâh altına alınmış bir yeni ordu-yu Sübhânîde nebatat ve hayvanat milletlerinden..." İzah eder misiniz?