Sorularla Risale

Sitedeki Yazıları

  1. Risalelerde "Esbab bir perdedir." deniyor. Öyle ise, esbaba teşebbüs etmek nasıl dua olur?

  2. "Kâinat yüzündeki cemal ve kalbindeki aşk ve sinesindeki incizap ve gözlerindeki keşif ve şuhud ve hey'atındaki hüsün ve tezyinat, pek latif, nurani bir pencere açar." İzah eder misiniz?

  3. "Şu kâinatın mevcudatı yüzünde tazelenen ve gelip geçen cemaller ve hüsünler, bir cemal-i sermedi cilvelerinin bir nevi gölgeleri olduğunu gösterir." cümlesini açar mısınız?

  4. "Nasıl imkândan vücub görünüyor; infialden fiil ve kesretten vahdet; bunların vücudu, onların vücuduna katiyen delalet eder." cümlesini izah eder misiniz?

  5. "Ve umumunda görünen mahlukiyet, halıkıyeti gösterir." Mahlukiyetin halıkıyeti göstermesi nasıl olur?

  6. "Tesadüf ise, cehlimizi örten gizli bir hikmet-i ilahiyenin perdesidir." ifadesini izah eder misiniz?

  7. "Her biri birer mu’cize-i kudret olan, zemin dolusu bütün geçen baharlar misillü, yeni gelecek birer harika-i kudret ve birer hayattar zemin olan..." ifadelerini devamıyla birlikte izah eder misiniz?

  8. "İhyâ, mânâ-yı zâhirî-yi mecazi itibarıyla, hasenatın gayr-ı mahdut tezauf düsturunu gösterir." cümlesini, devamındaki ayetle birlikte izah eder misiniz?

  9. "Güya hayat tamamıyla hem ilimdir, aynı halde kudrettir, aynı halde de hikmet ve rahmettir ve hakeza..." cümlesini ve hayatın ilim olmasını nasıl anlamalıyız?

  10. "Hem acib ve garib sanatlar içinde rengârenk acib hikmetli zemin yüzünün simasındaki bu nakışlı çizgilere bak!" cümlesindeki "nakışlı çizgilerdeki hikmet" ne olabilir, açıklayabilir misiniz?

  11. "Tabaka-i türabiye, dağlar direği üzerine atılmış." Bu ifadeyi açıklayabilir misiniz? Burada Bediüzzaman Hazretleri bizlere ne demek istemiş?

  12. "Şimdi bak çeşmelere, çaylara, ırmaklara: Yerden, dağlardan kaynamaları tesadüfî değildir..." Bu paragrafı suyun vazifeleri açısından açabilir miyiz?

  13. "Şu masnuat adedince, hakikatın şuaını gösteren hadsiz delikli ve kafesli şu pencereyi ne ile kapatabilirsin?" derken, Üstad burada "delikli ve kafesli pencere"den neyi kastetmektedir?

  14. "Ve kabiliyet-i zatiye, tabir edemediğimiz o mükemmel şuûn-u zatiye, bihakkılyakin, hadsiz derece-i kemalde olan bir zata delalet eder." cümlesini izah eder misiniz?

  15. "Fenn-i sarfça nasıl ism-i fail masdardan yapılır; öyle de unvanların ve isimlerin dahi masdarları ve menşeleri sıfatlardır." ifadesini misallerle açıklar mısınız?

  16. Otuz Üçüncü Söz, On Altıncı Pencere'yi izah eder misiniz?

  17. "En kısa yolda ve en hafif bir tarzda" ifadelerini izah eder misiniz?

  18. Otuz Üçüncü Söz, On Beşinci Pencere'nin izahı nasıldır?

  19. "Mütedahil daireler gibi bir tek merkeze bakan şu mevcudatın muntazam suretleri, her biri birer dildir ve mevzun heyetleri, her biri birer lisan-ı şehadettir..." cümlesini açıklar mısınız?

  20. "Delalet-i hâl ise, hususen çok cihetlerle gelse, şüphe getirmez." cümlesini izah eder misiniz?

  21. "Kemal-i hikmet içinde kemal-i kudreti görmek" ne demektir, misal verir misiniz?

  22. Otuz Üçüncü Söz, On Birinci Pencere'yi izah eder misiniz?

  23. "Kâinatlar mahsulatını ondan almak ve o câmide, âcize, cahile olan zerrata..." cümlesinde; "camid, aciz, cahil", değil de "camide, acize, cahile" demesinin hikmetini öğrenebilir miyim?

  24. Altıncı Pencere için, "Şu daire-i arz kadar, belki medar-ı senevisi kadar geniş olan şu pencereyi neyle kapatabilirsin?" tabirinin kullanılmasının hikmeti nedir?

  25. Altıncı Pencere'yi "Kâinatın ulvi ve süflî tabakatındaki bütün âlemler, ayrı ayrı lisanla bir tek neticeyi, yani bir tek Sâni-i Hakîm'in rububiyetini gösteriyorlar." cümlesiyle izah eder misiniz?

  26. "O küllî ve umumi desâtiri içinde, hususi ihsanatı, hususi imdadları, hususi cilveleri var ki; her şey, her vakit, her haceti için ondan istimdad eder, ona bakabilir." İzah eder misiniz?

  27. "Geçici, devamsız, bikarar, ehemmiyetsiz, mütegayyir, bekasız, nakıs, tekemmülsüz umur-u dünya üzerinde kurulmaz ve durmaz." Burayı bilhassa "tekemmülsüz umur-u dünya" ile izah eder misiniz?

  28. "Ecel gizli olduğu için, genç ihtiyar fark etmeyerek, her vakit ecel celladı başını kesmek için gelebilir." İzah eder misiniz?

  29. "Rusya’da olduğu gibi, say ve sermaye mücadelesi suretinde boğuşmaya başlar." Bu ne demektir, izah eder misiniz?

  30. "Şu ayet bilfiil gıybet edenlere müteveccih olduğu vakit, manası gelecek tarzda oluyor." Ayetteki "sakındırma" herkese hitap etmiyor mu, sadece gıybet edenlere mi bakıyor?

  31. "Hâlbuki şu zamanda, kizb ve sıdkın ortasındaki mesafe o kadar kısalmış ki, âdeta omuz omuza vermişler..." Devamıyla izah eder misiniz?

  32. "İşte zaman, çünkü harekâtın bir rengi, bir levni yahut bir şeridi hükmünde olduğundan, harekâtta cari olan bir hüküm, zamanda dahi caridir." cümlesini izah eder misiniz?

  33. Beşinci Vecih'teki ikinci sual ve cevabındaki bağlantıyı anlayamadım. Sualde kasabadan köyden bahsediyor, cevapta ise sanki siyasetten bahsediyor? Yardımcı olur musunuz?

  34. "Malumdur ki iki kahraman birbiriyle boğuşurken, bir çocuk ikisini de dövebilir." Cemiyetlerde dayanışmanın ehemmiyeti hakkında bilgi verir misiniz?

  35. "Mesleğin lazım-ı beyyini meslektendir." ile "Lazım-ı mezhep, mezhep olmadığından, belki muahez değil." cümleleri birbirine zıt değil mi?

  36. "Lakin, burada iki nokta-i mühimme vardır" ile başlayan yeri özetleyip, bu iki noktanın sual ile alakasını kurar mısınız?

  37. "Her sene taze verdiği buğday gibi mallardan onda bir." Ve "Eskiden verdiği kırktan ki, her senede galiben ve laakal ribh-i ticari ve nesl-i hayvani cihetiyle, o kırktan taze olarak on adet verir." Zekât hakkındaki bu cümleleri izah eder misiniz?

  38. "Sen çalış ben yiyeyim." ifadesini nasıl anlamalıyız?

  39. "Allah namına vermediğin için manen minnet ediyorsun." cümlesindeki "zekât verenin minnet etmesi" ne demektir?

  40. "Hiç rikkat-i cinsiyeniz, hiç sıla-i rahminiz yok mu ki, böyle çok cihetlerle kardeşiniz olan bir mazlumun şahs-ı manevisini insafsızca dişliyorsunuz?" "Sıla-i rahm" ile "gıybet"in vech-i tevfiki, Üstad'ın maksudu nedir?

  41. "Ruhu cismâniyetine galip olan evliyanın işleri, fiilleri, sürat-ı ruh mîzanıyla cereyan eder." Bu cümleyi açıklar mısınız?

  42. "Halbuki bu tabakanın arkasında vücuhun taayyünat, teşahhusat tabakası vardır." Buradaki "taayyünat" ve "teşahhusat" tabakasını izah eder misiniz?

  43. "Cesedin bir uzvundaki bir hüceyrede yapılan tasarruf, en evvel cesedi tasavvur etmeye mütevakkıftır." Devamıyla izah eder misiniz?

  44. "Dünyadaki her lezzetli şeyin en âlâsı cennette bulunur." cümlesini izah eder misiniz?

  45. "Noksaniyetlerini görüp tekmil etmeye bina edilen şefkat ile onu terbiye etmek..." Nefsi şefkatle terbiye etmeyi nasıl anlayabiliriz?

  46. "İmam-ı Mübin, mazi ve müstakbelin ve âlem-i gaybın etrafında dal budak salan şecere-i hilkatın bir programı, bir fihristesi hükmündedir." İzah eder misiniz? Gayb âlemine ahiret de dahil midir?

  47. "Her bir taife beğendiği elbiseleri ayrı, hoşuna gittiği erzakı ayrı, rahatla istimal edeceği silahları ayrı ve mizacına deva olacak ilaçları ayrı oldukları halde..." Misal verir misiniz?

  48. "Bin bir esmadan yalnız Adl ve Hakem ve Hak ve Rahîm isimlerinin bin bir mertebelerinden,.." İzah eder misiniz, "bin bir mertebe"den kasıt nedir?

  49. "Hem ayn-ı muhabbet bir fikirdir." cümlesini açıklar mısınız?

  50. "Kuran’ın nazarında valideynin hukukları ne kadar ehemmiyetli ve ukukları ne derece çirkin olduğunu gösterir." cümlesini ve "ukuk" ifadesini izah eder misiniz?

Yükleniyor...