Sorularla Risale
Sitedeki Yazıları
Tenezzül-ü İlâhî'nin "Taarrüf-ü Rabbânî ve mukabele-i Rahmânî ve mükâleme-i Sübhânî ve iş’âr-ı Samedânî hakikatlerini tazammun" etmesi ile "rububiyet ve ulûhiyetin muktezası"nı izah eder misiniz?
"Bir san’atın medar-ı münakaşa olmuş bir mes’elesinde, o fennin ve o san’atın haricindeki adamlar ne kadar büyük ve âlim ve san’atkâr da olsalar, sözleri onda geçmez." İzah eder misiniz?
"Nurefşan nazarına karşı hayal, hakikatı setredemez; Hak olan mesleği tesvilata, tedlisata muhtaç değildir. Bu kelam iki fırka-ı dallenin reddine işarettir." İzah eder misiniz?
"Sure-i Feth'in bu üç ayetinin çok vücuh-u i'cazı vardır." Kur’an'ın kırk vücuh ile mucize olduğunu biliyoruz. "On vücuh-u külliye-i i'câziye" ile kastedilen mana nedir?
"Hayat-ı dünyeviyeye kasden ve bizzât teveccüh edip bağlanan kâfirin, imhâl-i ikabında ve bilakis terakkiyat-ı maddiyede muvaffakıyetindeki hikmet nedir?.." İzah eder misiniz?
"Mehdî acele edip gelse, baş-göz üstüne, hemen gelmeli. Zira güzel bir zemin müheyya ve mümehhed oldu. Zannettiğiniz gibi çirkin değildir..." İzah eder misiniz?
"Sureten ispat ve vücudî görülse de, mânâsı ademdir, nefiydir ... Her bir menfî meselesi dahi, bir müspet hakikatın ünvanı ve perdesidir." İzah eder misiniz?
"Evet, faraza zîşuur bir elmaya biri dese, 'Sen benim san’atımsın.'; o elma lisan-ı hâl ile ona 'Sus,' diyecek..." Devamıyla izah eder misiniz?
"Sefih erkekler hevesâtına uyarak kadınlaştığında; nâşize kadınlar da hayâsızlıkla erkekleşir." İzah eder misiniz? Buradaki "sefih erkekler" ile "nâşize kadınlar" kimdir ve hak ettiği ceza nedir?
"Meşrutiyette Şeriat-ı Garra hükümferma olduğu halde, üç şecere-i zakkumu kökünden ihraç edecek. Ve üç şecere-i Tuba zemin-i meşrutiyette neşv-ü nema bulacak..." İzah eder misiniz?
"Cüz-ü lâyetecezzâdaki kuvve-i cazibe ve kuvve-i dâfianın içtimalarının hortumu üzerindeki muhaliyetin damgasını kaldırabilsen..." İzah eder misiniz?
Onuncu Lem'a'daki Hafız Halid Ağabey'in şefkat tokadını tam anlamadım; biraz açar mısınız?
"Evet, vesvese-i sârık, bâvehm-i şübhe-i târık, ne haddi var ki o mârık, girebilsin bu bârık kasra. Hem şârık ki, sur sureler şâhik, her kelime bir melek-i nâtık ki..." İzah eder misiniz?
"Umumî âlemde her insanın hususî bir âlemi vardır. Bu hususî âlemler, umumî âlemin aynıdır. Yalnız umumî âlemin merkezi şemstir. Hususî âlemlerin merkezi ise şahıstır." İzah eder misiniz?
"İşâ vakti ise, âlem-i zulümât, nehar âleminin bütün âsârını siyah kefeni ile setretmesini, hem kışın beyaz kefeni ile ölmüş yerin yüzünü örtmesini..." Yatsı vaktini açar mısınız?
"İhtilâfâtı beyne’l-İslâm îkâ edip, Mûtezile, Cebriye, Mürcie gibi dalâlet fırkalarını tevlid eden, istibdattır." İzah eder misiniz? İlmi istibdat, nasıl istibdad-ı siyasînin veledidir?
"Çendan fikrini tenvir etmek istedim. Başka bir mana daha karıştı." Seyrani'nin şefkat tokadındaki bu ifadeleri nasıl anlayabiliriz?
"Fakat, maatteessüf, Küçük Hafız Zühtü, hiç tokada istihkakı yokken, o elim hadise ona da temas etti." Burada Küçük Hafız Zühtü'nün o hadiseye teması nasıl olmuş?
Şefkat tokatlarında Şamlı Hafız Tevfik abinin yazdığı "tasannu, temelluk, tezellül zulmetleri" nelerdir, açıklar mısınız?
"Hodbin, mağrur insanlarla ihtilata mecbur olduğumdan -Cenâb-ı Hak affetsin- mürüvvetkârane bir surette riyaya ve tabasbusa da mecbur oluyordum." cümlesini izah eder misiniz?
"Çünkü ben bu memlekette garip hükmündeyim, garibim." Şamlı Hafız Tevfik abinin "garip" olmasının Kur'an hizmetini ihlal etmesini nasıl anlayabiliriz?
Onuncu Lem'a'da Şamlı Hafız Tevfik abinin başına gelen tokatlardan birincisini tam anlamadım; "Kur'an'ı yazma şevkim gitti." diyor, neden şevki gidiyor?
"Kabir var; hiç kimse inkâr edemez. Herkes, ister istemez oraya girecek. Ve oraya girmek için de üç tarzda, üç yoldan başka yol yok." Buradaki üç yol ve üç yoldan gidecek olanları izah eder misiniz?
"İstanbul’un İslam eliyle fetholacağı..." hadisi risalelerde "Setuftehul" diye başlıyor, başka kaynaklarda ise "Letuftehanne" olarak geçiyor, ne dersiniz?
"Fakat derd-i maişet zaruretiyle kendini mecbur bilip, gizli dava vekâletine teşebbüs etti. Birden bir şefkat tokadı daha yedi." Dava vekaleti nedir, neden tokat sebebi oluyor, izah eder misiniz?
Hakkı Efendinin ihtiyatı niçin tokat sebebi olmuştur? Bu gibi durumlarda Nur Talebeleri nasıl hareket etmeli; ihtiyatla mı yoksa aşikâre her doğru her yerde söylenmeli mi?
"Hâlbuki, hizmet-i Kur'aniyede bulunana, ya dünya ona küsmeli veya o dünyaya küsmeli, ta ihlasla, ciddiyetle hizmet-i Kur'aniyede bulunsun." cümlesini nasıl anlamalıyız?
Abdülmecid Ağabey'in şefkat tokadındaki, "hudut"tan maksat nedir, Van'da hizmet edilmesine neden sıcak bakmıyor?
"Ders-i hakaik-i Kur'aniye ile meşgul olduğum miktarca, Şeyh Said hadisatı zamanında vesveseli hükümet, hiçbir cihette bana ilişmedi ve ilişemedi." cümlesini yorumlar mısınız?
"Bu biçare Said’dir." Üstad, kendisi için neden "biçare" ifadesini kullanıyor?
Onuncu sözde haşir ile beraber neşir kelimesini de çok görüyoruz. "Neşir"i nasıl anlamak iktiza eder?
İşlediğimiz bir hata ya da günahtan dolayı, şefkat tokadı yememek için ne yapmamız lazım?
Şefkat tokatlarının yazılmasının gayesi ne olabilir? Günümüzde de devam ediyor mu? Yoksa Risale-i Nur'un telifi zamanına mı mahsustu?
"Zecr tokadı"ndan dönüş yok mu? Yani zecir tokadı yiyen hizmetten uzaklaştırılmış mı oluyor? Şefkat tokatları ile arasındaki fark nedir? Hangi tokadı yediğimizi nasıl anlarız, yersek ne yapmalıyız?
"O hizmeti ihzar etmek ve hadimlerini o hizmete sevk etmek cihetidir." Buna bir örnek verir misiniz?
"Gavs-ı Azam'ın bir nevi kerameti beyan edilecek." deniliyor. Ama Onuncu Lem'ada böyle bir yer bulamadım?
"Küfründe ve dehşetli tahribatında devam edebilsin? Ve İslâmiyet aleyhinde bu halin devam etmesi hiç mümkün müdür?" Devam ediyor gibi, nasıl anlayabiliriz?
Lem'alarda "kalbin firaktan müteessir olup cerihalar aldığı" söylenir. Sözler'de ise firaktan müteessir olarak "ruh" gösterilir. Bunların benzer ve benzemeyen yönlerini ifade eder misiniz?
"Bu fevkalâde zâtın (a.s.m.) bir derece kıymetini ve sözlerinin hakkaniyetini ve ihbârâtının doğruluğunu bilmeliyiz." Yüzlerce doğru insan peygamberlik iddia edip din üretmiş olamaz mı?
"Bir âşık, mahbubuna aşk-ı hakiki ile bir beka kazandırmak için 'Mabud ve Mahbub-u Hakikinin bir ayine-i cemalidir.' diye kendini teselli eder, bir hakikate yapışır." İzah eder misiniz?
"Ben Kur'ân'ın tenzili için harb ettim. Sen de te’vili için harb edeceksin." Hz. Ali'nin Kur'an'ın te’vili için yaptıklarına misal verir misiniz? Buradaki "te’vil" kelimesi ne manaya gelmektedir?
"Fakat sırr-ı teklif olan imtihan ve tecrübe muktezasıyla, elbette bedahet derecesinde ister istemez tasdike mecbur kalacak derecede mucize olmazdı." Bedahet ile izah eder misiniz?
"Bedbaht bir doktor, Hazret-i İsa Aleyhisselâmın pederi varmış diye, divanecesine bir tevil ile bir ayetten kendine güya şahit gösteriyor." Tevil edilen ayetler hangileridir?
"Şefkat-i mukaddese ve o muhabbet-i mukaddeseden gelen hadsiz bir şevk-i mukaddes var. Ve o şevk-i mukaddesten gelen hadsiz bir sürur-u mukaddes..." Şuûnatın birbirini gerektirmesi ne demektir?
"Belki yalnız o defter, o kâtibin yazı kaleminin ucu ile teması var..." İzah ederek temsilin hakikatteki karşılığını açıklayabilir misiniz?
"Firakı hiç istemeyen ve firaktan şiddetle kaçan ve ayrılıktan titreyen ve budiyetten cehennem gibi korkan ve zevalden gayet derece nefret eden..." Devamıyla izah eder misiniz?
"Maddiyyunluk ve tabiiyyunluk zulümâtında hınzırcasına saplanmalarında, hınzır etinin yemesinin medhali yok mudur?" İzah eder misiniz?
"Meslek-i velayetin yekdiğerine zıt vasıfları ise, seyrü sülûkun iki meşrebi ile gayet sarih izah ve tavsif ediliyor." Ne demektir?
"Her meşrep ehlinin müracaatlarında içirilmemek kabil olmayan bir tarzda, cüz’î, külli, hatta pek âmî olanlar bile bir damlayla hararetini kestirecek derecede..." İzah eder misiniz?
"Kanun-u tenasülün harika bir suretini iktiza ederken..." İzah eder misiniz? "Tenasülün haricinde bulunan kanun-u cinsiyet-i melek..." Biraz açar mısınız; Hz. Âdem gibi mi yaratılıyorlar?