Sorularla Risale
Sitedeki Yazıları
"Evet, nazlanan ve istiğna gösteren nazeninlerin mehirleri dikkattir. Ve menzilleri dahi kalbin süveydasıdır." Burayı izah eder misiniz?
"Hem makamın hatırını dahi kırmıyor. Zira cevapta ukde-i hayatiyeyi derc eder ki, makasıd-ı kelâm ondan istimdâd-ı hayat eder." ifadesini izah eder misiniz?
"Her akşamda Güneş arşa gider, secde eder. İzin alıyor, sonra geliyor." cümlesini açıklar mısınız?
"Ulûm-u medarisin tedennîsine ve mecrâ-yı tabiîden çevrilmesine bir sebeb-i mühim budur..." Devamıyla izah eder misiniz?
"Maksadım, ol elmas kılınca saykal vurmaktır." İslamiyete saykal vurmak, ne demektir?
"Ey benim şu kitabıma im’an-ı nazar ile nazar eden zât, malûmun olsun! Bu kitapla istediğim hizmet budur..." Bediüzzaman Said Nursî’nin Muhakemât’ı yazma maksadını izah ettiği metni açıklar mısınız?
"Şu fakir, garîb Nursî ki, 'Bid’atüz-zaman' lâkabıyla müsemmâ olmaya layık iken, haberi olmadan 'Bediüzzaman' ile meşhur olan biçare..." Üstad neden kendini böyle tanıtıyor?
"Cihanın bütün arslanlarının bağlandıkları bir zinciri, hileci bir tilkinin koparmasına imkân var mıdır?" Bu beyti izah eder misiniz?
"Zaman-ı müstakbel, kendi vukuat ve fünununun etvar-ı müdakkikanesiyle onun mevkib-i ikbalini istikbal ve lisan-ı hakîmâne ile irşadatına teşekkür..." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?
"Cümle tahiyyat, ol Hâkim-i Ezel ve Hakîm-i Ezelî ve Rahmân-ı Lemyezelîye elyaktır ki, bizi İslâmiyetle serfiraz ve şeriat-ı garrâ ile sırat-ı müstakîme hidayet etmiştir." cümlesini izah eder misiniz?
Muhakemat'ı Küliyat'tan kabul etmeyenler var. Kitabın başında, Risale-i Nur Külliyatı'ndan yazmadığını iddia edip, hüccet olarak kabul edilemeyeceğini söylüyorlar. Bu konuda ne dersiniz?
"Kim bir şeyde çok tevaggul etse, galiben başkasında gabîleşmesine sebebiyet verir." cümlesini izah eder misiniz?
"Nasıl ki, hariçte bir uçurum üzerinde atlamak veyahut bir dar yerde geçmekte küll ve küll-ü vahid birdir. Teavün fayda vermez." Devamıyla izah eder misiniz?
"Her soyda füyuz-u hüveyda-nüma ile..." Buradaki ifade "soy" mu, "sûy" mu?
"Bu zamanda bedihiye ve ulûm-u âdiye sırasına girmiş pek çok mesail var; zaman-ı mazide gayet nazarî ve hafî ve burhana muhtaç idiler." cümlesini izah eder misiniz?
"Hilkat-i âlem, kanun-u tekâmüle tâbidir." Kanun-u tekâmülün zevali var mı, kemalin zevale dönmesi âdetullah için de geçerli midir?
"İfrat gibi tefrit de muzırdır, belki daha ziyade. Fakat ifrat, tefrite sebep olduğundan, daha kabahatlidir." Bu ifadeyi açıklar mısınız?
"Tenvir için bir darb-ı mesel: Kürdlerin emsal-i edebiyesindendir: Bir adamın ismi Alo imiş. Bal hırsızlıyordu..." Burada ne anlatılmak isteniyor?
"Zira mukarrerdir: Asıl mana odur ki: Elfaz onu sımahta boşalttığı gibi zihne nüfuz ederek vicdan dahi teşerrüb etmekle, ezahir-i efkârı feyizyab eden şeydir..." Devamıyla açar mısınız?
"Hem de vakta hikmet-i Yunaniyeyi Müslüman etmek için Me'mun'un asrında tercüme olundu. Fakat pek çok esatîr ve hurafatın menbaından çıkan o hikmet..." Devamıyla izah eder misiniz?
"Evet, mâsadak ile mânâ ayrıdırlar. Halbuki, mâsadak olmaya mümkün olan şey, mânâ yerine ikame olundu. Çok da imkânât vukuata karıştırıldı." İzah eder misiniz?
"Evet, hak müstağnîdir. Hakikat ise, zengindir." Bu cümleyi, hak ve hakikat arasındaki fark ile beraber açıklar mısınız?
"Mânâ-yı hakikînin bir sikkesi olmak gerektir. O sikkeyi teşhis eden, makasıd-ı şeriatın muvazenesinden hâsıl olan hüsn-ü mücerreddir." İzah eder misiniz?
Muhakemat’ta geçen Tefsir-i Beyzavi hakkında, Üstad'ın ifadesi ile Muhyiddin-i Arabi'nin; ''Çörek otu ölüm hariç her derde devadır.'' sözünün vech-i tevfiki var mıdır?
"Hüküm, mevzû ile mahmulün yalnız veçh-i mâ ile tasavvurlarını iktiza eder." cümlesini izah eder misiniz?
"Ey ifrat ve tefrit sahipleri! Tefsir ve şeriat başkadır; tefsir ve şeriatte telif olunan kitap yine başkadır. Zira kitap daha geniştir." İzah eder misiniz?
"Nasılki başka âlemden bu küreye gelen tasvirci bir nakkaş farz olunsa... Bu kaide, fenlerde aynen cereyan eder." Burayı izah eder misiniz?
"Fakîh olmayan, velev ki usûlü'l-fıkıhta müçtehid olsa, icma-ı fukahada muteber değildir. Zira o, onlara nisbeten âmidir." Fakih zaten usulü fıkhı da kapsamıyor mu? İzah edebilir misiniz?
"Dinin makasıdı, kıymet ve edillece mütefavittir. Birinin yeri hayal olsa, ötekinin vicdandır. Beriki, sırrın sırrındadır." İzah eder misiniz? "Sırrın sırrı" kısmını misalle açar mısınız?
Üstad'ın Muhakemat'ta ifade ettiği "muvazenesiz sözler" yani uydurulmuş hadis örnekleri verebilir misiniz?
Üstad Muhakemat’ta "gıybeti katle müsavi" tutmayı doğru bulmazken, Yirmi Dördüncü Söz’de bu hadisin açıklamasını yapıyor. Nasıl anlamalıyız?
"Zâhirden ubûr ediniz. Hakikat sizi bekliyor. Fakat gördüğünüz vakit incitmeyiniz. Esah ve lâzım…" ifadesini izah eder misiniz?
"Telâhuktan neşet eden tenevvür-ü efkârla toprağa benzeyen evham ve hayalâtı..." Neden evham toprağa benzetilmiş olabilir?
"Hakaik-i İslâmiyetin güneşi, evham ve hayalât bulutlarından kurtulmuş, her yeri tenvire başlamıştır..." Oysa bilimin Batı'dan çıktığı malum. Akıl hissiyattan üstün müdür?
"Garaz ve husumet ve meylü’t-tefevvuku tevlid eden hissiyat ve müyûlât ve kuvvet idi." Hissiyat, müyûlât ve kuvvet; nasıl meylü’t-tefevvuku tevlid ediyor?
"Mehasin-i medeniyet denilen emirler, şeriatın başka şekle çevrilmiş birer meselesidir..." cümlesini açıklar mısınız?
"Şimdiye kadar Avrupa'yı galip ettiren sebep, bundan sonra neden etmesin?" sorusuna Üstad’ın verdiği cevabı açabilir misiniz?
"Ve bu kuvvetlere yardım etmek için ecanib içine ihtilâl veren ve medeniyetleri ihtiyarlandıran mesâvî-i medeniyetin mehasinine galebesidir." cümlesini izah eder misiniz?
"Daire-i esbab daire-i akaide karıştırılsa, ya tevekkül namıyla bir betalet veya müraât-ı esbab namıyla bir i’tizali intaç eder." cümlesini açar mısınız?
"Bu meratibin her birinin birer derecesi, birer kıymeti, birer makamı vardır; temyiz lâzımdır. Lâkin tezahum yoktur. Fakat iştibak iştibahı intaç eder." İzah eder misiniz?
Muhakemat, Birinci Makale, On Birinci Mukaddime'de geçen "üç kaziye" hakkında bilgi verir misiniz?
"Zira teklif, nazarî olan şeyde bir imtihandır." cümlesini izah edebilir misiniz?
"Tasdik ise, zahir olan mucizatıyla, ekmel-i vecihle hâsıl olabilir. Eğer hâcetten fazla harika olsa, ya abestir veya sırr-ı teklife münafidir..." İzah eder misiniz?
"Peygamberimizin cümle hali veya ekseriyeti, harika olmak itibar etmeleridir. Bu ise, vücut müsaade etmediği için, mütehayyelâtları intizam bulamıyor." İzah eder misiniz, neden vücut müsaade etmiyor?
"Dinden bir şeyi fasl veya olmayanı vasl etmek, ikisi de caiz değildir." cümlesini geçtiği yer ile beraber izah eder misiniz?
"Belâgatın ukde-i hayatiyesi, tâbir-i diğerle beyanın felsefesi veyahut şiirin hikmeti ise, hariciyatın nevâmisi ve mekayisini temessül etmektir." cümlesini izah eder misiniz?
"Kelâmın kuvvet ve kudreti ise, kelâmın kuyûdâtı birbirine cevap vermek..." Kelâmın kuyûdâtı ne demektir, izah eder misiniz?
İSMAİL HAKKI UZUNÇARŞILI
İSMAİL HAKKI ÜNLÜ
İSMAİL HAKKI ARSLAN (AHLATLI)