Üçüncü Mevkıf

İçerikler


  1. Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf’ın başındaki ayet hakkında bilgi verir misiniz?

  2. Üstad'ın "Her şeyden Cenab-ı Hakk'a karşı pencereler hükmünde çok vecihler var." dediği ayetin meali "Hiçbir şey yoktur ki, onu hamd ile tesbih etmesin." şeklindedir. Bunu nasıl yorumlarsınız?

  3. "Bütün mevcudatın hakaiki, bütün kâinatın hakikati, esma-i ilahiyeye istinad eder. Her bir şeyin hakikati, bir isme veyahut çok esmaya istinad eder..." Devamıyla izah eder misiniz?

  4. "Hakiki fenn-i hikmet"te neden hakiki denmiş? "Her bir fen bir isme" nasıl dayanır? "Tabakat-ı kümmelin-i insaniyenin hakikatleri" esma-i ilahiyeye nasıl istinad eder?

  5. "Hakiki hakaik-i eşya, esma-i İlahiyedir. Mahiyet-i eşya ise, o hakaikin gölgeleridir." ifadesini açıklar mısınız? "Yirmi esma" hangileridir?

  6. "Mahir bir tasvirci ve heykeltıraş bir zat, gayet güzel bir çiçekle ve insan cins-i latifinden gayet güzel bir hasnanın suret ve heykelini yapmak istese,.." Temsili izah eder misiniz?

  7. "Tanıttırmak ve sevdirmek, elbette meyl-i merhamet ve irade-i nimetten geliyor." İzah eder misiniz?

  8. Üçüncü Mevkıf'ta geçen misaldeki heykelin, "ellerini, kucağını ve ceplerini kıymettar nimetlerle doldurdu", şeklindeki ifadenin hakikati nedir?

  9. "Cemal ve kemal çünkü bizzat sevilirler her şeyden ziyade kendi kendini severler... Cemal, madem kendini sever, kendini ayinelerde görmek ister." İzah eder misiniz?

  10. "Aynen öyle de Sâni’-i Hakîm, cenneti ve dünyayı, semavatı ve zemini, nebatat ve hayvanatı, cin ve insi, melek ve ruhaniyatı, külli ve cüz’î bütün eşyayı..." Devamıyla izah eder misiniz?

  11. "Öyle bir tarzda tezyin ve tenvir eder ki, lütuf ve kerem manaları onda o derece hükmediyor..." Zikredilen esma-i ilahiyenin mahiyet ve hakikatlerini esas alarak genel manada izahını yapar mısınız?

  12. "Lâtif, Kerîm isimlerinin arkalarında Vedûd ve Mâruf isimlerini okutuyor ve masnuun lisan-ı hâlinden işitiliyor." cümlesini izah eder misiniz? Bilhassa isimlerin münasebetlerini...

  13. "Nihayetsiz derece-i kemalde bir cemal ve nihayetsiz derece-i cemalde bir kemal; nihayet derecede sevilir, muhabbete ve aşka layıktır." İzah eder misiniz?

  14. "Kemalat-ı zatiyesi, terahhum ve tahannün ister... Terahhum ve tahannün ise, rahmet ve nimeti göstermekle..." Rahman ismi Rahim'i de kapsıyor mu?

  15. "Lütuf ve kerem şe’nleri ise, tezyin ve tenvir fiillerini tahrik eder, Müzeyyin ve Münevvir isimlerini, masnuun hüsün ve nuraniyeti lisanıyla okutturur." İzah eder misiniz?

  16. "Tezyinden inayetin anlaşılması" ne demektir? İnayet, yardım etmek değil midir? İnayet, kerem, lütuf hep aynı manada mıdır?

  17. "Ve o sun' ve inayet ise, bir ilim ve hikmeti iktiza eder ve ism-i Alîm ve Hakîm'i, o masnuun intizamlı, hikmetli azasıyla okutturur." cümlesini izah eder misiniz?

  18. "O ilim ve hikmet ise, tanzim, tasvir, teşkil fiillerini iktiza ediyor; Musavvir ve Mukaddir isimlerini, masnuun heyetiyle, şekliyle okutturur, gösterir." İzah eder misiniz?

  19. "Güya her bir masnuuna ayrı ayrı, birbiri üstünde yirmi gömlek giydirmiş, yirmi perdeye sarmış; her gömlekte, her perdede ayrı ayrı esmasını yazmış." Yirmi çokluktan kinaye midir?

  20. "Umumi şekil ve miktarını gösteren heyettir ki, ya Musavvir, ya Mukaddir, ya Munazzım isimlerini yâd eder." İzah eder misiniz, bu isimler sadece umumi heyet ve şekillere mi bakıyor?

  21. "Çiçek ve insanın basit heyetidir ki, o sahifede Alîm, Hakîm isimleri gibi çok isimler yazılıyor." Basitten kasıt nedir? Bu isimler sadece basit heyetlere mi bakıyor, başka tezahürleri olabilir mi?

  22. "O iki mahlukun ayrı ayrı azalarına ayrı ayrı hüsün ve ziynet vermekle, o sahifede Sâni ve Bâri’ isimleri gibi çok isimler yazılıyor." İzah eder misiniz?

  23. "Öyle bir ziynet ve hüsün, o iki masnua veriliyor ki, güya lütuf ve kerem tecessüm etmiş, onlar olmuş. O sahife ya Lâtif, ya Kerîm gibi çok isimleri yâd eder, okur." Ne demektir?

  24. "O çiçeğe leziz meyveler, o hasnaya sevimli evlatlar, güzel ahlaklar takmakla, o sahife ya Vedûd, ya Rahîm, ya Mün’im gibi isimleri okutturuyor." İsimler ve tecellileri ile izah eder misiniz?

  25. "O in’am ve ihsan sahifesinde ya Rahman, ya Hannan gibi isimler okunuyor." İzah eder misiniz?

  26. "O nimetlerde, o neticelerde öyle lemeat-ı hüsün ve cemal görünüyor ki, hakiki bir şevk ve şefkatle yoğrulmuş halis bir şükür ve safi bir muhabbete layık olur." İzah eder misiniz?

  27. "O sahifede yâ Cemil-i Zülkemal, yâ Kamil-i Zülcemâl isimleri yazılı okunuyor." Lemeat-ı hüsün ve cemalin bu isimlerle münasebetini açar mısınız?

  28. "Umum çiçekler ve bütün zihayat ve büyük ve külli mevcudat, ne derece ulvi ve külli esmayı okutuyor." Ne demektir?

  29. "Bütün zihayat ve büyük ve külli mevcudat, ne derece ulvi ve külli esmayı okutuyor, kıyas edebilirsin..." Temsili izah edip, akabindeki yedi sahifeyi açıklar mısınız?

  30. "Hem insan ruh, kalp, akıl cihetiyle ve hayat ve letaif sahifeleriyle Hay, Kayyum ve Muhyî gibi ne kadar esma-i kudsiye-i nuraniyeyi okur ve okutturur, kıyas edebilirsin." Misaller verir misiniz?

  31. "Her biri külliyetiyle, hem her bir ferdi tek başıyla, Sâni-i Zülcemalinin esmasını gösterdikleri gibi, onun cemaline, kemaline, rahmetine ve muhabbetine..." İzah eder misiniz?

  32. "Hakaik-i eşyanın esma-i İlahiyeye dayandığını ve istinad ettiğini, belki hakiki hakaik, o esmanın cilveleri olduğunu ve ... çok dillerle Sâniini zikir ve tesbih ettiğini anla!" Nasıl anlayabiliriz?

  33. "Huriler nevi ve ruhaniler cemaati ve melek cinsi ve cin taifesi ve insan nevi, birer güzel şahıs hükmünde tasvir ve tanzim ve icat edilmiştir." Huri, ruhani ve melekler aynı tür mü?

  34. "وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ'nin bir manasını bil." Mezkûr ayetin manasını zahiren biliyoruz; buradaki "manasını bilmek" nasıl olmalı?

  35. "Ve سُبْحَانَ مَنِ اخْتَفٰى بِشِدَّةِ ظُهُورِهِ de." Bu kelam ne manaya gelmektedir ve nedir?

  36. "Ayetlerin ahirlerinde olan وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ - وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ - وَهُوَ الْعَلِيمُ الْقَدِيرُ gibi zikir ve tekrarlarındaki bir sırrı fehmet." ne demektir?

  37. "Eğer bir çiçekte esmayı okuyamıyorsan ve vazıh göremiyorsan, cennete bak, bahara dikkat et, zeminin yüzünü temaşa et." Çiçekte görmeyen diğerlerini nasıl görecek?

  38. "Ehl-i dalaletin vekili, tutunacak ve dalaletini ona bina edecek hiçbir şey bulamadığı ve mülzem kaldığı zaman..." İzah eder misiniz?

  39. "Eğer onu dinlersen hasaretin o kadar büyük olur ki, tasavvurundan ruh, akıl ve kalp ürperir." İzah eder misiniz?

  40. "Elemler ile ve emeller ile faydasız çarpışmak " ne demektir; izah eder misiniz?

  41. "Hem kendi vücudunu yükleyemediği halde, koca dünya yükünü biçare beline ve kafasına yüklenir." cümlesini izah eder misiniz; neden "bel ve kafa" deniyor?

  42. "Evet, şu elim elemi ve dehşetli manevi azabı hissetmemek için, ehl-i dalalet, iptal-i his nevinden gaflet sarhoşluğuyla muvakkaten hissetmez." Bilerek mi bu hale giriyorlar?

  43. "Hissedeceği zaman, yani kabre yakın olduğu vakit birden hisseder." Buradaki zaman; yaşlılık hali mi yoksa sekerat vakti mi?

  44. "Cenab-ı Hakk’a hakiki abd olmazsa, kendi kendine malik zannedecek." Bu nasıl olabilir?

  45. "Hâlbuki o cüz’î ihtiyar, o küçük iktidarı ile şu fırtınalı dünyada vücudunu idare edemiyor." Devamıyla izah eder misiniz?

  46. "Hem bu vaziyette iken, insaniyet itibarıyla nev-i insani ile ve dünya ile alakadar olduğu halde, dünyayı ve insanı..." şeklinde devam eden kısmı açar mısınız?

  47. "Şu haldeki insan, merhamet ve şefkate layık değildir... Kendi kendine bu dehşetli vaziyeti veriyor." Üstad ve mürşitler dalalet yolundakiler için çabalıyor, nasıl anlayacağız?

  48. "Öyle de sû-i ihtiyarından neşet eden küfür sarhoşluğuyla ve dalalet divaneliğiyle,.." şeklinde devam eden paragrafı, yanlış telakkileri ve onların hakikat karşılıklarını izah eder misiniz?

  49. "Cilve-i esma-i ilahiyeyi tazelendiren masnuatın, zamanın geçmesiyle vazifelerinin bittiğinden âlem-i gayba geçmelerini adem ile idam tasavvur..." Tesbihat sadaları ne demektir?

  50. "Kabir kapısını zulümat-ı adem ağzı tasavvur ettiğinden ve eceli, hakiki ahbaplara visal daveti olduğu halde, bütün ahbaplardan firak nöbeti tasavvur ettiğinden..." İzah eder misiniz?

  51. "Dehşetli sukuta karşı ve ezici meyusiyete mukabil hangi tekemmülünüz, hangi fünununuz, hangi kemaliniz, hangi medeniyetiniz, hangi terakkiyatınız karşı gelebilir?" Ne demektir?

  52. "Gayr-i meşru bir muhabbetin neticesi, merhametsiz azap çekmektir." cümlesini izah eder misiniz?

  53. "Mahbubunuz olan nefsinizin hadsiz belasını çekiyorsunuz. Çünkü hakiki bir rahatı, o mahbubunuza vermiyorsunuz..." Ne demektir?

  54. "Bir kısmı sizi hiç tanımıyor, tanısa da sizi sevmiyor, sevse de size bir fayda vermiyor; daima hadsiz firaklardan ve ümitsiz dönmemek üzere zevallerden azap çekiyorsunuz." ifadelerini açar mısınız?

  55. "Lezzet-i hürriyet dedikleri şeylerin içyüzleri ve mahiyetleri budur..." Burayı açar mısınız?

  56. "İnsanın zaaf ve aczini ve fakr ve ihtiyacını, bir Kadir-i Rahîme tevekkül ile tedavi eder. Hayat ve vücudun yükünü onun kudretine, rahmetine teslim edip, kendine yüklemeyip..." İzah eder misiniz?

  57. "Hayat ve vücudun yükünü, onun kudretine, rahmetine teslim edip, kendine yüklemeyip, belki kendisi o hayatına ve nefsine biner hükmünde bir rahat makam bulur." Nefse binmenin manası tam olarak nedir?

  58. "Hem kabrin âlem-i rahmete ve dar-ı saadete ve bağıstan-ı cinana ve nuristan-ı Rahman’a açılan bir kapı olduğunu ispat etmekle, beşerin en müthiş korkusunu izale edip..." İzah eder misiniz?

  59. "İhtiyarın cüz’î ise, kendi Malikinin irade-i külliyesine işini bırak." İzah eder misiniz?

  60. "Fikrin sönük ise; Kur'anın güneşi altına gir, imanın nuriyle bak ki: Yıldız böceği olan fikrin yerine her bir ayet-i Kur'an, birer yıldız misillü sana ışık verir." Bu cümleyi açıklar mısınız?

  61. "Ey insan! Sen kendine malik değilsin. Sen, kudreti nihayetsiz bir Kadir, rahmeti hadsiz bir Rahim-i Zat-ı Zülcelalin memluküsün." İzah eder misiniz?

  62. "İnsanlar, hayvanlar gibi mevcudat başıboş değiller; belki vazifedar memurdurlar... Onların âlâm ve meşakkatlerini düşünüp ruhuna elem çektirme." Ne demektir; duyarsız mı kalalım?

  63. "Hâlık-ı Rahîminin rahmetinden daha ileri şefkatini sürme." cümlesini nasıl anlamalıyız?

  64. "Şu âlem çendan fânidir; fakat ebedî bir âlemin levazımatını yetiştiriyor. Çendan zaildir, geçicidir; fakat baki meyveler veriyor,.." İzah eder misiniz?

  65. "Gayr-i meşru daireye girme. Çünkü o dairedeki bir lezzetin bazen bin elemi var. Hem hakiki ve daimî lezzet olan iltifâtât-ı Rahmâniyeyi kaybetmeye sebeptir." İzah eder misiniz?

  66. "O derin kuyuyu terakkiyat-ı maneviyenin basamaklarıyla ve tekemmülat-ı ruhiyenin cihazatıyla dolduruyor." Ne demektir?

  67. "Beşerin uzun ve fırtınalı ve dağdağalı olan ebed tarafındaki yolculuğunu gayet derecede teshil eder. Bin, belki elli bin senelik mesafeyi bir günde kestirecek..." İzah eder misiniz?

  68. "Sultan-ı Ezelîye iman ile intisap eden ve amel-i salih ile itaat eden bir insan, şu misafirhane-i dünya menzillerinden ve âlem-i berzah ve âlem-i mahşer..." İzah eder misiniz?

  69. "Ey mümin! Sendeki nihayetsiz muhabbet kabiliyetini, çirkin ve noksan ve şerur ve sana muzır olan nefs-i emmarene verme. Onu mahbub ve onun hevasını kendine mabud ittihaz etme." İzah eder misiniz?

  70. "Ey insan! Onun esma ve sıfatına ait istidad-ı muhabbetini, sair bekasız mevcudata verme, faidesiz mahlukata dağıtma..." Devamıyla izah eder misiniz?

  71. "İşte, şu muvazene, ehl-i dalaletle ehl-i imanın hayat ve vazife cihetindeki mahiyetlerine işaret eden..." Ayet-i kerîmenin meali ve konu ile münasebetini izah ederek özetler misiniz?

  72. Ehl-i iman ve ehl-i dalalet ile semavatın münasebetini açar mısınız? Ehl-i dalaletin ölmesiyle semavat ve zemin, onların üstünde ağlamayışını açıklar mısınız?

  73. "Onlara karşı bir hakaret, bir adavet ettiğinden, elbette semavat ve zemin, onlara ağlamak değil, belki onlara nefrin eder." İzah eder misiniz, dalalet ehlinin hakaret ve adaveti nasıldır?

  74. "Cenab-ı Hak hesabına onlara ve onlar ayine oldukları esmaya muhabbet ediyor." Buradaki "onlar" ile kime işaret ediliyor?

  75. Otuz İkinci Söz'deki Muhabbet bahsini örneklerle açar mısınız?

  76. "Muhabbet ihtiyari değil. Hem, ihtiyac-ı fıtriye binaen, leziz taamları ve meyveleri severim..." Bu mühim suali devamıyla açar mısınız?

  77. "Muhabbet çendan ihtiyari değil." Ne demektir? Biz irademizle sevmiyor muyuz?

  78. "Mecazi mahbuptan hakiki mahbuba..." Allah sevgisi dışındaki bütün muhabbetler yüzde yüz mecazi midir? Muhabbetin yüzü mecazdan hakikiye nasıl çevrilebilir?

  79. "Peder ve valideyi şefkatle teçhiz eden ve seni onların merhametli elleriyle terbiye ettiren hikmet ve rahmet hesabına onlara hürmet ve muhabbet, Cenâb-ı Hakkın muhabbetine aittir." Ne demektir?

  80. "İhtiyar oldukları ve sana hiçbir faideleri kalmadığı ve seni zahmet ve meşakkate attıkları zaman, daha ziyade muhabbet ve merhamet ve şefkat etmektir." Tatbikatta böyle olmuyor, ne dersiniz?

  81. İsrâ suresi, Yirmi Üçüncü ayetin mealini verir misiniz? Valideynin "beş mertebe hürmet ve şefkate" layık olmalarını mertebelerle izah eder misiniz?

  82. "Kuran’ın nazarında valideynin hukukları ne kadar ehemmiyetli ve ukukları ne derece çirkin olduğunu gösterir." cümlesini ve "ukuk" ifadesini izah eder misiniz?

  83. "Velet dahi pedere karşı hak dava edemez." Evlat, babasına hiçbir şey diyemez mi? "Pederini haksız görse de ona isyan edemez." hükmü her konuda geçerli mi?

  84. "Evlatlarını, o Zat-ı Rahim-i Kerimin hediyeleri olduğu için kemal-i şefkat ve merhametle onları sevmek ve muhafaza etmek, yine Hakka aittir..." İzah eder misiniz?

  85. "Dost ve ahbap ise, eğer onlar iman ve amel-i salih sebebiyle Cenâb-ı Hakk'ın dostları iseler, اَلْحُبُّ فِى اللّٰهِ sırrınca, o muhabbet dahi Hakka aittir." İzah eder misiniz?

  86. "Refika-i hayatını, rahmet-i İlahiyenin munis, latif bir hediyesi olduğu cihetiyle sev ve muhabbet et. Fakat çabuk bozulan hüsn-ü suretine muhabbetini bağlama..." İzah eder misiniz?

  87. "Enbiya ve evliyayı sevmek, Cenab-ı Hakk’ın makbul ibadı olmak cihetiyle, Cenab-ı Hakk’ın namına ve hesabınadır. Ve o nokta-i nazardan ona aittir." İzah eder misiniz?

  88. "Hayatı, Cenâb-ı Hakk'ın insana ve sana verdiği en kıymettar ve hayat-ı bakiyeyi kazandıracak bir sermaye ve bir define ve baki kemalatın cihazatını cami’ bir hazine..." İzah eder misiniz?

  89. "Gençliğin letafetini, güzelliğini, Cenab-ı Hakk'ın latif, şirin, güzel bir nimeti nokta-i nazarından istihsan etmek, sevmek, hüsn-ü istimal etmek..." İzah eder misiniz?

  90. "Baharı, Cenab-ı Hakk’ın nurani esmalarının en latif, güzel nakışlarının sahifesi ve Sani-i Hakim’in antika sanatının en müzeyyen ve şaşaalı bir..." İzah eder misiniz?

  91. "Dünyayı, âhiretin mezraası ve esmâ-i İlâhiyenin âyinesi ve Cenâb-ı Hakkın mektubatı ve muvakkat bir misafirhanesi cihetinde sevmek,.. Cenâb-ı Hakka ait olur." izah eder misiniz?

  92. "Dünyayı ve ondaki mahlukatı mana-yı harfiyle sev; mana-yı ismiyle sevme. 'Ne kadar güzel yapılmış.' de. 'Ne kadar güzeldir.' deme." Arabî ibarenin meali ile izah eder misiniz?

  93. "Bütün tadat ettiğimiz muhabbetler, eğer bu suretle olsa, hem elemsiz bir lezzet verir, hem bir cihette zevalsiz bir visaldir. Hem muhabbet-i İlahiyeyi ziyadeleştirir." İzah eder misiniz?

  94. "Hem ayn-ı muhabbet bir fikirdir." cümlesini açıklar mısınız?

  95. "İltifatın gılafı olan o meyvede öyle bir lezzet var ki, bin elma lezzetinin fevkindedir. İşte şu lezzet ayn-ı şükrandır. Şu muhabbet, padişaha karşı hürmetli bir muhabbettir." İzah eder misiniz?

  96. "Bazen asara muhabbet suretiyle esmayı sever. Bazen esmayı, kemalat-ı İlahiyenin unvanları olduğu cihetle sever. Bazen insan, camiiyet-i mahiyet cihetiyle..." İzah eder misiniz?

  97. "Mesela, sen bütün şefkat ettiğin akraba ve fukara ve zayıf ve muhtaç mahlukata karşı acizane istimdat ihtiyacını hissettiğin halde..." Paragrafı Arabi ibarenin meali ile birlikte izah eder misiniz?

  98. "Hem alakadar olduğun ve perişaniyetlerinden müteessir olduğun, senin bir nevi hanen ve içindeki mevcudat..." Paragrafı Hakîm ismi ve Mürebbî unvanı namına nasıl anlayabiliriz?

  99. "Hem bütün alakadar olduğun ve zevalleriyle müteellim olduğun insanları, mevtleri hengâmında..." Paragrafı Vâris, Bâis isimleri, Bâkî, Kerîm, Muhyî ve Muhsin unvanları namına nasıl anlayabiliriz?

  100. "İnsanın mahiyeti ulviye, fıtratı camia olduğundan, binler enva-ı hacat ile bin bir esma-i İlahiyeye, her bir ismin çok mertebelerine fıtraten muhtaçtır." İzah eder misiniz?

Yükleniyor...